1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yazık değil çok yazık…
Yazık değil çok yazık…

Yazık değil çok yazık…

Bir kentte, hele de Kocaeli gibi, Türkiye sanayisinin çok önemli merkezlerinden biri olan bir kentte bu yaşanmamalıydı!.. Ay başını zor getirebilen emekçi kesimden, devlet memurlarından,

A+A-

Bir kentte, hele de Kocaeli gibi, Türkiye sanayisinin çok önemli merkezlerinden biri olan bir kentte bu yaşanmamalıydı!..

Ay başını zor getirebilen emekçi kesimden, devlet memurlarından, küçük esnaftan, banka kuyruklarında yaşam tüketen emeklilerden söz etmeyeceğim sizlere!

Benim sözüm; bu kentin havasını kirleten, yer altı sularını tüketen, trafiğini kilitleyen, atık sularını arıtmadan denizimize akıtanlara…

Benim sözüm; garibanın düşlerinde bile göremeyeceği kadar parayı bir tatilde yiyebilenlere…

Benim sözüm; bir emeklinin maaşını, bir akşam sofrasında, hiç çekinmeden, çoluk çocuğunun rızkından eksiltmeden harcayabilenlere…

Benim sözüm; Türkiye'nin en yüksek vergisini ödeyen bu kentteki iş adamlarına, müteahhitlere, fabrika patronlarına, genel müdürlere…

Bu kentin yerel basını var ve bu basın, yerel haberleri olduğu gibi, bu kent için bir marka olan Kocaelispor'un haberlerini de veriyor. Sakın ama sakın ola ki;

“Ben sporu sevmem, sporla ilgilenmem, o nedenle spor sayfalarını okumam, Kocaelispor'u da, futbolu da izlemem” demeyin, inandırıcı olmaz!

Kent, aylardır bu konuyla çalkalanıyor ve bu kentte yaşayan, burada iş yapan, bu kentte ekmek yiyen birileri olarak mutlaka kulağınıza gelmiştir birçok şey! Duymamanız olası değil. Kocaelispor'un Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'yle, Başkan Karaosmanoğlu'yla, Kocaeli Valisi sayın Topaca'yla olan ilişkileri hakkında hiçbir bilginizin olmadığına asla inanmam!..

Yazmaya, anlatmaya çalıştığım ve benim canımı çok sıkan olayı paylaşayım şimdi sizlerle ve diğer okurlarımla…

Kocaelispor bir ekonomik krizle boğuşuyor değil mi? Eski yönetimlerin yanlışları diyelim ki bu duruma getirdi bu köklü kulübü ve şimdilerde deplasmana giderken bile zorlanıyor değil mi? Son gittiği deplasman da, Türkiye'nin en uzak deplasmanı olan Van'dı değil mi?

Sarı kart cezalısı olduğu için bu maçta oynayamayacak olan Serdar Topraktepe, genç arkadaşlarını motive etmek adına ve çok doğru bir davranışla Van'a gitti takımla birlikte…

Gencecik iki futbolcumuz daha; Aydın ile Bilal da gitmek istemişlerdi Van deplasmanına. Gidip arkadaşlarını izlemek ve;

“Bakın, sizi yalnız bırakmadık” diyebilmek için istemişlerdi ve gidemediler biliyor musunuz?

Neden dersiniz?

“Masraflar nedeniyle”…

Bana söyler misiniz lütfen; bu iki gencin Van'a gidiş geliş uçak ücreti, bir akşam bir otelde konaklaması, iki öğün yemek yemesi kaç TL ederdi?..

Bu parayı o çocukların cebine koyup da;

“Al koçum, ayrılma arkadaşlarından” diyebilecek birileri yok muydu İzmit'te?

Bu kadar mı öldü bu kent?

“Verilen paraların nereye gittiği belli değil” gibi saçma sapan bir şey söylemeyin sakın. Kimseye para verilsin diyen yok size! İki genç, Van'a gidecek, bir akşam konaklayacak ve döneceklerdi, hepsi bu!..

Yazık değil, çok yazık…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.