1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. YAZIK DEĞİLMİ ŞU GİDEN CANLARA
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

YAZIK DEĞİLMİ ŞU GİDEN CANLARA

A+A-

Bizler Türk insanı olarak yasak olan şeylere karşı zaafımızı bir türlü yenemiyoruz.Bunun en belirgin örneklerini de  trafikte yaşıyoruz.Bakın  şimdi  şu  yaz tatili  günlerinde  trafik  kazalarında  onlarca  insanımız  can  veriyor.Yazık  değilmi  şu  giden  canlara.Giden  canamı  yanarsın  giden  malamı  yanarsın.Gel  çık  işin  içinden.Tabii ki bununla birlikte  trafikte  çok  traji   komik olaylarda  yaşanmıyor  değil  hani .Gelin isterseniz birkaçını  sizce  paylaşalım.
        Şöförün biri girilmez işareti olan bir yoldan girmiş.Tabii ki trafik polisi yolun sonunda sürücüyü durdurmuş ve sormuş.Beyefendi girilmez işaretini gördüğünüz halde  niye girdiniz deyince.Şöför bey hiç istifini bozmadan merak ettim, niye girilmiyor acaba demiş.Siz şimdi trafik polisi olsanız ne yaparsınız bir düşünün bakalım.Yahu arkadaş her yediğimiz halta hemen bir kılıf bulmada sanırım dünyada üzerimize hiçbir millet çıkamaz.
         Trafikte o kadar ceza yediğimiz halde,televizyon haberlerinde  de her akşam yayınlanan kaza haberlerine rağmen,  gene kırmızı ışıkta geçmeye,sürat yapmaya,içkili araba kullanmaya devam ediyoruz.Allah aşkına bu kadar kural tanımamazlık dünyanın başka hangi ülkesinde var acaba bilemiyorum.Bu kadar  acının  yanında  inanın bazen çok komik durumlara da düşüyoruz. Bakın sizlere  birkaç örnek vereyim. 
         Trafik polisleri bir yere radar koymuşlar aşırı hızda gidenleri durdurup ceza kesiyorlarmış. Aşırı hızla giden vatandaşın birini durdurmuşlar.Memur bey ehliyet ruhsat istedikten sonra, makbuzunu çıkarıp ceza keserken,cezalı şöför birden polis memuruna çıkışarak,memur bey bakın siz bana ceza keserken,ekip otonuzun yanından aşırı hızla giden bu araçlar ne olacak.Onları kim durduracak deyince.Polis memuru ne yapsın on tane elim yok ya.İşi birazda muhabbete dökmek için,memur bey bey efendi ne işle iştigal ediyorsunuz diye şoföre sormuş.Şöförde  balıkçılık yapıyorum demiş.Bak işte ne güzel,siz balık ağını denize attığınız zaman denizdeki bütün balıkları tutabiliyormusunuz deyince.Şöförde hayır demiş.Hah işte bizde burada onu yapıyoruz demiş.Böyle suale anca bu kadar güzel cevap verilir.
           Yani yazımın başında anlatmak istediğim buydu işte.Türk insanı olarak polisimizde, şöförlerimiz de ayrı bir alem.Bazen de şoförlerimizin elinde olmadan yaptıkları hatalar da olmuyor değil hani.Ne kadar kursta bitirseniz bu yoğun trafik akışında heyecanlanmamak insanın elinde olmuyor.Allahı var bayan sürücüler araçları biraz daha dikkatli kullanıyorlar.Ama yapıları gereği biraz heyecanlılar.Hani bayanın biri kırmızı ışık yanınca arcını durdurmuş.Bir süre sonra yeşil yanmış,fakat tam kalkacağı sırada aracı stop ettirmiş.Tabii birden heyecanlanınca arabayı bir türlü hareket ettirememiş. Arkadaki araçların hepsi başlamışlar korna çalmaya.Kornalar çaldıkça daha da heyecanlanmış.Tekrar ışıklar sarı,yeşil,kırmızıya dönmüş.Bizim bayan hala aracını hareket ettiremeyince .Karşıdan olayı izleyen trafik polisi hemen bayanın yanına gelerek.Sayın bayan kusura bakmayın.Renk beğendiremedik galiba,maalesef bu üç renkten başka rengimiz yok.Lütfen hareket ederseniz iyi olur demiş.Böyle muhabbetli polislerimiz olmasa inanın bazen bu yoğun trafikteki yolculuklarımız da çekilmez olur herhalde. Hadi diyelim bunlar gündüz gözüyle olanlar.
               Bir de bunun gece trafiği var.Çoğu şöförlerimiz inanın gece ne ışık, ne de kural tanımaz hale geliyorlar.Kural  tanımaz insanlara  polislerimizin de yapacağı bir yere kadar. Yine gece kontrollerinin birinde önemli bir kavşağın ışıklarının yanın da trafik polisleri araçlarını park edip durmuşlar.Bakmışlar ki çoğu sürücüler kırmızı ışıkta geçiyorlar.Hangi birini durduracağını şaşırmış durumdalar.Polis memurlarından biri polis aracının anonsunu açarak,başlamış anons etmeye sayın sürücüler geçtiğiniz o lambalar gece lambası değil demeye.Ne yapsın başka Allah aşkına.Çoğunuz bu satırları okurken tebessüm ediyorsunuz belki ama.Maalesef bir kaza anın da yaşananlar hiç bu kadar komik olmuyor.İnsanların o kaza anındaki hallerini bir görseniz,inanın bir daha arabanın direksiyonuna geçme şevkiniz kalmaz.Artık yeni teknolojiyle  beraber araçlar çok seri hale geldi.
                Hele gençler direksiyona oturduklarında inanın kendilerinden geçiyorlar.Müziğide sonuna kadar açıp,içki şişelerini de ellerine aldıklarında,başlıyorlar birde meskun mahalde silah atmaya  inanın kendilerini o anlarda sanki uçak pilotu sanıyorlar.Ondan sonra gencecik yaşta ailelerini de perişan halde bırakıp hayatlarının baharında bu dünyadan göçüp gidiyorlar.Çoğumuz aman cana gelmesin,mala gelsin diyoruz ama.Lafa gelince de mal canın yongasıdır diyoruz.Hangisine inanalım.Çünkü ölen öldüğüyle kalıyor.Geride kalanlara dünya kadar tazminat ödemeleri,dünya kadar  borç ömür boyu öde işin yoksa.Bu haftalıkta bu kadarla yetinelim.Herkese kazasız belasız  hayırlı yolculuklar hayırlı pazarlar dilerim.    

Bu yazı toplam 1208 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.