1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. YILBAŞI MANZARALARI!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

YILBAŞI MANZARALARI!

A+A-

Bugün, 1 Ocak 2019
Öncelikle yeni miladi yılın; şuurlanmaya, iç muhasebe yapmaya, geçmişten dersler çıkararak geleceğe daha güvenle bakabilmeye, daha üretken olabilmeye ve huzur içinde yaşayabilmeye vesile olması dileğimdir. 
Bildiğiniz gibi, Hıristiyanlara benzeşerek, abartarak ve hatta çığırından çıkartarak yeni yıl kutlama programları düzenlemek gerçekten akıllara ziyan davranışlardır. Noel kutlamalarıyla, şampanya patlatmalarıyla, çam ağacı süslemeleriyle, kumar ve içki masalarında sabahlara kadar boşça vakit geçirmelerle sözüm ona yapılan kutlamalar bizim kültürümüzle uzaktan yakından alakası yoktur. 
Taksim meydanında yapılan kutlamalarda ekranlara yansıyan taciz görüntüleri, sarhoşluktan evinin yolunu bulamayan ayyaş görüntüleri, içip içip sızmalar ve kumar masalarında olmadık değerlerini ortaya koyup dımdızlak evinin yolunu tutmalar ne yazık ki, aşina olduğumuz ikrah edici görüntülerdir. 
Bakınız, 
Ülkemizde bazı süpermarketler "Yılbaşı Paketi" hazırlamışlar.
Siz hiç Hristiyan aleminde "Ramazan Paketi" hazırlayan bir tane markete şahit oldunuz mu? 
Merhum Necip Fazıl Kısakürek, latife olaraktan da olsa boşuna: "Hıristiyanlar Kurbanda yedi kişi bir danaya girmedikçe, çam ağacı süslemem" dememiş.
Adamlar bizi iliklerimize kadar teslim almışlar, haberimiz yok.
Ben şahsen, bir yıl daha yaşlanmanın hüznünü yaşıyorum. Böylesi bir duruma kutlama tertiplemek ahmaklıktan başka bir şey değildir. Kimin nasıl yaşaması gerektiği, neyi kutlayıp neyi kutlamayacağı kendi bileceği bir iştir. Kimsenin hayatına müdahale edecek değilim. Lakin, uyarmak-ikaz etmek ve toplumu bilinçlendirmek her Müslümanın görevidir. 
Hemen hemen her sene başı, duyarlı olan her kes, bu çığırından çıkmış yılbaşı kutlamalarına reddiyeler yazan, bilvesile karşı görüş ifade etmeye çalışan hatırı sayılır miktarda insanımız var ve bunlar görevlerini yerine getiriyorlar. Buna rağmen, her yıl geçen her yıla nazaran daha şaşalı, daha abartılı ve daha bir çığırından çıkmış manzaralarla karşı karşıya kalıyoruz. Yani, anlayacağınız tüm bu ikaz ve uyarıların hiçbir hükmü yok gibi. Ama varsın olsun, tıpkı karınca misali her kes üzerine düşeni yapmalı ve bu tarz saçama sapan kutlamalardan kurtulmanın yolları aranmalıdır. Tabi bunları söylerken de, geçen sene Reyna katliamcısının yaptığı çılgınlığa kapı aralanmasına da asla ve asla müsamaha ve müsaade edilmemeli ve hatta şiddetle karşı çıkılmalıdır. 
İslam’ın amir hükmü, yanlışa karşı bir birimizi kardeşçe uyarmamızdır. İmha edici değil; ihya edici olmamızdır. Neticede, herkesin inancı kendine, dileyen dilediği gibi yaşamakta serbesttir. Müslümana düşen görev, hakkı tebliğ etmektir; zorlamak değildir. Nitekim Mevla’mız peygamberimize hitaben: Ğaşiye suresinin 21-22.ayetlerinde: “Fe zekkir, İnnema ente müzekkir; leşte aleyhim bi müsaytır” Türkçesi: “Hatırlat, Muhakkak sen hatırlatıcısın; onların üzerine zorlayıcı değilsin” buyurarak tebliğ metodunu özenle ve özellikle salık vermiştir; şiddeti değil! 

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 986 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum