1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Yeniden “Yeşilimiz” oldu
Yeniden “Yeşilimiz” oldu

Yeniden “Yeşilimiz” oldu

andarma içindeki “Yoldan çıkmış yapılanma” olarak bilinen JİTEM ile özdeşleştirilen Mahmut Yıldırım (Yeşil) her taşın altında olduğu iddia edilen, her faili meçhul cinayetin bir numaralı akt

A+A-

Türkiye'de Mafyaların, çetelerin gündemde olduğu “Susurluk”un, faili meçhul cinayetlerin çok konuşulduğu 90'lı yıllarda en çok tartışılan isimlerden biri “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım'dı.

Jandarma içindeki “Yoldan çıkmış yapılanma” olarak bilinen JİTEM ile özdeşleştirilen Mahmut Yıldırım (Yeşil) her taşın altında olduğu iddia edilen, her faili meçhul cinayetin bir numaralı aktörü olmakla suçlanan görünmez kişiydi. Devletin tozlu raflarına kalmış hangi faili meçhul cinayet, hangi olumsuz, karmaşık eylem varsa “Bu Yeşil'in işi” diyerek herkes altından sıyrılıyordu.

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın çok az fotoğrafı vardı. Ama kırlaşmış hafif sakallı, objektiflere herkesle alay edermiş gibi bakan bir fotoğrafı, bütün gazetelerde binlerce kez basıldı, bütün televizyon kanallarında gösterildi. Türkiye'de yaşayan herkesin kafasına bir şekilde “Yeşil” portresi adeta kazınmıştı.

Zaman içersinde her gün yapılan “Yeşil” haberleri azaldı. Haftada bir, ayda bir çıkmaya başladı. Son yıllarda tamamen bitti. Artık öldüğü, yok olduğu kabul ediliyordu.

Düne kadar...

Dün yine bütün ulusal gazetelerde “Yeşil” Mahmut Yıldırım'ın o eski arşiv fotoğrafları yayınlandı.

Ergenekon Çetesi hakkında çok şey bildiğini söyleyen, hem sanık, hem tanık, hem itirafçı emekli Albay Arif Doğan, özel yetkili savcı Zekeriya Öz'e 15 saat ifade verirken “Yeşil hâlâ yaşıyor. Tunceli'de dolaşıyor. Aracılar sayesinde kendisiyle ara sıra görüşüyoruz” demiş.

Böylesine konuşulan, böylesine tanınan ve aranan bir adam hangi deliğe girmiş olursa olsun bugüne kadar bulunurdu. Bence Emekli Albay uyduruyor. İlgi toplamaya çalışıyor. Bu amaçla da “Yeşil” i hortlatıyor…

Bu arada son yıllardaki birkaç faili meçhulü de gene “Yeşil” e yıkarlarsa hiç şaşırmam…

 

Ragıp Savaş doğru söylüyor

İzmitli sanatçı Ragıp Savaş, bir dönem Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın sanat yönetmenliğini yaptı. Başarılı oldu. Kendi isteğiyle bu görevden ayrıldı. Daha sonra İzmit'te bir ilki gerçekleştirdi İSM'yi (İzmit Sanat Merkezi) kurdu.

Ragıp Savaş, hem ilimizdeki potansiyeli hem de Türkiye'de çok hızlı gelişip büyüyen film-dizi sektörünün ihtiyaçlarını çok iyi biliyor.

Film sektörünün, büyük kapalı alanlara, çekim yapılacak platolara ihtiyacı var. Aynı anda pek çok dizinin, filmin çekimlerinin yapılabileceği, sektörün ihtiyaç duyduğu her türlü unsuru barındıran büyük binalar Türkiye'de yok.

Savaş, Büyükşehir Belediyesi'nin atıl bıraktığı, kimi zaman erzak deposu, kimi zaman kömür deposu olarak kullanıp, adeta öldürdüğü Uluslararası Fuar Merkezi binasının, film platosu için çok uygun olduğunu görmüştü. Büyükşehir yöneticilerini de ikna etti. Bu şekilde işletilmesine yönelik ihale yapıldı.

Ama işin sonu gelmedi. Eski Gölcük Yolu üzerindeki Uluslararası Fuar Merkezi binası film platosu olarak kullanılsa, burada onlarca dizinin, filmin çekimleri yapılacaktı.

İzmit hem ticari anlamda hem tanıtım anlamında kazanç sağlayacaktı.

Ama film platosu projesi havada kaldı.

Büyükşehir, bu dev binayı ne fuar merkezi olarak kullanabildi, ne film platosu yapabildi. Ragıp Savaş, film platosu projesinin canlandırılmasını istiyor.

Bence Büyükşehir bu konuyu bir kez daha gündemine almalı.

 

Acun’a özel uçak yakışır...

Son günlerde ulusal gazetelerde okumuşsunuzdur. Televizyonlara programlar yaparak hayatını kazanan Acun Ilıcalı, kendisine 5-6 milyon Dolar değerinde özel jet uçağı almak için araştırma yapıyormuş.

İlk bakışta “Acun da amma havalandı” diyenler olacaktır. Ama Acun Ilıcalı'nın Türk televizyonlarındaki en başarılı “Ekmeğini taştan çıkartan” programcı olduğunu kabul etmek gerekir. Sürekli çalışıyor, üretiyor, kazanıyor. Kendi alanında Türkiye'nin vergi rekortmenleri arasında.

Acun Ilıcalı kendisine televizyonculukta Amerikan modelini seçti. Ünlü insanları konuk eden programlarla değil, tamamen sıradan, halkın içinden, ama özel testlerle seçilmiş insanlarla reyting rekorları kıran programlar hazırladı.

“Var mısın, Yok musun” Acun'un en çok izlenen, en çok parlayan programı oldu. Yıllardır süren bu programa sıradan birer insan olarak katılanlar, şöhrete ulaştı, milyonlarca kişi tarafından tanındı.

Acun başka programlara da hayat verdi. Televizyonlarda hem kış aylarında, hem yaz aylarında en çok izlenen programlar Acun Ilıcalı'nın programları oldu.

Yani başardı. Önemli iş başardı. Şimdi kendisine uçak almayı hem hak görüyor, hem de gerçekten çok seyahat ettiği için böyle bir uçağa ihtiyaç duyuyor. Acun'un özel jet girişimi, görmemiş zenginlerin laf olsun diye kendilerine özel uçak almasından çok farklı bir iş.

Acun Ilıcalı, özel jete sahip olmayı en azından İbrahim Tatlıses'ten daha fazla hak ediyor.

Bu haber toplam 748 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.