1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. YEMEN ELLERİNDEN…
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

YEMEN ELLERİNDEN…

A+A-

Yemen’de açlık ve sefalet diz boyu. İnsanlar fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Bir İslam ülkesi olan Yemen’in bu halde olması, İslam ülkeleri açısından bir utanç belgesi olarak karşımızda duruyor. Bir taraftan zevk-ü sefa içerisinde gününü gün eden bazı İslam ülkeleri; diğer taraftan Yemen ve Sudan gibi açlık ve sefaletle mücadele etme çabası içinde debelenen ülkeler… Yemen’deki bu manzaralar, gerçekten İslam alemi için yüz karasıdır. 
Bakınız, 
“İç savaşın yaşandığı Yemen'de memur maaşlarının 19 aydır ödenmemesi nedeniyle 6 milyonu aşkın kişinin aşırı yoksul duruma düştüğü bildirildi.
Ekonomik Araştırma ve Bilgi Merkezinin yayımladığı raporda, memur maaşlarının 19 aydır ödenmemesinin 6 milyondan fazla kişiyi aşırı yoksul duruma düşürdüğü kaydedildi.
Raporda, sağlık, eğitim ve kar amacı gütmeyen kurumlarda çalışanlar başta olmak üzere 19 aydır maaşlarını alamayan memurlara bir an önce ödeme yapılması talep edildi.
Husilerin kontrolündeki bölgelerde çalışan memurların durumunun çok kötü olduğuna dikkat çekilen raporda, meşru hükümetin kontrolündeki bölgelerdeki memurların durumunun ise nispeten daha iyi olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca "Geçmişte 95 dolar olan asgari ücret, 45 dolara kadar geriledi. Öte yandan maaşların ödenmemesi nedeniyle 6 milyonu aşkın kişi aşırı yoksul duruma düştü”
Değerli dostlar, 
Bakıyorum da, yine Türkiye halkı her zaman olduğu gibi sorumluluk bilinciyle hareket ederek taşın altına elini sokan ve halkı Müslüman olan tek ülke oldu. Yakın geçmiş tarihte, ülke genelinde tüm camilerden Yemen için para toplandı. Sadece Kocaeli camilerinden toplanan para miktarı İl müftüsü Yusuf Doğan’ın açıklamalarıyla, 1 milyonun üzerinde! Bunu Türkiye geneline yaydığınız zaman sadece camilerden hatırı sayılır miktarda para toplandı. Bir de, geçen hafta yine Türkiye genelinde, Müftülük kermes düzenledi. Gerek diyanet camiasının ve gerekse halkımızın bu kermese olan ilgisi sayesinde yine bir miktar paralar toplandı. Kızılay ve diğer insani yardım kuruluşları da üzerlerine düşeni yapmaktadırlar. Demem o ki, Türkiye gibi diğer ülkeler de azıcık duyarlı olabilseler, hiç değilse bir nebze de olsa, dertlerine derman olmak mümkün. 
İslami öğretilere baktığımız zaman, hiçbir Müslümanın sıkıntı içerisinde olmaması gerekir. Gelin görün ki, nerede bir sefalet, nerede bir yoksulluk ve nerede bir insan hakları ihlali varsa, mutlaka orası İslam coğrafyasıdır.
İnandığım dinin öğretilerinden zerre kadar şüphem yok. Maazallah, azıcık bir iman zafiyeti yaşasaydım, acaba bu dinde bir sorun mu var diyecektim. Birazcık bu sahada temel bilgiye sahip bir kardeşiniz olarak en ufak bir sorun olmadığı halde, sanki hepimiz tam tersini yapma ve yaşamakla görevli kılınmış bir halimiz var. Yani sonuç, oraya götürüyor bizi.
Müslüman ahali, nerede olursa olsun, Siyonizm güdümündeki yöneticilerini sırtlarından atmadıkları müddetçe, sömürülmeye ve yeraltı ve yerüstü zengin enerji kaynakları bu Siyonistlerce sömürülmeye devam edecektir. Behemehal halklar bilinçlenmeli, ipi başkasının elinde olan bu uydu yöneticilerini başlarından def etmeleri olmazsa olmazlardandır. Aksi taktirde, halkları yoksul ve aynı zamanda müstemleke birer ülke olarak fakr-u zaruret içerisinde sürünmeye devam edeceklerdir. 
Bakınız, Somali, hatırı sayılır miktarda zengin yeraltı maden kaynaklarına sahip. Altın madeni ile pırlanta taşları inanılmaz derecede… Ama gelin görün ki, tüm bu kaynakları işletenler hep ecnebi ve halkları bunlardan sadece %1 nispetinde istifade edebiliyor. Geriye kalan % 99’luk kahir ekseriyeti Siyonist güdümlü batı ülkelerin bu sayede palazlanmış şirketleri sömürüyor. Peki, kim ya da kimlerin sayesinde, tabi ki, başlarındaki uydu yöneticiler sayesinde. Onlar da yemlendikleri için ses çıkartmıyorlar ama, halkları per perişan sürünmeye devam ediyor. 
Aynı şey ülkemiz için de geçerli, geçmiş dönem uydu yöneticilerimiz sayesinde yapılan absürt anlaşmalarla 2023 yılına kadar toryum ve bor madenlerini çıkarmamız yasaklanmış. Biz, ancak 2023’ten sonra bu zilletten kurtulabileceğiz. Tabi, başımıza yeni çoraplar örmezlerse. Yoksa biz de sürünmeye devam edeceğiz. 
Evet değerli dostlar,   
Dünyadaki bor madeninin % 75’i bizim ülkemizde ve bu kaynak müthiş bir enerji kaynağı. Bu yeraltı maden kaynağı işlevsel hale geldiğinde, petrole ihtiyacımızın kalmayacağı gibi, bunu dünyaya ihraç eden zengin ülke konumuna geleceğiz. 
                                            M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 789 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum