İlksen ÇAĞLAYAN

İlksen ÇAĞLAYAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeniden

A+A-

Yemyeşil yaprakların kimi kızardı önce, kimi de sarardı ve neredeyse hemen hemen hepsi döküldü şu günlerde. Bir daha ve bir daha, yeniden yeşermek, yeniden çıkmak için uzunca bir uykuya yattılar aslında. Bazen olabilir işte tükenirsin, bitersin o bir zamanlar yeşil olan ama sadece şu an için yitip giden yapraklar gibi sonradan yeniden yeşerir gönlünde, yeniden renklenir, yeniden canlanır içinde bir yerler ve bir daha doğarsın. Şu ana dek bitti sandığın kaç ilişki yeniden canlanmadı ki sanki hayatında? Kaç tane bitti dediğin şey yeniden başlamadı ki? Kaç tane söndü denen yangın veya kaç tane yok oldu dediğin bir umut tamamen bitti? Hepsi yeniden doğmadılar mı? Hepsi sıfırdan başlamadılar mı aslında? Kaç tane yok oldu dediğin hayal, kaç tane tükendi dediğin bir umut, kaç tane  kendi elinle bile olsa yok ettiğin bir  ilişki yeniden başlamadı mı? Hayat böyle aslında. Bitti dediğin yerden yeniden başlamak için var. Sen yeter ki yeniden iste veya umut et veya yeniden baştan al, geriye sar her şeyi. İncindiklerini ve seni incitmiş olanları at önce, kırıldığın ne varsa kendi içinde yok et ve bir daha dönme, bakma geriye ve o kırıldıklarına. Bakma veya düşünme onları.  Oradan değil ama belki başka bir yerden, kişiden veya bir düşünceden uzağa git, dönme bir daha moralini bozma, belki bugün tadı yoksa, tuzsuz, tatsızsa hayat, dedim ya o yapraklar gibi yeniden yeşerecek zamanla ve yeniden canlanacak gözünün önünde veya içinde bir yerlerde her şey. Sen yeter ki bir kez daha dene… Belki eskisi gibi olmayacak, belki çok da istediğin gibi olmayacak ama inan ki yeniden bir şeyler başlayacak ve bu senin için belki çok daha iyi olacak.

Güzel Bir Hikaye

Eski çiftlik evini tamir etmesi için tuttuğum marangoz, zorlu çalışmanın ilk gününü tamamlamıştı. Elektrikli testeresi bozulmuş, bir saat kaybetmesine yol açmıştı ve şimdi de eski kamyonu çalışmıyordu. Onu evine götürürken sessizce oturdu. Evine vardığımızda, ailesiyle tanışmam için beni eve davet etti. Sonra ön kapıya doğru yürürken kısa bir süre küçük bir ağacın önünde durdu ve iki eliyle ağaçların dallarına dokundu. Kapı açıldığında çarpıcı bir değişim oldu: güneşten yanmış yüzü kocaman bir gülümsemeyle aydınlandı; iki çocuğuna sarıldı ve karısını öptü. Daha sonra bana arabama kadar eşlik etti. Ağacın yanından geçerken, ona merakla biraz önce ne yaptığını sordum. O benim sorun ağacım, diye cevap verdi. Biliyorum ki işte sorunlardan kaçmanın bir yolu yok ama kesin olan bir şey var: sorunların evin dışında, karımdan ve çocuklarımdan uzakta tutulması gerekiyor. Bu yüzden her akşam eve geldiğimde sorunlarımı bu ağaca asıyorum. Sonra, ertesi sabah onları tekrar alıyorum. Gülerek devam etti Komik olan şu ki sabah onları almaya gittiğimde, bir önceki gün astığımı hatırladığım kadar fazla olmuyorlar! (Rosario Gomez A.  "Ruhu Olan Öyküler")

Bu yazı toplam 675 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.