• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 17 °C

Yeni Köprü’nün faydasını ilk kez Bayram tatilinde göreceğiz

İsmet ÇİĞİT

Yıllardır, özellikle yaz aylarına rastlayan uzun bayram tatillerinde, bizim ilimizde trafik tam anlamıyla felç olur. Bayram başlarken İstanbul’dan çıkan trafik; tatil biterken İstanbul’a dönen trafik bizim şehrimizin üzerinden geçer. Öyle müthiş bir trafik olur ki, sadece şehirlerarası yolların ilimizden geçen bölümleri değil, İzmit şehir merkezi bile tıkanır. Adım atılamaz hale gelir. 
Bu yıl ilk uzun bayram tatilini temmuz ayında yaşayacağız. Ramazan Bayramı, 5 Temmuz Salı günü başlayacak. İşini ayarlayanlar için 1 Temmuz Cuma gününden itibaren tatil başlayacak. Taa 11 Temmuz Pazartesi gününe kadar 10 günlük tatil.
Zaten okullar yaz tatilinde. Ramazan’dan çıkılmış olacak, havalar çok sıcak olacak. Karayollarında çok büyük bir trafik ortaya çıkacak. 
Körfez Köprüsü’nde son tabliye bugün-yarın konuluyor. Mayıs ayında Körfez Köprüsü, İstanbul-İzmir yolu üzerinde hizmete girmiş olacak. İşte bu köprünün ne kadar çok işe yaradığını da bu uzun bayram tatilinde göreceğiz. 
Eskihisar ve Yalova’da arabalı vapur kuyrukları kalmayacak. İstanbul’dan Anadolu’ya giden tatilcilerin kullanacağı D-100 ve TEM otoyolunda yine trafik çok sıkışacaktır. Ama en azından D-130 karayolunda, İzmit-Karamürsel arasındaki bölgede Körfez Köprüsü’nün faydasını göreceğimizi tahmin ediyorum. İstanbul’dan çıkanlar, İzmit’ten geçip, İzmit Körfezi’ni dolanmak zorunda kalmayacaklar. Uzun bayram tatilinin sonunda, dönüşte de D-130 karayolu Körfez Köprüsü’nden sonra İzmit yönüne bir hayli rahatlayacaktır. Körfez Köprüsü’nün, uzun Ramazan Bayramı tatili öncesinde bitirilip, kullanıma açılmış olması gerçekten çok önemli bir hadise. Uzun yıllar sonra ilk kez bu önümüzdeki büyük bayram tatilinde, eskisi kadar büyük trafik sorunu yaşamayacağız.

xKaramürsel ve Köseköy dal-çıkları

Büyükşehir Belediyesi’nin gündeminde şimdi iki büyük proje var. Biri, D-100 karayolu üzerinde, Köseköy girişinde; diğeri D-130 karayolu üzerinde, Karamürsel merkezde yapılacak “Dal-çık” projeleri.
Aslında şehirlerarası karayolları üzerindeki bu iki dal-çık projesinin de Karayolları tarafından yaptırılması gerekiyor. Üstelik bu işlerin 2010 yılından önce yapılmış, çoktan bitirilmiş olması gerekirdi. 
Tabii, bir de D-130 karayolu üzerinde, Gölcük geçişinde bugüne kadar çoktan yapılmış olması gereken dal-çık var. Bu henüz konuşulmuyor. Karamürsel ve Köseköy’deki çalışmaların, en geç bu yıl içinde başlamış olması lazım. Tabii, yine bu işler de önemli sıkıntılar yaracak. Köseköy girişinde yapılacak dal-çık, aynı zamanda bitmek üzere olan İzmit’in yeni stadyumuna ulaşımı da sağlayacak. 
Ne zaman başlar, ne zaman biter, hiçbir fikrim yok. Ama bunlar hep çok açık biçimde kente verilmiş sözlerdir. Umarım, çok fazla geciktirilmeden, en uygun zamanda başlatılır. Artık D-100 ve D-130’un Kocaeli geçişlerinde ışıklı kavşakların olabildiğince azalması gerekiyor.


xErken biten işe övgü
Bu sütunlarda genellikle ilimizde başlayıp, bir türlü bitmeyen projelerdeki gecikmeler eleştirilmiştir. İlk kez, açıklanan süresinden önce tamamlanan bir çalışma gördüm. Takdir etmek istiyorum.
Kocaeli Valiliği’nin yeni binaları önünde yeni, yürüyen merdivenli yaya köprüsü yapıldı. Aslında bu yaya köprüsünün en az iki yıl önce yapılması gerekirdi. Prof.Dr.Necmettin Erbakan adı verilen bu yeni yaya köprüsünün de sanırım hala asansörü çalışmıyor. Yani tam olarak bitmedi. 
Ancak bu yeni köprünün tamamlanmasından sonra, aynı bölgede bulunan eski, köhne yaya köprüsünün yıkımına başlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasında,  eski köprünün yıkım çalışmalarının sadece geceleri 22.00 ile 06.00 saatleri arasında yapılacağı (22) günde tamamlanacağı duyurulmuştu. 
İlk günler, bu köprünün yıkımı da yavaş gitti. Ama işin başlamasının üzerinden 10 gün geçmeden, o eski, köhne yaya köprüsü birden bire tamamen ortadan kayboldu. Gerçekten çok şaşırdım. Büyükşehir’in “22 gün” dediği iş, 10 gün bile sürmemişti. Üstelik bu köprü yıkılırken, gündüz saatlerinde D-100 hiç kapatılmadı. Trafik hiç etkilenmedi. Ağır, eski beton tabliyeler, vinçlerle yerlerinden kaldırılıp, götürüldü. Demek ki, istenince bu şehirde bazı işler sıkıntı yaratmadan, hızla tamamlanabiliyormuş.


xOtopark’ta “Kerteriz” olmalı 
Çarşamba günü öğlen saatlerinde çarşıya indim. Bir arkadaşımla buluşacağım.  Tabii, otopark sorunu malum. Hiç uğraşmadım. Yıkılan eski Valilik bahçesinde, Belediye’nin işlettiği açık otoparka girdim. 
Aslında tam şehrin göbeğinde, oldukça büyük bir otopark. Çok işe yarıyor. Tabii, Büyükşehir bu araziyi, altı kapalı otopark, üstü tören alanı şeklinde değerlendirecekti. Her halde bu proje de gündeme gelecek.
Eski Valilik bahçesindeki açık otopark, ücretli. Ama makul ücret alınıyor.  Oldukça geniş. Yüzlerce araç park yapabiliyor. Giriş çıkışı da rahat. Ama bu tür otoparklarda mutlaka  “Kerteriz” olmalı. Yani,  büyük alanın belli noktalarına direkler üzerinde tabela konulmadı. Harf, ya da rakam yazılı tabelalar. Arabasını bırakan insanlar, arabayı koydukları yere en yakın kerteriz direğindeki rakam veya harfi akıllarında tutar, arabayı almaya geldiklerinde hiç zorlanmadan yerlerini bulurlar.
Biz, bir alanı düzeltmeyi otopark yapmak sanıyoruz. Arabamı bıraktıktan 2 saat sonra almaya geldim. Yüzlerce araç.. Ara ki kendi arabanı bulasın. Halbuki, o büyük alanda 3-4 tane kerteriz olsa, arabayı nereye koyduğumu çok daha kolay bulabilirim. Umarım, Büyükşehir işlettiği bu büyük otoparkta insanların arabalarını bulmalarına yardımcı olacak tabelaları da koyar. 

xBu kadar hata, normal sayılamaz
Malum, İzmit Tramvay yolu inşaatı devam ediyor. Yaklaşık 120 milyon TL’lik büyük bir iş. Kabul ediyorum, kolay değil. Yaşayan, çok hareketli bir şehirde, yaşam alanı içinde çalışma yapılıyor. Kolay olmayan işlerde daha dikkatli çalışmak gerekiyor. 
Müteahhit firma, İzmit Yenişehir Mahallesi’nde alt yapı deplase işini sürdürürken, hemen her gün bir boruyu patlatıyor. Su borusu, gaz borusu patlıyor. Elektrik kabloları kopuyor. Hem iş aksıyor. Hem insanlar mağdur oluyor. Hem çevre açısından büyük tehlikeler ortaya çıkıyor.
Bu tramvay yolu işi, şehir merkezine yaklaştıkça, daha çok sıkıntı yaşanacak. Elbette böylesi büyük bir işte, kent de bir miktar sıkıntıyı sineye çekmek zorunda. Ama her gün güzergahta bir kepçe operatörü dikkatsiz davranıyor diye boru patlatılır mı?..Ya bir gün doğalgaz borusu patlatıldığında yangın çıksa, patlama olsa. İnsanlar yaralansa, kim hesap verecek. 
Bana kimse, eski şebekeden söz etmesin. Bu şehrin özellikle Yenişehir Mahallesi bölgesinde bütün alt yapı tesislerinin yeri biliniyor. Doğalgaz şebekelerinin geçtiği yerler çok net belli. O bölgede elektrik alt yapısı zaten çok az. Ama nerede elektrik kabloları yer altından geçiyor, bunlar belli. Su şebekesi yeni. Kanalizasyon şebekesi yeni.
Tramvay müteahhidinin bölgede çalışırken, “Ben burada alt yapı olduğunu, boru olduğunu bilmiyordum” deme lüksü yok. Baştan savma çalışıyorlar. Özensiz çalışıyorlar. Şehre saygı duymadan, yaptıkları işe saygı duymadan çalışıyorlar. 
Mutlaka ceza uygulanmalı. Eğer kepçe boru patlatırsa, kablo kopartırsa, şehrin suyu, gazı ziyan edilir, tehlike yaratılır, elektrik kesintisine yol açılırsa, müteahhit bunun bir bedelini ödemeli. Bakın o zaman nasıl dikkat edecekler. Nasıl özenli çalışacaklar. İzmit gibi bir şehirde paldır küldür iş yapılmaması gerekir. Geçen hafta Yenişehir Mahallesi’nde her gün bir boru patlatıldı veya bir elektrik hattı kopartıldı. Bunun mazereti olamaz. Yenişehir Mahallesi’nde bunlar olursa, aynı özensiz çalışma şehir merkezine geldiğinde, maazallah İzmit havaya uçabilir. 
Mutlaka müteahhidin bu konuda uyarılması, her kazı işinin, her kepçe darbesinin çok titiz ön çalışması yapılması gerekir. 

xKilis’i korumak, öncelikli görev olmalı
Kilis, Türkiye’nin Suriye sınırında bulunan, çok özel ve güzel ilimiz. Geçmişte Kilis,  Türkiye’de herkesin kaçak çay, kaçak sigara, elektronik eşya bulmak için gittiği bir yerdi. 
Bugün Kilis, nüfusundan fazla Suriyeli göçmeni ağırlayan, bu özelliği ile Nobel Barış ödülüne aday gösterilen bir yer. 
Türkiye, bir yandan Güneydoğu’da terör örgütü PKK ile savaşıyor. Bu bizim iç meselemiz. Terör örgütü kahpe saldırılar düzenliyor, şehitler veriyoruz. Bir de Suriye’den, IŞİD terör örgütünün mevzilerinden Kilis’e sürekli füze, havan topu mermisi atılıyor. Hiç hedef gözetilmiyor. Okula füze geliyor. Garip insanların evleri vuruluyor. Çocuklar ölüyor. Kilis’in neresine güze düşecek, kim nasıl ölecek belli değil.
Yılbaşından buyana Suriye tarafından, IŞİD mevzilerinden 34 roket ve havan topu mermisi düşmüş.  6 kişi ölmüş, 23 kişi yaralanmış. Özellikle son günlerde bu olaylar daha da sıklaştı. IŞİD Kilis’e füze atıyor, biz Türkiye’den toplarla vurmaya çalışıyoruz. Sonra da “Kilis’e füze atanlara misliyle karşılık verildi” diyoruz. 
Biz, hava sahamızı taciz etti diye Rus uçağı düşürmüşüz. Kilis’e bomba atan, füze atan, çocukları, okulları vuranların üzerine neden gitmiyoruz. Durduğumuz yerden top atacak yere, eğer günün birinde Suriye’ye gireceksek, bu Kilis’i vuranları yok etmek için şimdi girelim. 
Kilis’e düşen her füze, her havan topu, hepimizin içini yakıyor. Bence bu konu, PKK terörü konusundan çok daha önemli. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Kilis’teki insanları daha ciddi ve daha net bir tavırla koruması gerekiyor. 


xKentsel dönüşümde çok gecikiyoruz 
Bu konuyu birkaç kez işledim. 17 Ağustos 1999 büyük felaketinin merkezi olan ilimiz, aslında yenilenmek adına, hükümetin Kentsel Dönüşüm Yasası ile çok büyük avantaj elde etmişti. Eski, hasarlı binaların yıkılıp, yerlerine yenilerinin yapılmasını teşvik eden, hem şehirleri güzelleştirmeyi, hem vatandaşları rahatlatmayı hedefleyen bu yasa, öncelikle bizim ilimiz dikkate alınarak hesaplanmıştı. Ama ne yazık ki, en sona biz kaldık. Hala Kocaeli’de ciddi bir kentsel dönüşüm çalışması başlatılamadı.
Sözde çok hazırlık var. Gölcük’te üç merkez, İzmit’te Cedit için kentsel dönüşüm kararları alındı. Ama uygulama başlamadı. Üstelik, uygulama konusunda ilimiz yetkilileri arasında da görüş farklılıkları bulunuyor. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, Cedit bölgesinde kentsel dönüşüm konusuna heyecanla yaklaşırken, Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, Cedit’te kentsel dönüşüme sıcak bakmadığını söyledi.
Gölcük’te bu yaz başı ile birlikte kentsel dönüşüme yönelik yapısal girişimlerin başlaması lazım. Hala bürokratik işlemler devam ediyor.
Geçen hafta hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Başbakan Davutoğlu İstanbul’da Kentsel Dönüşüm konusunda çok önemli açıklamalar yaptılar. Özellikle Cumhurbaşkanı, bu konunun iyi değerlendirilmesini istiyor. Yeni otoparkları, sağlam ve şık binaları ile kentlerin yenilenmesi gerektiğini anlatıyor. Ama bizim burada bürokrasiye boğulduk, bir türlü görüş birliğine ulaşıp, işe girişemiyoruz.
Hala bu şehirde 3 binden fazla hasarlı bina var. Bütün uzmanlar, “Marmara Depremi”nin kaçınılmaz olduğunu her fırsatta söylüyorlar. Ama biz, havanda su dövüyoruz. Başlayalım Gölcük’te şu işe. Hızlandıralım İzmit’teki kentsel dönüşümü. Cedit yetmez. Yenimahalle lazım. Hatta şehir merkezinde Ömerağa’da, Karabaş’da  Kentsel Dönüşüm yapmak lazım.. Bizim ilimizin böyle bir fırsatı kaçırıyor olmasını gerçekten anlayamıyor ve içime sindiremiyorum. 

 

Bu yazı toplam 1705 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37