1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yeni adli yıl hayırlı olsun…
Yeni adli yıl hayırlı olsun…

Yeni adli yıl hayırlı olsun…

Adalet sisteminin düzgün işlemesine hepimizin gereksinimi var. Bir hukuk devletinde yaşıyorsak adalet sisteminin kararlarına güvenmek zorundayız. Ama ne yazık ki Türkiye’de adalet sistemi sürekli tartı

A+A-

Adalet sisteminin düzgün işlemesine hepimizin gereksinimi var. Bir hukuk devletinde yaşıyorsak adalet sisteminin kararlarına güvenmek zorundayız. Ama ne yazık ki Türkiye’de adalet sistemi sürekli tartışılır hâlde.

10 yıl öncesine kadar bizim ülkemizde adaletin parası olanın, gücü olanın yanında olduğundan, mahkemeye işi düşen garibanın her zaman kaybedeceğinden endişe edilirdi. Bu görünümde önemli değişiklikler oldu. Cezaevleri bir zamanların en kudretli en kuvvetli isimleriyle dolu.

Dün yeni adli yılın başlamasıyla nedeniyle bütün illerde tören vardı. Ankara'da da Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan'ın katıldığı bir tören düzenlendi. Bu törende konuşan Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak “Yargı haksızlığa uğramış insanların en önemli sığınağıdır. Hukuk ve adalete herkesin ihtiyacı vardır.” dedi. Adli sistemimizde yaşanan sıkıntılardan söz etti. Adaletin hızlı işlemesi gerektiğini, uzun tutukluluk sürelerinin kısalması, gözaltına alma işlemlerinin insani olmasından bahsetti.

Artık sokaktaki sıradan vatandaşı bile endişe eder hâle getiren telefon dinlemelerinin, özel hayatı ihlal eden uygulamaların önüne geçilmesi gerekliliğini vurguladı. Sözü ergenekon ve şike davalarına da getirdi. Hiç kimsenin dokunulmaz olmadığını, yasaları çiğneyenlerin cezaya katlanması gerektiğini söyledi.

Yargıtay Başkanı'nın bu aşamada son haftalarda gündemin zirvesine oturan “Deniz Feneri” davasına da dokunmasını dilerdim.

Bu davayı üstlenen savcıların görevden alınmış olması yargıya olan güveni zedeledi. Dün Taraf gazetesinin manşetinde bu davada itirafçı durumunda olan bir kişinin ifadesi yer alıyordu. Kanal 7 Bilgi İşlem sorumlusu Almanya'da yargılanıp ceza alan dernekle çift muhasebe tutulduğunu itiraf etmiş.

Bu çok önemli bir gelişme. Ergenekon'da, Şike Davası'nda çuvallar dolusu dosyalar içinde bu kadar somut itiraf bulamazsınız. Şimdi Deniz Feneri davasında böylesine önemli bir gelişme varken dava yeni savcıların elinde savsaklanır, sonuçta iki üç kişinin üzerine bırakılırsa “Adalet”e olan güven bir kez daha sarsılır.

Geçmişte çeşitli güçlerin adalet mekanizmasında kurduğu baskı sayesinde istediği kararı aldırmasından şikayet edilirdi. Şimdi bu güçler engellenmiş, etkisiz hâle getirilmiş olabilir. Ama Deniz Feneri davasındaki gelişmeler adaletin tarafsız hâle geldiğini değil gücün el değiştirdiği şeklinde bir izlenim yaratacaktır…

Kabahat işini kuyruğa bırakanda

Dün bizim gazete “Bayram dönüşü kuyruğa girdik” manşetiyle çıkmıştı. Haberde dokuz günlük bayram tatilinin ardından bankalarda büyük yığılma olduğu, vatandaşın çok sıkıntı çektiği anlatılıyordu.

Çekilen bu sıkıntının suçu da bankalara ve 5 Eylül Pazartesi son ödeme tarihli fatura gönderen kurumlara çıkartılmıştı. Ben bu yoruma katılmıyorum. Artık devir değişti. Kuyruğa giren o vatandaşların en az yüzde 80'inin evinde internet bağlantısı ve bilgisayar mevcuttur. Yarısından fazlası da “Facebook”, “Msn” gibi abidik gubidik işler için bu bilgisayarı kullanmayı beceriyordur. Ama iş bankadan bir internet hesabı açmaya geldiğinde kimse yanaşmıyor. İlla faturayı eline alıp banka kapısının önüne dikiliyor.

Artık bütün ücretlilerin maaşı banka aracılığıyla ödeniyor. Herkesin banka hesabı var. Her bankanın da internet şubesi var. Bu şube aracılığıyla evinizden birkaç dakika içinde istediğiniz ödemeyi yapma olanağına sahipsiniz. Hatta daha da kolayı var. Bankalar ve kurumlar “Otomatik ödeme” yi teşvik ediyorlar. Otomatik ödeme talimatı veren müşterilerine ödüller dağıtıyorlar. Verirsiniz bir talimat, faturanın son günü geldiğinde hesabınızdan çekilir. Bu kadar basit...

Bankalar internet şubeleri için önemli yatırım yapmış, müşterilerine böyle bir olanak sağlamış. Hâliyle müşteriyle birebir işlem yapan personelde indirime gidiyor. Teknolojiyi kullanmamakda ısrar edenlere de kuyrukta saatlerce beklemek düşüyor…

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ HARİÇ

Bayram dönüşü banka önü kuyruklarının uzamasının önemli bir nedeni de Kocaeli Üniversitesi'ne kayıt için gelen öğrencilerdi. Öğrencileri yukarıdaki yazımdan ayrı tutuyorum. Onların yapacağı bir şey yok. Çoğu tanımadığı bir şehre, bilmediği bir okula kayıt yaptırmak için geliyor. Oradan oraya koşturmak zorunda kalıyor. Bu sorun yıllardır yaşanıyor. KOÜ ilgilileri ise bir türlü çözüm bulamıyor. Kayıt işlemlerinin tamamı tek bir merkezde toplanabilir. İstenilen evraklarla ilgili tam açıklayıcı bilgiler internet aracılığıyla duyurulup öğrencilerin İzmit'e geldiğinde hazır olmaları sağlanabilir. İş kayıt masasında tek bir imzaya indirgenebilir…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.