• BIST 97.380
  • Altın 144,344
  • Dolar 3,5577
  • Euro 3,9738
  • Kocaeli 19 °C

Yerele nasıl yansır

İsmet ÇİĞİT
AKP içinde başlayan büyük kavganın haklısını haksızını, doğruluğunu yanlışlığını tartışmak ya da değerlendirmek bize düşmez. Ancak, Başbakan Yardımcısı Arınç ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında başlamış gibi gözüküp; Ankara Belediye Başkanı Gökçek ile Arınç arasında yanardağ patlaması gibi gelişen bu olayın çok önemli bir tarafı var: 
Böyle bir şey, 2001’de kurulan AKP’de ilk kez yaşanıyor.. 
……….
Mermi namludan, diş macunu tüpten çıktığı zaman, geri getirip, yerine koyamazsınız.. AKP’de özellikle 17-25 Aralık operasyonları ardından da bazı benzer gelişmeler olmuştu. Yolsuzlukla suçlanan Bakanlar arasında bulunan ve istifası istenen Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, “Ben Başbakan’ın emirlerini uyguladım” sözleri. Milletvekili Hakan Şükür’ün partiden istifası, İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin ile Kütahya Milletvekili İdris Bal’ın AKP’den ayrılıp yeni bir parti kurma girişimleri, AKP içinde başlangıçta önemli çatlaklar gibi görülse de, sonradan partiye büyük zarar vermeden, büyük tahribat yapamadan yatıştırılmış, hatta AKP içinde her fırsatta konuşulan “Birlik beraberlik”  kavramının pekişmesine, Recep Tayyip Erdoğan’ın çok rahatça 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilmesine vesile olmuştu. 
Ancak bu defaki biraz farklı..Bu defaki aktörler çok ciddi isimler. Söyledikleri de yenilir yutulur cinsten değil.. 
Kısaca süreci hatırlayalım..  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde kendi siyasi geleceğini tehlikeye atarak, hatta kimi değerlendirmelere göre, yasaları da yok sayarak başlattığı MİT üzerinden yürüttüğü barış sürecinde sorumluluk doğal olarak Ahmet Davutoğlu Başbakanlığındaki hükümetin üzerine geçmişti. Davutoğlu ve hükümet, bu süreci götürmek konusunda son derece iddialı ve kararlıydı. İmralı ile görüşme trafiği hızlanmış, hükümetin geçen 21 Mart’ta Diyarbakır meydanında okunacak “Öcalan mektubu” ile ilgili beklentisi yükselmişti. Tam HDP’den yeni bir heyet 21 Mart mektubu için İmralı’ya görüşmeye giderken, Ukrayna’ya hareket etmek üzere olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilginç bir açıklama geldi. Hükümetin, barış sürecindeki diyalogları yürüten Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın ağzından açıkladığı “İzleme heyeti”, ya da HDP’lilerin tabiri ile “Üçüncü göz” oluşumuna yeşil ışık yakmasına, Cumhurbaşkanı itiraz etti.  Erdoğan, “Bunu yanlış buluyorum” dedi. Cumhurbaşkanı, Ukrayna gezisinin dönüşünde, bu kez uçakta barış sürecinde hükümetin tavrını eleştiren açıklamalarını bir adım daha ileriye götürdü, “Dolmabahçe’de hükümet ile HDP’nin birlikte açıkladığı 10 maddelik deklarasyon da yanlıştır” dedi. Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin başlattığı barış sürecinde, Davutoğlu hükümetinin yeni ve radikal adımlar atmasına sıcak bakmadığını açıkça gösterdi. 
Doğrudan Başbakan’dan hiç ses çıkmadı. Ama Başbakan Yardımcısı Arınç, Cumhurbaşkanına yönelik, “Türkiye’yi hükümet yönetiyor. Cumhurbaşkanımızın sözleri, hem hükümeti, hem kendisini yıpratır mahiyettedir” gibisinden bir eleştiri yaptı. Arınç ile Erdoğan arasındaki polemiğin çok uzaması, büyük sorun haline gelmesi beklenemezdi. Hiç kuşku yok ki Arınç, daha önce de bazı daha küçük polemiklerde olduğu gibi geri adım atacak,  olay tatlıya bağlanacaktı. 
Ama sosyal medyaya çok meraklı olduğu bilinen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bir mesaj yayınladı, ortalık karıştı. Gökçek, Cumhurbaşkanını elden geldiğince 
lisan-ı münasiple, fazla hırpalamamaya gayret ederek eleştiren Arınç’ı, “Paralel yapının adamı” olmakla suçladı, derhal istifa etmesi, ya da görevden alınması gerektiğini söyledi.
Aynı zamanda Hükümet Sözcüsü olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çankaya köşkünde yapılan ilk bakanlar kurulu toplantısının ardından açtı ağzını, yumdu gözünü. Gökçek’i çok ağır biçimde suçladı. “Ankara’yı parsel parsel paralel yapıya sattı” dedi. “Bütün bunları, oğlunu milletvekili adayı yapabilmek için yapıyor” dedi. Arınç’ın sözlerinin satır aralarını iyi değerlendirdiğinizde, sonuçları çok tartışılan 30 Mart’taki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik bir imayı da hissedebilirsiniz. Arınç, “Partime zarar vermemek adına şimdilik fazla konuşmayacağım. Ama 8 Haziran seçimleri bitsin, daha fazla konuşacağım” demeye de getirdi. 
………..
Bu tablo, AKP içinde çok büyük bir kavganın, güç gösterisine dayalı büyük bir mücadelenin başladığının kanıtıdır. Kimileri, bütün bu olayların 7 Haziran seçimleriyle ilgili olarak şu sıralar parti genel merkezinde hazırlanan milletvekilliği aday listeleri ile ilgili olduğuna dikkat çekiyorlar. 
Elbette bu gelişmelere bakıp, özellikle Başbakan Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında iplerin koptuğunu söylemek ya da kopacağını beklemek büyük bir hayalperestlik olur. Hele hele AKP açısından da büyük önem taşıyan 7 Haziran seçimleri öncesinde Davutoğlu da, Erdoğan’da kendilerine büyük zarar verecek böylesi bir kavganın derinleşmesine izin vermeyeceklerdir. 
Ama artık AKP’de bir şeyler değişmiştir. Partinin, kamuoyu nezdinde en fazla itibar görmesini sağlayan olgu, kendi içindeki birlik, beraberlik, parti içindeki saygı-sevgi bağları olmuştur. Gökçek ile Arınç arasında bu ipler tamamen koptu. Gökçek, dava açacağını söyledi, Arınç 7 Haziran’dan sonra daha gazla konuşacağını açıkladı. Hem Gökçek, hem Arınç yapı açısından da kendi inandıkları doğrular konusunda her türlü kavgayı göze alabilecek kişilerdir. 
……….
Bu noktada bizim açımızdan yanıtı aranması gereken soru ise şudur: AKP içindeki bu ilk büyük kavga, bizim ilimize nasıl yansır?.. Mutlaka yansımaları olacaktır. Mutlaka, 7 Nisan’da açıklanacak 7 Haziran seçimlerinin milletvekili aday listesine yansıması olacaktır. AKP’nin ilimizdeki teşkilatlarına topyekün bakıldığında, 2001’den buyana partide küçük ya da büyük siyasi görevler üstlenmiş herkes topluca düşünüldüğünde, bizim ilimizde de parti içinde pek çok Gökçek ve pek çok Arınç bulunduğunu söyleyebiliriz. Onlardan biri konuşur, diğeri kalkıp yanıt verirse, birden bire pek çok kirli çamaşırın ortaya dökülmesi de kaçınılmazdır.
Hele şu 7 Nisan’ı bekleyelim.. Aday listesi nasıl çıkacak. Kocaeli’de AKP içinde yer alıp, konuşmamak için uzun süredir kendisini zor tutan pek çok önemli ismin bulunduğu bir vakadır. AKP’de ilk kez kılıçlar böylesine çekildi. Mutlaka teşkilatlara da yansıması olacaktır. Bekleyelim, göreceğiz.
Bu yazı toplam 179 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37