1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Yeni dönemde disiplin olmalı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni dönemde disiplin olmalı

A+A-

Büyükşehir Belediyesi, İzmit içinde tramvay seferlerinin başlaması ile birlikte yeni bir trafik düzenine geçişin çalışmalarını yapıyor. Bilgisayar ortamında simülasyon uygulanıyor. Hangi caddeden dakikada, saatte kaç araç geçiyor. Hangi kavşağa, hangi yönden kaç araç girip çıkıyor. Bütün bunlar araştırılıyor. Bazı caddelerde trafik akış yönü değişecek. Araçlarla tramvay yolunun kesiştiği noktalara yeni ışıklı kavşaklar konulacak.

İzmit trafiği için bir şeyler yapılmalıydı. Böyle gitmiyordu. Bir de bu trafiğin içine şimdi tramvay girecek. Her şey çok doğru olmayabilir. Ama yaz sezonu geliyor. Ramazan, Bayram ertesi İzmit biraz rahatlayacak. Eylül’e kadar bir şeyleri denemek lazım. Hürriyet Caddesi’ni terse çevirirsiniz, Alemdar Caddesi’ni terse çevirirsiniz. Bir süre denersiniz. Baktınız olmadı,  yaz sezonunda yeni denemeler de yapabilirsiniz.

Önemli olan kent trafiği üzerinde kafa yormaktır. Bir miktar daha az sıkıntı nasıl yaşanır bunu aramaktır. Tabii, bazı caddelerin trafik akış yönünü değiştirmek, bazı kavşaklara ışıklar koymakla iş bitmiyor. İzmit trafiğindeki en önemli sorun, denetimsizlik, disiplinsizliktir.

Bu kentte çok uzun süredir trafik polisleri görev yapmıyorlar. Biliyorum, özellikle FETÖ soruşturmaları nedeniyle ilimizde Emniyet’in eleman sayısı çok azaldı. Polislerin üzerinde büyük bir yük var. Ama bu şehirde trafik sorununun en önemli nedeni, zaten dar ve yükü çok olan caddelerde, sokaklarda usulsüz parklardır.  Özellikle İzmit’in doğusundaki bölgede park yasağının çok sıkı biçimde uygulanması gerekir.

Bakmayın çok eleştiriyoruz ama aslında İzmit’te otopark kapasitesi çok da yetersiz değil. Şehir merkezinde, Hürriyet Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi’nde işyeri sahipleri, sabahtan getirip kendi araçlarını dükkânlarının önünde bırakıyorlar. Akşam giderken alıyor, üstelik arabalarını çıkarttıkları yerlere, dubalar, boş kasalar koyup, gece boyunca da sabah yeniden gelene kadar burayı kendi arabalarına ayırıyorlar.

Şehrin doğusunda, Kadıköy Mahallesi’nde dev kapalı otopark var. Şehir merkezindeki araçların tamamı, sahildeki ücretsiz otoparka bırakılabilir. Valilik bahçesine yeni otopark geliyor. O bölgede çok ucuz tarife ile işletilen özel otoparklar var.

İzmit’te trafik için yeni döneme girerken, denetim konusuna da disiplin getirmek gerekiyor. Trafiği aksatacak şekilde park yapan araçlara kesinlikle izin verilmemeli. Şehir merkezindeki dükkânlara, marketlere mal dağıtan kamyonetlerin, minibüslerin trafiğine düzen getirilmeli. Eskiden bakkal kendi arabasıyla toptancıya gider, ihtiyaçlarını alıp, gelirdi. Bakkalın önüne bir tane araç yanaşırdı. Şimdi marketin sattığı bütün markalar, ürünlerini kendi araçları ile getiriyorlar. Her marketin, her kafenin önünde trafik terörü var. Park yapacak yer bulamayan araçlar caddeye taşıyorlar.

Şehrin ana caddelerinde trafik akışı açısından önemli sokaklarında park yasağı disiplinle uygulanmalıdır. Bırakın şehir içinde zaten hareket edemeyen araçlarda emniyet kemeri kontrolünü. Hatalı park yapanları, trafiği tıkayanları uyarın. Parkomat sisteminde rötuşlar yapılmalı. Şehir içi toplu taşıma düzeninde bazı yeniliklere gidilmeli, kurallar konulmalı.

İzmit trafiği için bir şey yapacaksak, topyekün bir şeyler yapılmalı. Trafikte bir yeri eleştiriyorum. Polisten arıyorlar, “Bizim kabahatimiz değil. Büyükşehir’in yetkisi “ diyorlar. Başka bir şeyi yazıyorum, Büyükşehir’den arıyorlar, “Sen hep bize yükleniyorsun. Bu şehirde trafik polisleri çalışmıyor. Büyükşehir zabıtaları kaldırım üzerinde park yapan araca müdahale edebilir. Cadde üzerinde park yapan aracın sorumlusu trafik polisleridir” diyorlar.

Ama bu şehirde otoparkın bulunduğu yerde cadde üzerinde bırakılan arabaya da, kaldırım üzerine park yapan arabaya da karışılmıyor. Uzaktan ceza kesiliyor. Maksat ceza kesmek olmamalı. Trafiği koruyup kollamak, yapılan yanlışı ortadan kaldırmak olmalı.

Gelecek eylül dönemine, yani İzmit’in yazın tenhalaştıktan sonra yeniden yükünü tutacağı dönemde trafik düzenine yeniliklerle girmeye mecburuz. Önce disiplin getirmek, denetimleri sistemler oturana kadar eksiksiz sürdürmek gerekiyor. Aksi halde, gelecek sonbahar bu şehirde araba ile kımıldayamayız.

Çetin Emeç Köprüsü Duyar’ın takibinde

Dün bu sütunlarda D-100 Karayolu İzmit geçişi Yenidoğan mevkiindeki Çetin Emeç Üstgeçidi’nin halini yazmıştım. 2017 yılında bu kentteki pek çok şey, bu kente yakışmıyor. Ama bugün bu şehre en çok yakışmayan şey nedir deseniz, listenin ilk sıralarında mutlaka Yenidoğan Çetin Emeç Üstgeçidi’ni yazarsınız. 1970’li yıllarda yapıldı. Kaba, eski, dökülüyor, pis. Üzerinden her gün binlerce insan geçiyor da, bırakın yenilemeyi, bakım yapmaya, arada bir temizliği bile yapılmıyor.

Çetin Emeç Köprüsü ile ilgili yazım üzerine dün sabah BBP İl Başkanı Serhat Duyar aradı. Duyar, yerel siyaset açısından heyecanlı, takipçi bir gençtir. Yenidoğan’ı, o üstgeçidin bölge insanı için önemini de iyi bilir.  Büyük Birlik Partisi (BBP) İl Başkanı şunları söyledi:

“Ben yeniden il başkanı olduktan sonra ilk ziyaretlerimden birini Yenidoğan ve Serdar Mahalleleri’ne yaptım. Bu bölgede sorun nedir diye sorduğunuzda ilk olarak bu köprünün halini söylüyorlar. Yenidoğan Muhtarı, Büyükşehir’e yazı yazmış. Köprünün yenilenmesini istemiş. Büyükşehir, (O köprü Karayolları’nın sorumluluğunda, biz dokunamayız” demiş.

Bizim Büyükşehir hep böyle yapıyor. Büyükşehir Belediyesi ile İzmit Belediyesi bile pek çok konuda topu birbirine atıyor. Türkiye’nin yönetim biçimi, ülkeyi yönetenler belli. “Uçak getirin” diyoruz, “THY’ye söyleyin” diyorlar. Plajyolu’ndaki köprüye “Asansör koyun” diyoruz, “TCDD’ye söyleyin” diyorlar.” Yenidoğan Köprüsü’nü arada bir süpürün” diyoruz, “Ben bilmem Karayolları bilir” diyorlar.

Karayolları da, THY de, TCDD de; devlet adına aklınıza ne geliyorsa hepsi AK Parti sorumluluğunda. Ama topu taca atıyorlar.

BBP İl Başkanı Serhat Duyar, Yenidoğan muhtarı bu yazıyı gösterince çok şaşırmış. 16 Nisan sonrası, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nu ziyarete gidince konuyu dile getirmiş. Duyar, “Başkan Çetin Emeç Köprüsü’nün halini biliyor. Bize söz verdi. O köprü yenilenecek” dedi. Yeni, Yenidoğan Çetin Emeç Köprüsü’nün durumu BBP İl Başkanı Diyar’a emanet. Takipçidir, ısrarcıdır. Eninde sonunda yenisini yaptırır.

İL BAŞKANLARINA ÇINARLI CAMİİ BAHÇESİNDE İFTAR VERECEK

Malum, Serhat Duyar, 16 Nisan referandumu öncesi BBP’de yapılan bir operasyonla yeniden İl Başkanı olarak atandı. Daha önce ilimizde 7 siyasi partinin il başkanları arasında aylık toplantılar uygulaması başlamıştı. Duyar, ilk kez bu ay başında bu toplantıya katıldı. Haziran toplantısının ev sahipliği de BBP İl Başkanlığı’na kaldı. Duyar’a, “Nerede ağırlayacaksın Başkanları?” diye sordum. Bu toplantılar, her ayın ilk pazartesi günü yapılıyormuş. Duyar, “Henüz kesinleşmedi ama büyük olasılıkla toplantı 5 Haziran Pazartesi günü yapılacak. Yani Ramazan ayına gelecek. Ben farklı bir ev sahipliği düşünüyorum. İl Başkanı arkadaşları, Çınarlı Camii bahçesinde bir araya getirmeyi düşünüyorum. Burada iftar yapar, birlikte namazımızı kılarız. Üstelik Çınarlı Baç Camii’nin de çok ciddi sorunları, eksikleri var. Birlikte bunları tespit eder, Çınarlı Camii’ni kurtarmanın yollarını ararız.”

Evet, İl Başkanları büyük olasılıkla 5 Haziran Pazartesi günü, Serhat Duyar ev sahipliğinde Baç Çınarlı Camii’nin içinde, halkın arasında toplanacaklar. Duyar, “Ben öyle langırt oynamak, pinpon oynamak falan istemiyorum. Halkın içinde, cami bahçesinde iftar daha isabetli olur diye düşünüyorum” dedi.

Baştürk’e sevindim

15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yapılabilecek en alçak, en adi girişimdi. Elbette bu işin içinde yer alanlar, bu işe kalkışanlar en ağır cezayı almalıdır. Ama hepimiz biliyoruz ki, 15 Temmuz sonrası, kurunun yanında yaş da yandı. “FETÖ bu memleketin başına bela olacak. Onlara çok yüz veriyorsunuz” diye yıllardır bağıran aydınlar bile, bu bahane ile işten atıldı, hapse kondu. Tesadüfen Bank Asya’nın önünden geçen, çocuğunu FETÖ okulları veya dershanesine yazdıranlar bile - ki bir dönem bütün AK Partililer böyle yapıyordu-  suçlandı, tutuklandı.

Ben Ramazan Baştürk’ü son 2-3 yıl öncesine kadar tanımazdım. Eski Fürsan arazisini satın alıp, burada Mobesko’nun kurulmasına öncülük etmesini takdirle karşılamıştım da, hiç oturup konuşmuşluğum yoktu.

2014 seçimleri öncesinde TV-41’de Ramazan Baştürk ile birlikte 15-20 kadar canlı yayın program yaptık. O dönemde tanıdım. Son derece beyefendi, zeki, kent ve ülke sorunlarına hakim, vatansever bir insan olarak tanıdım.

O dönemlerde dershanelerin kapatılması, 17-25 Aralık olayları gündemdeydi. Ramazan Baştürk ile program öncesi ve sonraları sohbet ederdik. Üstüne giderdim. Kentteki genel izlenime göre,  ‘Hizmet’e yakın biri olarak tanındığı için hafiften tahrik ederdim. Benim tanıdığım Ramazan Baştürk, Recep Tayyip Erdoğan’a inanan, AK Parti’ye destek veren,  FETÖ’cüleri “Çok ileriye gittiler. Ülkeye zarar veriyor” diye suçlayan biriydi. 15 Temmuz sonrası apar topar içeri alındı. Neredeyse bir yıl cezaevinde kaldı. Nazik, naif, karıncayı incitmeyecek biri olarak tanıdım Ramazan Bey’i. Beni mahkemesine tanık çıkartsalar, “FETÖ ile en küçük ilgisi yoktu” diye anlatırdım. Ama derdini anlatana kadar 10 ay içeride kaldı.

Önceki gün nihayet tahliye edildi. Ramazan Baştürk’ün özgürlüğüne kavuşmasına, bir dostu olarak içtenlikle sevindim. Geçmiş olsun diyorum. Bir süre bu dönemde hapis yattı diye boynu bükük kalmamalı, kendisini ezik hissetmemeli. Bence Baştürk değerinden bir şey kaybetmemiştir. 7 Ağustos’ta Murat Özdağ’ın da özgürlüğüne kavuşmasını dilerim.

Bu yazı toplam 5843 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum