• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 18 °C

Yedi şehri ile İran “Tahran ve Rey”

H.İbrahim KAHRAMAN

 

Tebriz’den Tahran’a İran havayolları ile bir saatlik bir yolculuktan sonra vardık. Tahran, İran’ın başşehri ve büyük bir şehir. Sıcak şehir manasına gelen burası, Elburuz Dağları eteklerinden ovaya doğru yayılmış, 14 milyon nüfusu ile İran’ın en büyük şehri. Çok şeritli ve bakımlı yoları, iyi çalışan ve yaygın bir metrosu olmasına rağmen trafiği çok yoğun ve sıkışık. Bir yerden diğer bir yere gitmek çok zahmetli ve zaman alıcı.


REKORLAR KİTABINA GİREN TÖREN 
Tahran Havaalanı’nda bizi yine rehberimiz otobüsümüzle karşıladı. Önce Azadi Anıtı ve Meydanı’na gidiyoruz. Burası İran Devleti’nin 2500’üncü kuruluş yıldönümü vesilesi ile Şah Dönemi’nde yapılmış. Bizans ve İran Mimarisi karışımı bir tarz ile ters ‘y’ şeklinde, 2 bin 500 taş kullanılarak ortaya çıkarılmış bir eser. Şah zamanında Persepolis’in tanıtımı amaçlı yapılan ve ağırlama şekli ile Guines Rekorlar Kitabı’na giren bir törenle de açılmış.


AYETULLAH HUMEYNİ’NİN EVİ MÜTEVAZIYDI 
Tahran’da ikinci gideceğimiz yer Ayetullah Humeyni’nin yaşadığı ev. Burası kuzey Tahran’da mütevazı bir ev idi. Buraya giderken yer yer yolun kenarlarında, yol kenarındaki ağaçların dibinden geçen, içi temiz suların aktığı su kanalları gördük. Bu kanallar şehirdeki yeşilliği, ağaçların çokluğunu sağlayan bu şehre özel, Elburuz Dağları’ndan beslenen, yılın 12 ayı içinden temiz suların aktığı kanallardı. Tahran trafiğinin yoğunluğu sebebiyle gideceğimiz yere oldukça gecikerek ve zor varabildik. 


GÖSTERİŞSİZ BİR MESCİT
İmamın evi mütevazılığın yanında çok sade, bir kanepe ve zeminde gösterişi olmayan bir sergi, kanepenin hemen yanında bir mikrofondan ibaret idi. Bizim için hayret verici diğer bir şey de, odada imamın oğlunun resmi yanındaki peygamberimiz Hz. Muhammed’in gençliğine ait olduğu iddia edilen tasvir resimdi. İran kültürü, bizdekinin aksine, resme karşı olmayıp resim her yerde, hatta camilerde bile bulunmaktadır. Bu evin hemen bitişiğinde yine gösterişsiz bir mescit ve alt katında ise İmam Humeyni’nin hayatı ile ilgili resimlerin bulunduğu müze diyebileceğimiz bir bölüm vardı.


ŞAH DÖNEMİNİ ANLATAN 7 MÜZE
İmam Humeyni’nin evinden sonra Şah Pehlevi ailesinin yaşadığı sarayların olduğu Sa’dabat Kültürel Kompleksi’nin olduğu bölgeye gidiyoruz. Burası 410 hektar büyüklüğünde, ortasından temiz bir dere suyunun aktığı, Şah dönemini anlatan yedi ayrı müzenin bulunduğu, girişte duran minibüslerle istediğiniz müze kısmına gidebilme imkanı da olan büyük bir yeşil alandır. Biz yalnız Beyaz Saray denilen, Şah’ın kışlık saray ve protokol karşılamalarını yaptığı bölümü gezebildik. 


MUHTELİF BİLGİLER 
Bu sarayda son Şah Pehlevi’nin çalışma, gelen misafirleri ağırlama ve günlük hayatı ile ilgili muhtelif bilgiler öğrendik. Çeşitli devletlerden gelen hediyeler, İran Kültürü ile ilgili bilgiler alarak bu sarayı gezdik. Gün akşama geliyordu ve çok yorulmuştuk. Bu sebeple diğer bölümleri gezmeden dolmuş çağırtarak çıkışta toplandık. Programda Tahran’daki başka bir sarayı da gezmek varken oy birliği ile bunun yerine hem dinlenme hem de acıkan karnımızı doyurmak için yemek programını öne aldık. Tahran’da lokantaların da bulunduğu doğal güzellikleri ve iyi yemeklerin yapıldığı Derbent Bölgesi’ne gidiyoruz. 


SELÇUKLU’YA BAŞKENTLİK YAPAN REY 
Tahranda ikinci günümüze, yine çok erken, saat yedi de kahvaltımızı yapıp Rey Şehri’ne giderek başladık. Rey Şehri Büyük Selçuklu Devleti’ne baş şehirlik yapmış önemli bir merkez. Tahran’a 30 km mesafede. Moğolların istilasına kadar önemli bir merkez ve Tahran’dan daha büyük bir yerleşim yeri iken daha sonra ve özellikle Kaşgarlılar Dönemi’nde Tahran’ın baş şehir olması ile önemi azalmıştır. Burada, ‘Burc’u Tuğrul’ adı ile anılan, Tuğrul Beyi’n türbesini ziyaret ettik. Bu kule özellikleri olan bir yapı. İran-Irak Savaşı Gazisi olan Kamber Bey bizi bilgilendirdi. Horasan harcı ve tuğla ile yapılmış olan bu kule, 24 yüzeyli ve bu yüzeyler güneşin bu yüzeylere gelişine uyumlu olarak saat bilgisi veriyor. Kulenin içinde mükemmel bir akustik mevcut. Muhtemelen tavanından bazı astrolojik gözlemler yapılmış ama şu anda bunlar bilinmiyor. Zemin temizliği için merkezde bir kanal deliği mevcut ve bahçeye açılan görünmeyen bir kanal ile bağlantısı sağlanmış. Giriş kapısından yukarı bakıldığı zaman sanki bir aslan yüzü görüyorsunuz.


İMAM HUMEYNİ KÜLTÜR MERKEZİ 
Bu günün ikinci adresi İmam Humeyni Kültür Merkezi. Burası Tahran’a yakın, inşaatları devam eden büyük ve çok gösterişli bir alan. İmam Humeyni ve bazı yakınlarının mezarları burada. Altın kaplamalı bir kubbe ve  dört minare, sağda ve solda mavi çini kaplamalı iki kubbe daha mevcut. Altın kubbenin yüksekliği 91 metre(imamın yaşı) ve kubbe etrafında 72 lale süsleri(Kerbela’da İmam Hüseyin ile şehit olanların sayısı) ile süslenmiş. İçerisi çok gösterişli ve halen inşaat devam ediyor. Otobüslerle ve hususi arabalar ile gelmiş oldukça fazla İranlı ziyaretçi vardı. Burası bittiğinde önemli bir ziyaret mekanı olacaktır. 


MİLAT KULE
Bu ziyaretten sonra Tahran’ın simgesi haline gelmiş olan Milat Kule’ye gidiyoruz. Bu kule dünyanın altıncı yüksek kulesi ve İranlılar kendi mühendisleri ile yapmışlar. Başlangıçta iletişim antenlerini toplamak için düşünülen kule daha sonra bu şekli ile yapılmış. En üstteki anteni ile beraber 435m.yüksekliğine sahip. Döner restoranı, 500 yataklı bir oteli, Tahran Uluslar Arası Ticaret Merkezi’ni, eğlence ve alışveriş yerlerini bünyesinde barındıran kulenin 283 metresindeki seyir alanından Tahranı kuş bakışı seyrettik. Şehrin buradan göz alabildiğine ovayı kaplayan binalarını, ortası-sağı-solu yeşillendirilmiş 4-5 şeritli ve gidiş gelişli dolu yollarını, yer yer geniş yeşil alanlarını, Elburuz Dağları’ndan ovaya doğru yayılan yapılarını kuş bakışı seyretmek güzel bir imkandı. Yarın: İsfahan gezisi.

YARIN: İsfahan

hue.jpg
HUMEYNİ’NİN EVİ – Kuzey Tahran’da bulunan İmam Humeyni’nin evine giderken yol kenarındaki ağaçların dibinden temiz suların aktığı kanalları gördük. 

azadi.jpg
AZADİ ANITI – Tahran’ın batısında yer alan ve 50 bin metrekarelik geniş bir alan üzerine kurulan Azadi Anıtı, Muhammed Rıza Pehlevi zamanında başkent sembolü olarak adlandırılmıştır. 

sah-001.jpg
ŞAH HEYKELİ – Sa’dabat Kültürel Kompleksi’de Şah Dönemi’ni anlatan 7 müze bulunuyor. Müze girişinde ise Şah’ın Heykeli’Ne ait çizmeli, ayaklı bacaklar var. 

anacad.jpg
ANA CADDE – Ana caddede karşımıza inşaat şantiyesi görünümü verilmiş figürlerin bulunduğu bir alan ile karşılaştık.

hu.jpg

HUMEYNİ PORTRESİ – Müze bölümünde seramik, üzerinde dua ve İmam Humeyni’nin portresi olan pano önünde eşim Fatma Kahraman ile çektirmiş olduğumuz hatıra fotoğrafımız. 

amerikada.jpg
AMERİKA’DA – Türbe ziyaretimiz sırasında, Tuğrul Bey için yapılmış taş kitabe ile karşılaştık, kitabenin orijinal halinin Amerika’da olduğunu öğrendik.

dost.jpg
DOSTLARLA BİR ARADA – Türbe bahçesinde bulunan havuz önünde İran gezisindeki dostlarımız ile bir aradayız. 

Bu yazı toplam 1682 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37