1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. YAZIKLAR OLSUN SİZİN GİBİ MESLEĞİNİ KARALAYANLARA..
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

YAZIKLAR OLSUN SİZİN GİBİ MESLEĞİNİ KARALAYANLARA..

A+A-

Evet.. Yazıklar  olsun.. Hem de  binlerce  kez  yazıklar  olsun..
Sen ki  aracına  binen  onlarca  kişinin  canından  sorumlu  bir  kale  gibisin.. Yaşın  ne  olursa  olsun  aracına  binerek  önce  Allah,  sonra  sürücüme  emanetim  diyen  insanlara  baba  gibisin.. Araçtaki  yolcuların  haletiruhiyesinden  anlayan  bir   psikolog   yanında  olmalı  senin.. Çünkü  o  araçta  oluşacak  tüm  olumsuzlukların  çözümünü  sağlaması  gereken  tek  kişi,  ilk  önce  sensin..  Haaa  sıkıntın, derdin,  problemin  veya  seni  hayattan  bıktıran   şeyler  yok mu.? Var  tabii.. Hem de  dünyalar  kadar.. Amma  bu  durum  sana  müşterine  kötü  davranma  hakkı  vermez  kardeşim.. Her  mesleğin  zor  tarafı  vardır  muhakkak.. Bir  düşün  ve  kısacık  bir  empati  yap  istersen.. Karşında  iki  karış  suratla  arabaya  bineni  azarlayan  veya  neredeyse  araca  almayacakmış  tavrına  bürünen  bir  sürücüye  nasıl  yaklaşırsın.. “Banane”  diyeceğini  sanmıyorum..  Örneğin  ben  toplu  taşıma  aracına  binerken  sürücünün  tavrına  bakarım.. Sonrada  gözlemlerim.. Kimi sürücü  kardeşimin  nezaketine  ve  insani  davranışlarına  teşekkürden  başka  söyleyecek  söz  bulunamaz. Gel  gelelim  aynı  işi,  aynı  zor  şartlarda  yapan  bu  kardeşlerimin  tam  aksine.. Soruna  cevap  vermez.. Araç  dolu  olmamasına  rağmen  duraktan  almayıp  arkasından  koşan  adamı  yok  sayar.. “Yahu  kaptan  adamı  neden  almadın”  diyen  vatandaşı da  bir  güzel  azarlar.. Dahası  yol  boyunca  homur  homur  homurdanır.. Yani  bırak  soru  sormayı,  ineceğim  falan  demeye  korkarsın.. Ben  bir  kaç  sene  önce  değerli  kardeşim  Otobüs  ve  Minibüsçüler  Kooperatifler  birliği  Başkanı  Mustafa  Kurt’la  yaptığım  TV programına  kadar  şoför  kardeşlerime  bayağı  bir  ön  yargıyla  baktığımı  anladım.. Onların sıkıntılarının  ne  kadar  önemli  olduğunun  farkına  vardım  ve  programda  bu  yanlışı  düzelteceğimin  sözünü  verdim.. Gazetedeki  köşemde  gayet  anlaşılır  biçimde  yazdım.. Çevremdeki  herkese de  yaşanan  haksızlığı  ve  araç  sahiplerinin  ne  kadar  çaresiz  olduğunu  anlatmaya  başladım.. Onlar adına  kendime  dert  edindim  adeta.. Ancak  belli  bir  zamandan  beri, bilhassa  şu  65  yaş  kart  mevzuu  çıktığından  bu  yana  sürücüleri  anlayamaz  oldum.. Bir  kere  inanılmaz  sinirliler.. Çoğu  kaba  ve  bakımsız.. Kart kullananlara düşmana  bakarcasına  bakıyor,  hatta  hakaret  edici  sözler  ve  davranışlarla  yaklaşıyorlar.. Cevap  veren  olursa,  al  sana  kavga..
Tamam  bu  konuda  araç  sahibine  ve  kullanan  kişiye  hak  verdiğim  çok  yer  var  yine.. Ama  o  kartı  eline  alan  kişi  kullanmasının mubah  olduğunu  düşünüyor.. Eğer  bu  yanlışsa  suç  vatandaşta mı  şoför  kardeşim.. Ellerine  sunulan  imkanı  kullanmak  istiyorlar.. Bu  konuda  bir  yanlış  varsa,  bence  muhatabınız  onlar  değil.. “ Hakkımız,  onu  bize  belediyeler  verdi, ama  şoförler  bağırıp  çağırıyor.. Bizi  azarlıyorlar”  gibi  sözlerle  suçlanıyorsunuz.. Hiç  hoş  olmayan  sonuçlarla   karşılaşıldığını da  duyuyoruz.. Şimdi  benim  anlatacağım da  duyarsızlığın  başka  bir  versiyonu.. Bir  otobüs  sürücüsünün  en  ufak  bir  utanma  ve  sıkılma  duygusu  taşımadan  yolcuya  yaptığı  insanlık  dışı  hareket.. Şoförün  hışmına  uğrayansa,  benim  kızım.. Kendisi  bir  rahatsızlığı  sonucu  İzmit Konak  Hastanesine  gidiyor.. Dönüşte  eşini  işinden  alıkoymamak  için  “ Ben  toplu  taşıma  aracıyla  dönerim”  diyor.. Ancak  yanında  kart  olmadığını  unutuyor.. Hemen  hastanenin  önünden  arabaya  biniyor.. Ve,  parasını  çıkartarak  arabadakilere  “Kartınızı  basabilir miyim   acaba”  diye  soruyor.. Olumlu  cevap  alamıyor.. Kızım  zaten  şoförün  bakışlarından  tedirgin  olup  korkuyor  ve  “Peki  ineyim  o  zaman”  diyor.. Kapıya  doğru  adımını  attığı  sırada araba  hızla  hareket  ediyor.. Tabi ki  kızım  kapıdan  düşüyor.. Hastane  güvenlikleri,  vatandaşlar  koşuyorlar  yardımına.. Düşmesine neden olan araç mı? O çoktan  yürüyüp  gidiyor.. Güvenlikler  kızımın  şikayetçi  olması  gerektiğini  söylüyorlar.. Fakat  o kadar  çok  korkuyor  ve  acı  duyuyor ki,  ilk  yapacağını  yapıyor..  Yani  bir  taksi  çağırıyorlar ve  eve  geliyor.. Değirmendere’ de  oturdukları  ve  umumiyetle  eşiyle  her  yere  gittikleri  için  kartı  yoktu  kızımın.. Ve,  bu  toplu  taşıma  deneyimi  kendisine  ezikler,  morluklar ve korku içeren  izler  bıraktı.. Ölebilirdi de.. Veya  bir  yerleri  kırılarak  hayatı  zehir  olabilirdi.. Peki  şoför  efendi,  bir  genç  kadına  böyle  davranarak  neyi  ispat  ettin.. Neden  bu  denli  kızdın.. Kartının olmamasına mı? Eeee,  yardımcı oluverseydin ne olurdu yani? Hastane  kapısından  bindiğine  göre,  belli ki  bir  rahatsızlığı,  bir  sıkıntısı  var.. Arabadan  düştüğüne  üzülürüm  diye  bana  hemen  söylemedi  kızım.. Geçen  akşam  beraberken  torunum  Efe  ağzından  kaçırdı.. Zorladım  ve  gördüğüm  manzara  çok  kötüydü.. Mosmor olmuştu pek çok yeri.. Hemen  sevgili  kardeşim  Birlik  Başkanı  Mustafa  Kurt’u  aradım.. Olayı  anlattım.. Çok  ama  çok  üzüldü.. Ardından  iki  üç  kez  beni  arayarak  bilgiler aldı.. Bana “Ablacığım bu bize  yakışmaz.. Biz  tabulaşmış  şoför  algısını  değiştirdik sanıyordum.. Arkadaşlarımızın her  anlamda  kibar,  nazik,  anlayışlı  insanlar  olmaları  için  eğitimler  verdik.. Sıkıntıları  çok  fazla  ama  bu  yapılan  af  edilecek  gibi  bir  şey  değil..  Bu  olayı  araştıracak  ve  sana  bildireceğim.. Kızınıza  geçmiş  olsun”  dedi.. Bende kendisine düşüncelerimi  ilettim.. Ve, yeniden  üstlendiği  Birlik  Başkanlığı  görevinde de  büyük  başarılar diledim.. Mustafa  Başkan.. İşin  kolay  değil,  biliyorum.. Ama  üstesinden  geleceğinize de  inanmak  istiyorum..  her  meslekte  çürük  yumurtalar  vardır.. Ancak  zararın  diğerlerine de  bulaşması  haksızlık  olur.. O  nedenle  vatandaşı da,  sizin  meslek  erbabınızı  da  daha  duyarlı  olmaya  davet  ediyorum.. Yoksaaa,  daha  çok  üzücü  olaylar  kapıda  biline..

Bu yazı toplam 1881 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum