1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yasin kadar taş düşsün kafanıza!..
Yasin kadar taş düşsün kafanıza!..

Yasin kadar taş düşsün kafanıza!..

2010 yılının bu son günlerinde, sağlık sorunum falan da yokken, akşamları oturup iki kadeh rakımı ağız tadıyla içebiliyorken, bana neden bunları söyletirsiniz? İş midir sizin yaptığınız yani

A+A-

2010 yılının bu son günlerinde, sağlık sorunum falan da yokken, akşamları oturup iki kadeh rakımı ağız tadıyla içebiliyorken, bana neden bunları söyletirsiniz?

İş midir sizin yaptığınız yani?

Diyelim ki yöneticilik yanınız sıfır, diyelim ki iki koyunu güdecek yetenekten yoksunsunuz!

İyi de arkadaş, insanlıktan da mı nasibinizi almadınız?..

Adı Yasin Kundakçı, yaşı henüz 11…

Hiç unutamadığımız, bundan sonra da kolay kolay unutamayacağımız Marmara depreminde babasını yitirmiş…

Annesi ve ağabeyiyle birlikte İstanbul’da, Beykoz’da yaşamaya başlamış…

Anne, iki çocuğunun geleceğini güvenceye alabilmek için elişi yapmış, çocuklarını büyütmeye çalışmış…

Anne, Hatice Kundakçı, 2007 yılında, “beyincik sarkması” hastalığı nedeniyle hastaneye yatmış. Hastanede virüs kapmış, felç olmuş…

Solunumunu sağlamak için medikal bir alet takmışlar…

Damarına serum takmada kullanılan ve 15 günde bir değiştirilmesi gereken “kanül” adı verilen iğnenin giderini karşılayamayan Kundakçı ailesi kaymakamlığa başvurmuş…

Devlet, Hatice Kundakçı’ya ücretsiz bir cihaz vermiş. Vermiş ama, Çin malı olan bu cihaz, kullanılmaya başlandıktan 1 gün sonra boğazında parçalanmış ve Hatice Kundakçı ne yazık ki yaşamını yitirmiş…

Geldiğimiz noktaya bakın; baba yoktu Yasin’de! Anne Hatice Kundakçı da yaşamını yitirince, kim bakacaktı bu çocuğa?

Yasin de hastalandı bir gün. Soğuk algınlığı nedeniyle Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne gitti. Adı üstünde “Devlet Hastanesi”…

Yeşil kartı vardı Yasin’in. Annesi, babası olmayan, 11 yaşındaki bir çocuğun başka nesi olabilirdi ki?

Süresi dolmuşmuş yeşil kartının. Muayenesini oldu ama, yengesinden bir taahhütname istediler ve aldılar da…

Aradan bir hafta gibi bir zaman geçmişti henüz. Yasin’e;

“Mektubun var” dediler.

Vardı, doğru. Hastaneden geliyordu o mektup ve Yasin Kundakçı’nın, 11 yaşında, anası babası olmayan bir çocuğun, yeşil kartının aktif olmadığı gerekçesiyle 15. 5 TL borçlu olduğu bilgisini içeriyordu…

Tam burada işte, haberin tam burasında, iyice yutkunup diyorum ki; Yasin Kundakçı kadar taş düşsün sizin kafanıza!

Sağlık Bakanı mı olur, müsteşarı, daire müdürü mü olur, Paşabahçe Devlet Hastanesi’nin Başhekimi, Müdürü, doktoru, yöneticisi mi olur, kim olursa olsun artık…

Dedim ya; diyelim ki yöneticilik yanınız yok, bunu anladık. İyi de, Allah’a olan inancınız da mı yok? Utanma duygunuzu da mı yitirdiniz?..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.