1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. Yılın sonu, yılın başı nasıl kutlanmalı
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Yılın sonu, yılın başı nasıl kutlanmalı

A+A-
Konuya girmeden önce miladi ve hicri takvimlerle alakalı kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. Miladi takvim;  Hz. İsa'nın  (as)  doğum tarihini başlangıç tarihi olarak alan, dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zaman dilimini bir yıl olarak kabul eden bir takvimdir. Bu takvime göre 1- Ocak günü miladi yeni yılın başı kabul edilir.
Hicri takvim; Hicretten 17 yıl sonra Hz. Ömer'in halifeliği döneminde Hz. Ali'nin teklifiyle Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) Mekke'den Medine'ye hicret ettiği tarih olan, 622 tarihini başlangıç tarihi olarak kabul eden bir takvimdir.  Ay'ın, dünyanın çevresini 12 defadaki toplam dönüşünü 354 gün 8 saat 34 saniyede tamamladığından, bu süre bir kameri sene olarak kabul edilmiştir. Hicri takvime göre yeni yılın başlangıç ayı 1- Muharrem günüdür.
Türkiye miladi takvime 1917 tarihinde ittihakk-ı terakki döneminde, Takvim-i garbı ismiyle yürürlüğe girmiştir. Cumhuriyetin kurulmasıyla 26 Aralık 1925 tarihinde resmen kabul edilerek hicri takvimin kullanılmasına son verilmiştir. Miladi takvimin kabul edilmesiyle, Türkiye Müslümanlarını batı dünyasıyla uyumlaştırmayı düşünürlerken, bin yıllık İslami geçmişleriyle aralarında konulan engelleri ve İslam dünyası ile olan tarihi ve kültürel bağların nasıl koparıldığını bugün çok daha iyi anlayabiliyoruz. Miladi yılbaşı kutlamalarıyla, bilerek/bilmeyerek Hıristiyanlık kültürü halk arasında yayılmaya başlamıştır.
Miladi takvimi kabul ettikten sonra 27 Mayıs 1935 tarihinde kabul edilen bir kanunla,  Cuma gününü hafta tatili kabul eden 394 sayılı kanun yürürlükten kaldırılarak Hıristiyanların ibadet günü olan Pazar gününü tam gün, Yahudilerin ibadet günü olan cumartesini yarım gün,  1974 tarihinde tam gün olarak tatil yaptık.
Bu özet girişten sonra, miladi yeni yıl kutlamaları, Hıristiyan âleminde ve ülkemizde nasıl ve hangi maksatla kutladığına bakmakta fayda vardır. Batı Hıristiyanlarına göre, 25-Aralık, doğu ve kuzey Hıristiyanlara göre 6-Ocak günü, Hz. İsa'nın (as) doğum günü olarak kabul edilir. Bu iki gün arasını ve miladi yeni yılın başı olan 1-Ocak günüde bu günlerin içinde olduğundan 25 Aralıktan 6 Ocak tarihleri arasında yapılan kutlamalar Hıristiyan âlemi için dini bir bayram olarak kutlanmaktadır.
Noel baba asırlar önce yaşamış bir Hıristiyan rahibinin figürüdür. Asıl adı, Aziz Nikolas'tır. Noel baba, Hıristiyanlık âlemi için tamamıyla efsanevi bir karakterdir. Kuzey Hıristiyanları, özelikle Ruslar Noel baba'nın kendileri için koruyucu bir aziz olduğuna inanırlar. Batılı ve doğulu Hıristiyanlar, Noel babanın evlere bacalardan veya daha değişik yerlerden girerek, başta çocuklara ve fakirlere ve diğer insanlara değişik hediyeler bıraktığına güzel ve mutlu haberler verdiğine inanırlar.
Noel baba'nın anısını yaşatmak için, Hıristiyanların ekserisi 25 Aralıktan 6 Ocak tarihleri arasında evlerini, dükkânlarını, sokak ve caddelerine Noel baba figürleriyle, çam ağaçlarıyla süslemeye çalışırlar. Ayrıca bazı Hıristiyanlar Noel baba kılığına girip, özelikle çocuklara ve fakirlere hediyeler dağıtmak suretiyle sonradan Hıristiyanlığa sokulan bu bozuk kültürü yaşatmak ve İslam ülkelerine bir eğlence adı altında sokmak üzere, kabul edilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmayı önemli bir ibadet olarak kabul ederler.
Yılbaşı ve Noel kutlamaları her ne kadar farklı ise de Noel yortusunun devamı sayılacağından Müslümanlar bu geceyi kutlarken çok dikkatli olmalıdırlar.  Evleri, dükkânları, sokak ve caddeleri Noel baba figürleriyle, çam ağaçları ile süslemek, Noel kılığına girerek çocukları eğlendirmek Müslümanların hiç birine yakışmaz.
Müslümanlar Kur'an ve sünnete göre hareket etmeye mecburdurlar. Yüce Allah (CC) bizlere şöyle haber vermektedir. "Ey iman edenler Yahudi ve Hıristiyanları dost ( yönetici, veli, koruyucu) edinmeyiniz. İçinizden kim onlardan birini dost kabul edinirse muhakkak ki, oda onlardan sayılır. Allan zulm edenleri doğru yola çıkarmaz." (Maide 51)
Bir başka ayeti kerimde şöyle buyrulmaktadır. "Sonra seni din konusunda bir şeriat sahibi yaptık. Sen ona uy, bilmeyenlerin isteklerine uyma. Çünkü onlar Allah'a karşı sana hiçbir fayda veremezler. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostlarıdır. Allah' da takva sahiplerinin dostudur." (Casiye 45) Furkan suresinin 72 ayeti kerimesinde " Onlar yalan yere şahitlik yapmazlar. Boş ve faydasız bir şeyle karşıladıklarında oradan sükûnet ve ağırbaşlılıkla geçip giderler." Bu ayette geçen " ZURA" kelimesi müşriklere ait bayram demektir.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) "Kişi sevdiği ile beraberdir. Kim bir kavme benzerse o da onlardandır" buyurmaktadır.  Bu ayet ve hadisler ışığında anlaşılması gereken husus, gayrı Müslimleri yönetici, kabul etmek, dinlerini kültürlerini bayramlarını özenerek taklit etmek yasaklandığı halde, Maddi ilimlerini almak onlarla ticaret yapmak yasaklanmamıştır. Müslümanlar bu iki hususa dikkat ederek kendilerine çeki düzen vermelidirler.
Müslümanlar, Noel ile karıştırılmış, yeni yılbaşını kutlamaları caiz değildir. Fıkıh âlimleri şöyle diyor; Müslümanlar, yılbaşı gecesinde gayri Müslimlere özenerek ve eğlenerek bayram yaparlarsa küfre düşeceklerini söylüyorlar. Yılbaşı mutlu ve eğlenceli geçirilirse bütün yılın mutlu ve eğlenceli geçeceği gibi, saçma sapan bir inanış toplumun belleğine yerleştirilmeye çalışılıyor.
Yılbaşı gecelerinde yapılan, kültürümüz ve inancımızla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan, eğlencelerle birlikte oynanan kumarlar, içilen içkiler, ahlaksız danslarla, gençlerimizin batı kültürüne doğru nasıl yönlendirildiğini görmezlikten gelemeyiz. Bugünün amansız savaşı kültür emperyalizmi yoluyla yapılan dinsizlik ve ahlaksızlık savaşıdır. Bu savaş özelikle İslam dünyası üzerinde oynanmaktadır. Müslümanlarda utanmadan bu çirkin savaşa alet olmaktadırlar.
Müslüman yeni yılını kutlamak isterse,  akılı bir tüccar gibi, Yüce Allah karşı yaptığı kulluk görevlerinde kâr ve zararda olup olmadığının hesabını yapmalıdır. Kâr da ise yüce Allah' şükrederek, yeni yılda daha güzel işler yapaya çalışmanın gayretinde olmalı, zararda ise pişmanlık duyarak ve tövbe ederek yeni yılda kötü işler yapmaktan sakınmanın tedbirlerini almalıdır. Makalemizi, merhum A. Nihat Asya'nın, şu şiiri ile noktalayalım.
BİZE BİR NAZAR OLDU, CUMAMIZ PAZAR OLDU.
NE OLDUYSA HEP BİZE AZAR- AZAR OLDU.
YAKLAŞDIKCA HERSENE ÖZ YURDUMDA YILBAŞI,
YAPILIR MİLLETİME FRENKÇE SAHTE AŞI
SEN HIRİSTİYANMISIN? DİYE SORSAN DARILIR,
YILBAŞINDA HİNDİ, KAZ YEMESİNE BAYILIR.
BİLMİYORUZ ÇOĞUMUZ, NE EDİP YAPIYORUZ,
BATI, BATI DİYEREK, EYVAH HEP BATIYORUZ.
                                                                          
Bu yazı toplam 438 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.