1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. YENİ YÖNETİM SİSTEMİNİN KABULÜ VE HALKIN UYARISI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ YÖNETİM SİSTEMİNİN KABULÜ VE HALKIN UYARISI

A+A-

Halk, yeni yönetim sistemini eksiğine rağmen daha kabul edilebilir buldu ve uyardı. İktidar partisini ve ana muhalefet partisini, değişen ve gelişen Türkiye koşullarına göre kendilerini aşıp, yeniden üretemedikleri için her ikisine de uyarıda bulundu. İktidar partisini Cumhurbaşkanı adaylarının 10 puan altında destekledi ve meclis çoğunluğunu sağlayamaz konuma taşıdı. Ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayını da partinin 8 puan üstüne çıkardı. İktidar partisini, güvenlikçi, korumacı siyasete mecbur etmekle kalmadı Kürt siyasetinin temsilini, kapsayıcı, eşitlikçi, demokratikliği gözeterek dikkate almaya da zorladı. Ana muhalefet partisini de güvenlikçi, korumacı yeni oluşan siyasetle ilişkilendirip, Kürt siyasetinin, kapsayıcı, eşitlikçi, demokratik yaklaşımlarla sahiplenilmesi yönünde uyardı.

AK PARTİ’YE 7 HAZİRAN VE 24 HAZİRAN UYARISI 
Halk, iktidar partisi siyasetinin normalleşmeyi sağlayamayan durumunu kabullenmediğini gösterdi.  Daha önce 7 Haziran seçimlerinde yaptığı uyarının, fabrika ayarlarımıza geri dönüyoruz yaklaşımıyla geçiştirildiğini ortaya çıkarmış oldu. Halk, geri dönüşün, Türkiye’ nin sorunlarının çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını gözeten yaklaşıma olmadığını, kendi siyasi konumunu merkeze alan siyasete dönüştüğünü yansıttı. Vesayet sistemine karşı verilen mücadeleyi, eksiğiyle, yanlışıyla desteklemiş, başarıya ulaşılmasını sağlamıştı. Değişen, gelişen Türkiye’nin sorunlarının çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasının yeni ortak dava olarak tanımlanıp, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik sağlanarak karşılanmasını bekliyordu. Sağlanan ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle, Demokratik Hukuk Devletinin, en kapsamlı, en demokratik, en eşitlikçi, en evrensel kural ve kurumlarla inşa edilmesini genel geçerli hedef olarak vazgeçilmezliğe taşımıştı. Halk, iktidar partisinin halkın kabullerini, vazgeçilmezliğe taşıdıklarını değil, kendi siyasi konumunu merkeze almasını onaylamadığını ortaya koydu.

CHP SİYASETİ
Halk, CHP siyasetinin sürüklendiği siyaseti de deşifre edip değişmesi uyarısında bulundu. Ana muhalefet siyaseti, liderin ve merkezin belirleyiciliğiyle, parti içi dengeler gözetilerek, nisbi demokratik uygulamalarla sürdürülen siyasete dönüşmüştü. Bu siyaseti daha önceki genel başkanın liderliğinde sürdürülen vesayet sisteminin bağlayıcılığını gözeten siyasetten daha iyi bulmasına rağmen yeterli görmüyordu. Ana muhalefet partisinden, Türkiye’nin sorunlarının çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını sağlayacak demokratik dönüştürücü siyaseti temsil etmesini bekliyordu. Bu nedenlerle sergilenen siyaset, alternatifliğe ulaşılıp, iktidara gelme hedefinin başarılmasına yetmiyordu. Türkiye’de yaşanan gerçeklik, genel başkanın sergileyip, başardığı adalet yürüyüşünde ortaya çıkmıştı. Demokratik dönüştürücü siyaseti temsil etmese de, halkın kendisi gibi olma, hayata tutunma mücadelesini, kendisini en verimli gerçekleştirme çabasını kabullenen yaklaşım toplumsal muhalefetçe desteklenip, kitleselleşmesi sağlanmıştı. CHP siyaseti adalet yürüyüşündeki desteği kendi konumunu merkezde tutmak için değerlendirdi ve demokratik dönüştürücü siyaset alanının temsiline taşıyamadı.

CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI
Halk, ana muhalefet partisinden sorumluluğunu yerine getirmesini, katlanılamaz hale sürüklenen iktidar partisi siyasetinin aşılmasını, alternatifliğin ortaya konulmasını bekliyordu. Ana muhalefet partisi, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacının karşılanmasını içselleştirmeliydi. Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanarak, Demokratik Hukuk Devletinin en kapsamlı, en demokratik, en eşitlikçi, en evrensel kural ve kurumlarla inşasının tamamlanması hedefini sahiplenmeliydi. CHP sürüklendiği siyaseti aşıp, demokratik dönüşümünü tamamlayarak halkın beklentilerini gerçekleştirecek hale gelemedi. Parti içi muhalefetin adayının Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmesi, adayın yaptığı hamleyi aşamaması nedeniyle gerçekleşmişti. Bu defa halk, Cumhurbaşkanı adayının, halkın kendisi gibi olma halini sergileyen performansını destekleyerek, hem CHP’nin sergilediği siyasetinin, hem de iktidar partisin siyasetinin sarsılmasını sağladı.

CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYINA VERİLEN DESTEK
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayına verilen destek, iktidar partisi siyasetine ve CHP’nin demokratik dönüşümü temsil edemeyen, alternatifliği sağlayamayan siyasetine yapılan uyarıdır. Halkın kendisi gibi olma halini destekleyerek, adalet yürüyüşünde olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Türkiye’nin sorunlarının çözümünün, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasının merkeze alınması eğilimi ortaya konulmuştur. İktidar partisi siyasetinin sürüklendiği siyasette görüldüğü, adalet yürüyüşü başarısında ortaya çıktığı gibi, verilen destek sadece başarı olarak sahiplenilirse yeterli olmayacaktır. Cumhurbaşkanı adayına verilen destek doğru okunup, demokratik kurumsal siyasi yapılanmanın tamamlanması sağlanmak zorundadır. Türkiye’nin değişmesi, gelişmesi, Demokratik Hukuk Devleti kurumsal işleyişi ulaşması mücadelesinin başarıyla tamamlanmasının başka yolu ve yöntemi de bulunmamaktadır.

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.