1. YAZARLAR

  2. Didem KÖSEOĞLU

  3. Yasin Özlü yanıltmadı
Didem KÖSEOĞLU

Didem KÖSEOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Yasin Özlü yanıltmadı

A+A-

Yoğun bir tempoyla çalışan belediye başkan adaylarının ziyaret sırası nihayet gazetelere geldi.

Bu nedenle sabah, öğle, akşam 3 posta başkan ağırlıyoruz dersek, abartmış olmam.

Dünkü ziyaretçilerimizden bir tanesi de Başiskele Belediye Başkan Adayı Yasin Özlü’ydü.

Özlü’yle hukukumuz adaylıktan evveli UlaşımPark’a dayanıyor.

Kendisi bilgi verme konusunda her ne kadar cimri olsa da birlikte az haber yapmadık.

Aday adaylık sürecinde de aday olduktan sonra da köşemde en çok yer verdiğim siyasetçi oldu.

Çok da iyi oldu.

Onunla ilgili yazılar yazarken hakkında yanılmadığımı dünkü ziyaretinde bir kere daha anladım.

O kadar içten, o kadar kendinden emin ki Başiskele Belediye Başkanlığı Özlü’ye çok yakışacak.

Belediye başkanlığı diyorum çünkü rakiplerine ciddi bir oy farkı atacak.

Yüzde 60 dolaylarında oy alıp, Başiskele’nin yeni başkanı olacak.

Bunu var olan rakamların yanı sıra Özlü’nün iyi bir aday olmasına da dayanarak söylüyorum.

Kaldı ki Başiskele’de AK Parti’nin rakibi her zaman AK Parti olmuştur

***

Aday güçlü olduğundan yıpratmak amacıyla mevcut belediye başkanı Hüseyin Ayaz’ın aday gösterilmemesinin oy kaybettireceğini konuşanlar var.

Bu düşüncenin neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalır.

Bilakis bu durum Özlü’nün oylarını daha da attıracak.

Hüseyin Ayaz, uzun yıllar belediye başkanlığı yaptı.

Hadi çok güzel yönetmiş olduğunu varsayalım, yine de her şeyden önce yıpranmışlık var.

Yüz göz olmuşluk, eskide kalmışlık…

Diğer meselelere girmiyorum bile.

Özlü’nün adaylığı AK Parti’de kanı tazelemiş, gücüne de güç katmış oldu.

Şimdiden Özlü’ye ve Başiskelelilere hayırlı, uğurlu olsun.

***

Ziyarete gelecek olursak; en çok çalışan adayların başında Yasin Özlü geliyor.

Adaylığının başından bu yana tam 6 kilo vermiş.

Çok da iyi olmuş.

Daha karizmatik ve formda duruyor.

Her gece birden fazla ev ziyareti muhakkak gerçekleştiriyormuş.

Ev ziyaretlerinin oy oranını daha da arttıracağını düşünüyor.

Başiskele’nin yapısını iyi biliyor. Dersine de iyi çalışmış.

İlçe hakkında bilmediği bir şey yok. Ne sorsanız cevabını hemencecik veriyor.

Ne olursa olsun, sabah kahvaltılarını eşi ve 3 kızıyla yapmaya özen gösteriyormuş.

Yoğun seçim temposuyla bu kadar kolay başa çıkabilmesini de ailesinin verdiği desteğe bağlıyor.

Bir de bala. Düzenli olarak bal yiyorum diyor.

Gazetemizin genel yayın yönetmeni İsmet Çiğit, günlük köşe yazısında Özlü ziyaretini daha geniş değerlendirecektir fakat öne çıkan bazı konu başlıklarını bende sizinle paylaşmak isterim.

Yasin Özlü diyor ki;

-Aile olarak yüzyıldan beri Başiskele’de yaşıyoruz.

-Ulaşımla ilgili sorunlar var. Çözümü zor ama çözeceğim.

-Spora önem vereceğiz. Neden profesyonel futbola altyapıdan gençler kazandırmayalım?

-Kendime kendimden başka kimseyi rakip olarak görmüyorum.

-Başiskele’de ilçe olgusunu daha da arttıracağız.

-Seymen Kışlası cazibe merkezi olabilir.

-Ev ziyaretlerine çok önem veriyorum. Seçime kadar kapısını çalmadığım ev bırakmayacağım.

-Büyükşehir’i de belediyeciliği de iyi biliyorum.

-Hüseyin başkanımız adaylığımı çok güzel ve içten karşıladı.

 

Ali Haydar Bulut’a haksızlık ediyorlar

Siyaset zor, hele AK Parti’de siyaset yapmak daha da zor.

AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte, Türkiye siyasi tarihinde kalıcı değişiklikler oldu.

Bu değişikliklerden en önemlisi de AK Parti’nin üyelerine dava bilincini aşılamasıydı.

Neydi peki bu dava bilinci?

Üyelerin her türlü bireysel çıkarlarından daha evvel gelmesiydi.

Önemli olan kişiler değil, ortaya konulan davaydı.

2002 yılından bu yana da partinin her kademesinde kişiler bu bilinçle hareket etti.

Bu nedenledir ki her zaman kol kırıldı, yel içinde kaldı.

Siyasetçiler haksızlığa uğramış olsalar dahi, hiçbir zaman küsmediler.

Ta ki Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut’a kadar.

***

Ali Haydar Bulut, özünde çok samimi ve dobra birisi.

Kalbinden ne geçiyorsa, dilinde de o var.

 

Aynı zamanda Trabzon nüfusunun yoğun olduğu bir ilçe olduğumuzu göz önüne alırsak, tek Trabzonlu belediye başkanıydı.

O yüzden her zaman hemşerileri tarafından da çok sevilen birisi oldu.

Altyapı çalışmaları, ilçede ciddi sorunlar yarattı.

Altyapı sıkıntısını en çok çeken, belediye başkanı desek yalan olmaz.

Yer yer gazeteciler olarak kendisine bu konuda çok da yüklendik.

Ali Haydar Bulut, bir kere gitmesi iki kere gelmesiyle de diğer belediye başkanlarından da ayrı bir noktada oldu.

Gelgelelim AK Parti, 31 Mart Yerel Yönetimleri Seçimleri için kendisini aday göstermedi.

***

Bulut, aday gösterilmeyince bugüne kadar kimsenin cesaret edip de yapamayacağı şeyi yaptı ve sessiz ama sert bir tavır aldı.

Bunu da programlara katılmayarak, ortaya koydu.

Ne bir gün birine açıklama yaptı ne de dert yandı.

Sadece sessizliği seçti.

Tabii parti içi büyük bir tabuyu yıkınca, eleştireni de çok oldu.

Şurada seçimlere tam bir ay kalmışken hala Ali Haydar Bulut’un küskünlüğü konuşuluyor.

Ben Bulut’u eleştirmek yerine öncelikle cesaretinden dolayı tebrik ediyorum.

Böylesi bir tavır, içinde olsa olsa samimiyeti barındırır.

Bilirsiniz küsmeyi genelde çocuklarla özdeşleştiririz.

Bundandır ki küsen insanın bir yanı her zaman çocuktur.

Ali Haydar Bulut’ta insan sonuçta, duyguları var, beklentileri, hayalleri…

Ne olmuş yani başkan Bulut ceketini bir yana asmış, üzerine vatandaş Bulut’un ceketini giymişse…

Hem bu tavır bana şunu da düşündürüyor; demek ki Bulut, siyaseti hayatının merkezine koymamış.

Herhangi bir göbek bağı oluşturmamış.

Acaba böyle davranmasam ya partiden dışlanırsam kaygısı gütmemiş.

Bu da onu bir yerde herkesten daha çok dava adamı yapmaz mı…

Uzun lafın kısası benim baktığım açıda Bulut; davasına değil, küsse küsse partideki kişilere küsmüştür.

Kişilere duyulan küskünlükler de çabuk geçer.

 

SENSİN

Kaşın mihrabına karşı namazım

Güruhu Naci'nin imamı sensin

Ayağın tozuna vardır niyazım

Dergahı hacetin tamamı sensin

 

Cemalin samadır pervanesiyim

Gönlün kabe onun kurbanesiyim

Derdinden hastanın bir tanesiyim

Yaralı gönlümün lokmanı sensin

 

Hak nazarı mıdır sendeki nazar

Aşk ehli güzelin beratı yazar

Künyenden okur üstadı evvel

Herhalde alemin sultanı sensin

 

Aşkınla tutuştum ah ile zarım

Evvel ahir sensin umudum varım

Cananın derdiyle çok intizarım

Ben bülbülüm, gül-i handanım sensin

 

İbreti, budur müminin miracı

Onu tavaf eder güruhu Naci

Kırklar ceminde Fadime bacı

Cennet hurisi, gılmanım sensin

İbreti, hislerini nasıl da zarifçe dökmüş dizelere.

Böylesi şiirlere düşkünlüğümü, çok az kişi bilir.

Zaafımı bilen dostlar biriktirmiş olmak ne güzel.

Yine de bu sözlerle tanışmak için geç kaldığımın üzüntüsü de duymuyor değilim.   

İsim beyan edip, kendisini utandırmayayım lakin, beni bu sözlerden haberdar eden dostuma sonsuz teşekkürler.

İyi ki varsın.

Haftanın Mottosu

İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruşundadır.

(Tolstoy

Bu yazı toplam 2815 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum