1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Yeter artık, erken seçim falan olmasın
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeter artık, erken seçim falan olmasın

A+A-

Birçok defa seçimlerden artık bıktığımı- yorulduğumu yazdım. Bir gazeteci olarak fazlasıyla malzeme bulsak da bir insan olarak seçimin yarattığı gergin atmosferden hoşlanmıyorum. İnsanlar ve kurumlar, sağduyularını kaybediyorlar- başkalaşıyorlar. Ama sadece benim açımdan değil, seçimlerin sıklığı birçok açıdan sıkıntı.

Bir- Ekonomi kötü etkileniyor: Seçim ekonomisi denen bir şey var. Seçim propaganda döneminin ülkeye maliyeti çok yüksek oluyor, artı uçuk kaçık vaatler ile bu tablo mali açıdan kabul edilemez bir noktaya geliyor.

İki- İstikrar getirmiyor: Çok seçim yapmak demek, siyasete istikrar gelecek demek de değil.

Üç- Birlik ve beraberlik bozuluyor: Toplumsal kutuplaşma seçimler sıklıkla yapıldığında artıyor.

***

Son dönem seçimlerine şöyle bir bakalım:

Bir- 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri,

İki- 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi,

Üç- 7 Haziran 2015 Genel Seçimi,

Dört- 1 Kasım 2015 Erken Genel Seçimi,

Beş- 16 Nisan 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Referandumu,

Altı- 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri,

Yedi- 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri,

Ve tüm Türkiye’yi etkilemesi göz önüne alınırsa;

Sekiz- 23 Haziran Yenilenen İstanbul Belediye Başkanlığı Seçimi…

Yani altı yılda sekiz seçim…

Ortalama yılda 1.25 seçim yapılmış.

***

***

Bunları neden yazıyorum. Çünkü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ilginç şeyler söyledi. Kendisine Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun parti kurulması çalışmaları sorulan Akşener, "Nasıl ki biz MHP’den ayrılıp partimizi kurma faaliyetini başlattığımızda önümüzü kesmek için Sayın Bahçeli seçim istediyse, şimdi de Babacan ve Davutoğlu için benzer bir durumla karşılaşıp, küt diye seçimi önümüzde bulabilirizdemiş.

Buyurun, buradan yakın…

***

Ben erken seçime sıcak bakmıyorum, olacağını da sanmıyorum. En azından okuduğum bu konjonktürde bu kararın verildiğini sanmıyorum.

Daha net yazayım, o aşamaya kadar iktidarın başka aşamaları geçmesi gerek.

Bir- Önce AK Parti bir atak yapacaktır. Yapıyor da… Twitter’de Türkiye Ak Parti ile şahlanıyor etiketi ile İleri daima ileri sloganıyla başlatılan hamle gösteriyor ki AK Parti önce kendi iç yaralarını saracak ve partililerin motivasyonunu artıracaktır.

İki- Anketlere bakılacaktır. Yeni oluşumlar her şeye rağmen hızlı bir yükseliş gösterirse erken seçim olur. Küçük kopuşlar nedeniyle AK Parti bir erken genel seçim kararı almaz. Üç- Üç- Rakamlar iktidar lehine. Muhalefetin kazanılan belediye başkanları nedeniyle büyük zafer olarak nitelediği 31 Mart Seçim sonuçlarını bir genel seçim gibi okursanız Cumhur İttifakı’nın 24 Haziran kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz. Cumhur İttifakı’nın oyları yüzde 51.64, Millet İttifakı’nın oyu ise yüzde 37.57… yani dengeyi bozmak o kadar da kolay değil. Yeni oluşumların neredeyse yüzde 10’u aşan bir oy alması gerek. Bu da kolay değil.

Dört- Öncelik kongreler. AK parti kongre süreci verildi. Yani teşkilatların yenilenmesi daha kıymetli… Sonbaharda delegelerin belirlenmesi ile belde ve ilçelerde kongreler başlayacak.

***

Ancak Akşener’in Habertürk'ten Muharrem Sarıkaya'ya verdiği röportajda, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun parti hazırlıklarına olumlu bakarken, “Tek eksiğimiz muhafazakar dindarlara ulaşmakta yaşanıyor. Çünkü Erdoğan aramıza kalın bir duvar koydu. Babacan ve Davutoğlu’nun partisi bu açıdan muhafazakar dindar seçmene çabuk ulaşmayı kolaylaştıracak yapılar olacak, çünkü onlarla arasına bizim gibi duvar öremez” de demiş.

Bu erken seçim ve yeni döneme dair farklı bir cümle…

Yani muhalefet 31 Mart’ta devam eden dengeyi yeni oluşumların bozmasını umut ediyor.

***

İyi de seçmen neye göre tercih yapıyor? Seçmen davranışlarını etkileyen çok değişken var. Hatırlayalım:

Bir- Kişilik- aile.

İki- Parti ile özdeşleşme.

Üç- Eğitim- meslek.

Dört- Etnik kimlik

Beş- Din- değerler

Altı- Cinsiyet- yaş

Yedi- Gelir seviyesi

Sekiz- Coğrafi yerleşim.

Dokuz- Seçim kampanyaları.

Bu verilerde ne değişti, bakın…

İkinci ve yedinci maddeler kıymetli. Dengeleri onlar bozabilir. Parti aidiyetleri ve ekonomi, bizi bir daha seçim atmosferine istemesek de sokabilir. Orada işler yolundaysa erken seçim için endişelenmeye de gerek yok.

Gerçekten bu koşullarda bir erken seçime de gerek yok.

Bu yazı toplam 1345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum