• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli -5 °C

Yaşlanmak mı, yaş almak mı?

Sevcan TAMER
Biliyorsunuz  geçtiğimiz  günlerde   gündeme  oturan  “YAŞLILIK”  adına  bir  çok  etkinlik  ve  söyleşiler  yapıldı..Bu  gündem  yaşlılık  konusunu  ve  kimin  yaşlı  olduğunu  irdelememize  neden  oldu. .Aaaa,  gördüğüm  kadarıyla  kimse  yaşlı  olmayı  kabul  etmiyor.. Hatta  bu  fizyolojik  duruma  “Yaşlanmak  değil,  yaş  almak  bu  canım” sözleriyle  ironi  yapıyorlar..
Bu  arada  arkadaşlardan  birisi  yaşlılık  gerçeğine  yönelik  gülümsetecek  bir  anısını  anlattı..
“Bir  ahbabımız  vardı.. Kadın  55  yaşlarında  olmasına  rağmen  70-75   gösteriyordu.. Bir  gün  ablamla  çarşıya  gitmişler.. Dönüşte  manava  uğramışlar.. Kadın  tazecik  sebzeleri  görünce “Aman şunlardan  alayımda  anneme  yemek  yapayım,  çok  sever ” deyince   manav  şöyle  bir  bakmış  ve  kadına “ Ayy  senin  annende mi  var” diyerek  kıs  kıs  gülmüş.. Ablam  kadının  çok  bozulduğunu  anlatmıştı” sözleriyle  hepimizi  kahkahaya  boğdu..Anlayacağınız  insanın  yaşının  yanı sıra,  fiziki  yapısı  ve  ruh  halini de  düşünmesinde  yarar  var..
   Şimdi  gelelim  ana  konuya.. Yaşlanmayı  istemeyen,  sevmeyen,  ben  yaş  aldım  sadece  diyen  dostların  içine  su  serpmeye.. Size  belli  bir  zaman  öncede  yazmıştım  aklımda  kaldığı  kadarıyla..   Haydi  gelin  daha  sıcaklığını  korurken  bir  kez  daha  açalım  bu  konuyu..( Mevzu  pek  soğuyacağa  benzemez  ya)..Amerika’da  Wisconsin  Üniversitesi’nin  “ Yaşlılık  Enstitüsü”  uzmanlarının  yaptığı  açıklamaya  göre  60’lı   yaşlar  “Orta  yaş” sınırında  kalıyormuş.. Yani  “Yaş  35,  yolun  yarısı”  sözleri  hayal  olmuş  artık.. Hatta  dünün  korkutan  40’lı  yaşları  “Gençlik  dönemi”  kapsamına  giriyormuş..
Neticede  “The  New  York Times”  teki  bu  yazı  sadece  Amerika  için  geçerli  değil  tabi ki..Biz  Türkler  içinde  geçerli.. Mesela  bu  gün  aramızda  kadın  veya  erkek  olarak,  dedesinin  rahmetli  olduğu  yaştan   daha  büyük  insanlar  fazlasıyla  mevcut.. Ama  kendilerini  hiç  dedeleri  gibi  hissetmiyorlar.. Yani  yaşlı  hissetmiyorlar..
Yalnızzz..Wisconsin  Üniversitesi  “Yaşlılık  Enstitüsü”  uzmanları,  orta  yaşlı  olmanın  kişiye  özel  bir  takım  niteliklerin  olduğunu da  açıkladılar.. Ve  o  nitelikleri  şöyle  sıraladılar..
      Yaşamının  amacını  hem  bilmek,  hem de  bu  yaşamı  kontrol  edebilmek..
      Yaşanan  deneyimler  sonucu,  kendi  kişiliğini  doğru  değerlendirebilmek..
Çoğunluk  farklı  düşünse de,  kendi  düşünceni  doğru  buluyorsan   bunda  direnmek..
Sosyal  ilişkileri  geliştirmek..
Yaaa.. Öyle  ben  yaşlı  değilim,  sadece  yaş  almışım  demekle  olmuyormuş  demek ki..
Dostlar  genç  kalmak  müthiş  bir  duygu  mutlaka.. Bu  uğurda  tarihin  en  eski  dönemlerinden  bu  yana  neler  yapılmamış ki.? Mesela Kleopatra.. O  tarihte  güzelliği  ve  genç  kalması  için  devamlı  süt  banyosu  yaparmış.. Bu  günse tıptaki  yenilikler  akıl  alacak  gibi  değil..Tıp  sonsuz  gençliği  yakalama  hırsı  içinde  sanki.. Bilhassa  zenginlerin  bir  çoğu  gençlik  tedavisi  görüyor..Bunların  tek  nedeni  korku.. Yaşlılık  korkusu.. Yüz  gerdirme,  botoks, hormon  yenileme, kök  hücre aktarımı, estetik  cerrahi,  saç  ektirme,  yağ  aldırma, dişlere  kaplama, dişsiz  ağızlara implant  vs.  vs.. Ayrıca  onlarca  krem,  losyon,  serum  reklamları  içleri  eritirken,  cepleri  yakmayı da  sürdürüyor..
Eğer  aklıselim düşünecek  olursak   bunların  geçici  bir  heyecan  olduğunu  daha  kolay  fark  edebiliriz.. Çünkü  bu  uğurda  ne  tıp,  ne de  kazanç  elde  edenlerin  durmayacağı  besbelli.. Bence  zamanın  bize  geç  gelen  bir  yaşlılık  armağanı  varsa,  onu  çok  iyi  kullanmasını  bilmenin önemini  ve  önlemini  almak  yeterli.. Özellikle  sağlığımıza dikkat  etmek  genç  ve  zinde  kalmanın  ilk  nedenidir.. Sadece  uzun  ömürlü  olmak  değil, sağlıklı  geçireceğimiz  yıllar  hedefimiz  olmalıdır.. Ölümsüzlük  mümkün  olmayacağına  göre,  sağlıklı, mutlu, hoş  görülü  uzun  bir  yaşama  inanmak  akla  daha  yakın  olanı  değilmidir.? Haydi  o  zaman  yaş  alan  dostlar.. Düşünmeyin  artık  yaşı,  başı.. Ve  çıkartın  orta  yaşın  keyfini.. Yaşlanmak  yok..Yaş  almaya  devam…
Bu yazı toplam 212 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37