İlksen ÇAĞLAYAN

İlksen ÇAĞLAYAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yepyeni

A+A-

Hiç düşündünüz mü boş yere canınızı sıkan herhangi bir şeyin sizin için sonradan o kadar da önemli olmadığını ? Ya da şu anda sizi inanılmaz derecede rahatsız eden bir durumun aslında yakın bir zamanda hem de çok yakında sizi o kadar da üzmeyecek olduğunu? Bazı  şeyleri gereğinden fazla düşünüyoruz bazen. Gerektiği gibi gerektiği yerde bırakmak aklımıza gelmiyor çünkü ya da geliyor da o da işimize gelmiyor. İstemiyoruz bırakıvermeyi, salıvermeyi bazen de koyvermeyi. Gereğinden fazla dizginleri tutuyoruz elimizde. Gereğinden fazla kontrol ediyoruz her şeyi, olan biteni ve herkesi. Bazen de çabalıyoruz elimizden gelenin daha da fazlasını yapmak için, sırf karşı taraf üzülmesin, gücenmesin diye. Halbuki kendimizi önemsemiyoruz aslında gerektiği kadar. Hatta gereğinden fazla önemsediğimizden bizim dışımızdaki her şeyi kendimizi unutuyoruz, üzülüyoruz, mutsuz ediyoruz, içten içe kendimizi hırpalıyoruz. Taşıyamacağımız yükler, düşünceler biriktiriyoruz. Yüreğimizde bize ağır gelen bir sürü sızıyı, beynimizde ise dönüp dolaşan ve aslında kendi kendimize ürettiğimiz bir çok  karmaşayla yaşamak durumunda kalıp hayatı zindana çeviriyoruz kendi kendimize.

 Bu hafta hepimiz için yeni ve temiz bir sayfa açacağımız bir hafta olsun. Bizi üzen, geren, fazlasıyla düşünmek zorunda bırakan durumu ve kişileri bir kenara bırakalım. Sorunları, kafamızda boş yere gezinen dertleri, kendi kendimize kurduğumuz kuruntuları ardımızda bırakalım. Hiçbir şeyin aslında o kadar da önemli olmadığını, hiç bir şeyi de gereğinden fazla düşünmemek gerektiğini hatırlayalım. Şu dünyada aslında yeterince iyi bakarsak , yeterince güzel düşünürsek hem kendimiz , hem başkaları hem de durumlar için daha iyi olduğunu bilelim. Stresin, rekabetin, kötü düşüncelerin bizim üzerimize yükler bindirdiğini hatta hastalık olarak kendini gösterdiğini unutmayalım. Sırtımıza binen yükleri azaltalım, biraz da kendimiz için fedakarlık yapalım.  Biraz daha fazla kendimizi önemseyelim, yine de kırmadan ama daha da önemlisi kırılmadan. Hepimizin ve herkesin eksikleri , hataları olduğunu düşünüp ama bunları kendimize eziyet haline getirmeden yaşayalım. Problemlerin aslında geçici olduğunu geride ve kalıcı olarak kalanın aslında her zaman güzel hatıralar ve duygular olduğunu hatırlayalım.  Bunu en azından kendimiz için sonrasında da sevdiklerimiz ve etrafımızdaki herkes için yapalım. Haydi!  :)

Güzel Bir Hikaye Bardağı Yere Bırakın

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.

Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ...ve ardından sordu.

-"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"

-50 gram!' .... '100 gram!' .....'125 gram'..diye öğrenciler yanıtladı.

-"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem, " dedi profösör, "ama, benim sorum şu ki :"Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"

-'Hiçbir şey' diye yanıtladı öğrenciler.

-"Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez.

-"Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı

-"Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"

-"Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!".

Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.

-"Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?"diye sordu profesör.

-"Hayır." diye yanıtladı herkes.

-Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?

Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

-"Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu.

-"Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.

-"Kesinlikle! " dedi, profesör.

"Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,Fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!

“Ne kadar yalansız yaşarsak, o kadar iyi.”

CAN YÜCEL

Bu yazı toplam 1534 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.