1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Yemin sendromu
Yemin sendromu

Yemin sendromu

C. H. P.’nin yemin etmemesi karşısında sayın Başbakan’nın takındığı tavır, hukuka ve demokrasiye sığmayan çarpık bir mantaliteyi ortaya koyuyor.. Meclis’in, ana muhalefetsiz çalışabileceğini

A+A-

C. H. P.’nin yemin etmemesi karşısında sayın Başbakan’nın takındığı tavır, hukuka ve demokrasiye sığmayan çarpık bir mantaliteyi ortaya koyuyor..

Meclis’in, ana muhalefetsiz çalışabileceğini ve bunun gerçekleştirileceğini ileri sürmenin başka bir anlamı yoktur.

Ortada, belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin biçimini değiştirmeyi hedefleyen Anayasa yapma sorunu var.. Böyle bir Anayasanın ana muhalefetle uzlaşmadan yapılmasının ise, altından kalkılamayacak kadar ağır vebali var..

Meclis çalışmalarına yemininsiz katılmanın büyük kargaşa yaratacağı ve sonuçta A. K. P.’nin çoğunluk hemegonyası gibi çarpık mantaliteyle bunu aşacağı da kesin..

C. H. P.’nin işte bu tezgaha gelmemesi ve kendisi için oynanan oyunun(üstelik kendi iradesiyle) bir parçası olmaması, daha doğrusu A. K. P’nin kullanacağı bahane olmaması gerekir...

Ne yapılabilir?

Bugünkü Meclis oturumu yine sayın Oktay Ekşi’nin başkanlığında yapılacaktır. Sayın Ekşi, tezgaha konulan bu çarpık mantaliteyi eleştiren bir açış konuşmasından sonra mecliste hazır bulunacak olan C. H. P’li vekilleri yemine davet eder.

Şu iyice bilinmelidir ki, çağrıya uyacak olan milletvekilleri yemin etmeden meclis çalışmalarına geçilemez ve bu irade sayın Ekşi’nin elindedir.

Tutuklu milletvekillerinin sorununa gelince;

Bunun meşru yolu yine yargıdan geçer.

Yargı’nın, yapılan yasa değişikliği ve buna koşut atamalarla siyasallaştığı ve iktidara bağımlı hale geldiği yaygın kanaat ise de, “şu misal emsal olamaz” kuralına uyulması gerekmektedir.

Tutuklama bir önlem (tedbir) olamasına karşın, yapılan yasa değişikliği ile giderek taşınması zor cezaya dönüştürülmüştür.

Oysa tutuklama sürecinden daha hafif cezayı içeren mahkeme kararlarına “ Yargıtay” yolu açık olmasına karşın, kanayan yaraya dönüşen tutuklama kararlarına Yargıtay yolu kapalıdır. Hukuktan sapmayarak uygulanacak olan en makul yol budur.

İpe un serpmeden, tek satırlık bir yasanın çıkarılmasıyla soruna çözüm getirilir.

Yeter ki iyi niyet olsun..

Aydınlığa  döndürmenin yolu henüz kapanmamıştır. Uzlaşarak, bütünleşerek kurtuluş savaşı gibi bir mucizeyi gerçekleştirmiş olan bu millet elbette bu yolu bulup aşacak özyapıya sahiptir.

Aksi halde bunun kara lekesi, uzlaşmayı “çoğunluğun dediği olur” şeklinde anlayanlara, bunu dayatanlara ve de bunu mağrifet sayanlara ait olur.

Yemin boykotunun sembolik yanını artık bütün dünya öğrendi. Sanırım uzatmaya gerek yok.

Bu haber toplam 996 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.