• BIST 82.433
  • Altın 147,585
  • Dolar 3,7838
  • Euro 4,0445
  • Kocaeli 6 °C

YENİ SİYASİ KONUMLAR

Mustafa OKÇU

Halk, 15 Temmuz darbe girişimine direnerek, demokrasiyi sahiplendi ve Türkiye siyasetine çok önemli sorumluluklar yüklemiş oldu. Yaşadıklarımızdan, mücadelemizden gerekli dersleri çıkararak, Demokratik Hukuk Devleti Türkiye’ sini inşa ediniz dedi. İnşa edilecek Demokratik Türkiye’ de, halkın iradesinin temel olmasını, katılımcı, özgürlükçü, çoğulcu, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilirliğinin sağlanmasını,  sorunlarımızın çözülmesinde, beklentilerimizin karşılanmasında kurumlaştırılacak bu yaklaşımların  geçerli olmasını  istedi. 

İKTİDAR PARTİSİNİN KONUMU 
İktidar partisi, darbe girişiminin, halka karşı, devletin bütünüyle ele geçirilmesi için yapılmış olmasına rağmen, temel sorumluluğun kendilerinde olduğunu açıkladı.  Dördüncü dönemine girdikleri iktidarları nedeniyle darbe girişiminin oluşmasında, hatalarının, yanlışlarının olduğunu, bir daha darbe girişiminin olmaması için, Demokratik Hukuk Devleti Türkiye’ sinin inşasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini kabullenerek önemli hamleler yapmaya başladı. İktidar partisinin siyasi iç işleyişi, siyaseti üretme ve yönetme tarzı halen değişmemiştir.  Siyasi işleyişi, liderin ve merkezin belirleyiciliği ile sürdürülen iktidar partisinde, üyelerinin, seçmeninin, halkın iradesinin yapabilirliği, liderin ve merkezin tercihine göre sağlanabilmektedir. Siyasi işleyişini, politika üretimini, sorunların çözülmesini, beklentilerin karşılanabilmesini lidere ve merkeze bağlı olarak yürüten siyasi yaklaşımın, Demokratik Hukuk Devleti Türkiye’ sinin inşasında istenilen sorumluluğu yerine getirip, getiremeyeceğini bilmek mümkün değildir. Halkın iradesinin yapabilirliği, özgürlükçü, çoğulcu, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla, sorunlarımızın çözülmesi, beklentilerin karşılanması ihtiyacı,  iktidar partisinin siyasi işleyişini değiştirememesi nedeniyle  halen, göreceli ve  tartışmalıdır. 

ANA MUHALEFET PARTİSİNİN KONUMU
CHP, darbe girişimine karşı çıkarak, mücadeleye katılarak önemli bir kararlılık sergilemişti.  Darbe girişimi sonrasında, Demokratik Hukuk Devleti’nin inşası için “ tam demokrasi “ söylemiyle katkı vermeye hazır olduğunu da açıklamıştır.  Ana muhalefet partisinin, siyasi işleyişini, siyaset üretme alışkanlıklarını,  politikalarını, alternatifliğe, iktidar hedefine yönelik olarak,  üyeleriyle, seçmeniyle, halkla değerlendirememesi,  taşıdığı sorumluluğu yerine getirip getiremeyeceği yönündeki bilinemezliklerin sürmesine neden olmaktadır.  CHP sergilediği görünümle, halkın iradesinin temel olduğu, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilecek sistemin inşa edilmesindeki çabasını,  alternatiflik biriktirmek yönünde değerlendirememektedir. 

MHP’NİN KONUMU
Darbe girişiminin önlenmesinde MHP’nin halkın yanında yer alması, mücadeleye katılması önemlidir. Demokratik Hukuk Devletinin inşasında kendisine düşen sorumluluğu yerine getireceğini de açıklamıştır. Siyasi işleyişiyle ilgili yaklaşımlarını eski alışkanlıklarla sürdürmeye devam ettiği için,  eski siyasi görünümünü sergilemeye devam etmektedir.

HDP’ NİN KONUMU
HDP, darbe girişimine karşı çıkmış, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını sahiplenmiştir. Siyasi işleyişini dönüştürüp, teröre karşı konumunu netleştiremediği için,  bizim de elimizde olmayan nedenlerle anlayışımızı, siyasi işleyişimizi dönüştüremiyoruz görünümünü sürdürmektedir. Üyelerinin, seçmenlerinin, halkın iradesini belirleyici kılıp,  evrensel demokrasinin kural ve kurumlarına göre sürdürülen yapılanmayı başaramadıkları için, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü, Demokratik Türkiye’lilik iddiaları sadece iddia durumunda kalmaktadır.   

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLAYAMAYAN SİYASİ PARTİLERİN 
DEMOKRATİK TÜRKİYE’ NİN İNŞASINDAKİ SORUMLULUKLARI

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumdan kurtulması, yapısal sorunlarını çözebilmesine bağlıdır. Darbe girişiminin halk tarafından önlenmesi, Türkiye siyasetine, yapısal demokratik dönüşümün başarılmasıyla ilgili vazgeçilmez sorumluluk yüklemiştir. Siyasi işleyişlerini, politika üretimlerini demokratikleştiremeyen siyasi partiler, Türkiye’nin demokratik dönüşümünü başarmakla karşı karşıya kalmışlardır. Her geçen gün, sorunların çözülememesinden kaynaklanan baskılar yoğunlaştıkça, siyasi kadrolar,  karşıtlık ekseninde, bir birlerinin başarısızlıkları üzerinden sürdürdükleri siyasi alışkanlıklarına dönebilme ihtimali vardır. Kendiliğinden işleyen demokratik kurumsal mekanizmalarla yönetilmeyen, politika üretemeyen siyasi partilerimizin, Demokratik Türkiye’nin inşası için yarışarak siyasi başarı elde etmeye yönelmeleri çok zordur. Demokratik Hukuk Devleti Türkiye’ sinin inşasının, siyasi partilerin demokratik dönüşümüyle birlikte tartışılıp, aşılmaya çalışılacağı zor bir dönemin içerisindeyiz.

Bu yazı toplam 1119 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37