1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. YİNE HAZAN MEVSİMİ GELDİ
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

YİNE HAZAN MEVSİMİ GELDİ

A+A-

Ne  güzel  söylemiş  şair.. Yine  hazan  mevsimi  geldi.. Yine  yapraklar  rüzgarların  peşi sıra    gidecek..

Ah.  Ah.  Güzelim  yaz  mevsimini  geride  bırakıyoruz  artık.. Eylül  ayı  yaprak  dökümü  özelliğini  taşıyarak  geldi  kapıya  dayandı.. İyi  güzelde  nasıl  dayandı  orası  esas  bizim  canımızı  yakan..Haaa, Mutlaka  Yaratanın  yarattığı  her  mevsimsel  dönemim de   kendine  has   tatlı  bir  yanı  vardır.. 

Ancak, eylül  ayı  ile  başlayan  sonbahar mevsimine ve  onu kapsayan aylara, toplumumuzun    büyük  kesiminin  gözüyle  bakacak  olursak, gerçekten  yandık.. İşte  o  dönemde  ortaya  çıkan  ne  yazık ki,  ekonomik  deprem  ve  ekonomik afet..

  Evet, “ Eylül  ayı  dert  ayı”  derdi  büyüklerimiz.. Her  anlamda  yıpratıyor  insanı.. Hele de  ne  kadar  ekonomik  darlık  içinde  olursan ol,  doğası  itibariyle  özgürlükler  içinde  yaşanan  yaz  aylarının  rehavetinden  sonra.. En  büyük  deprem  okulların  açılmasıyla  başlıyor.. Ve  ardından  irili  ufaklı  artçılarla  sarsılıp  duruyor  aile.. Okul  forma  artçısı,  kırtasiye  artçısı,  bayram  artçısı,  yakacak  artçısı,  giyim  artçısı  vs. vs. vs….

  Her  Eylül  ayında  pek  çok  ihtiyaç  sahibi  ailenin  dertlerini  paylaşırım.. Onların  sıkıntılarına  tanık  olup  ortak  bir  çözüm  yolu  bulmak  için  mücadele  veririm..  Bilhassa  anneler.. Gözleri  hiç  bir  şey  görmeden  bir  oraya,  bir  buraya  koşuşup  duruyorlar.. Düşündükleri  tek  şey  evlatları.. Okulda  diğer  çocukların  arasında  refüze  olmamaları..  Okul  idaresi  tarafından  azarlanmamaları,  arkadaşlarının  yanında  utanmamaları  ve  onların  kendileri  gibi  cahil  kalmalarını  engellemek.. O  nedenle de  okumalarını  sağlamak..  Ama  nasıl.? Her  şey  para,  her  şey  ateş  pahası.. Sadece  okul  forması  yüz  küsur.. Ayakkabı, hırka,  ceket,  mont.. Veee,  kırtasiye..

Eeeee,  çocuk  bir  değil ki.. En  azında  üç.. Hadi  bizler  biri  veya  ikisini  giydirelim.. Ya  diğerleri.. Anne  çıldırmasın da,  kim  çıldırsın.? Bakınız  sizi  annenin  yaşadığı  küçücük  bir  paylaşım.. Çocuklarının  kayıt  olduğu  okula  gidiyormuş  anne.. Yalvarıyor,  yakarıyormuş.. “Bakın  ancak  birine  alabildim  kıyafetini.. Diğerine  alamadım.. Yardımcı  olun  bana.. Çocuğum  ağlıyor  evde.. Başımızda  baba  yok.. Çok  mağdurum..” diyormuş.. Aldığı  cevap “ Biz  bir  şey  yapamayız, formasız  okula  gelmesi  mümkün  değil..Eksiklerinizi  bir  şekilde  temin  edin”..

  Haydi  bakalım,  çık  işin  içinden  çıkabilirsen.. Hangi  derneğe  gitsin,  hangi  kuruma  baş  vursun  bu  kadın.? Bunun  gibi  onlarca  hikaye.. Onları  dinledikçe  kime  kızacağımı,  kime  bir  kaç  söz  söyleyip,  çatacağımı  bilemiyorum.. Sonra  bir “ lahavle”  çekip,  onlara  kendi  yağımla  merhem  olmaya  çalışıyorum.. Fakat  yetmiyor.. İnanınız  yetmiyor..

   Sonbahar.. Adı  üzerinde.. Hazan  mevsimi.. Yaprak  dökümü.. Bulutların   orkestrası  eşliğinde,  rüzgarın  yağmurla  dans  ettiği  bir  mevsim.. Hüzün  mevsimi  sanki,  sonbahar..

Her  nedense  sonbaharda  kaybederiz  sevdiklerimizi.. Acaba  ondan mı  dökülür  yapraklar.. Adeta,  dalından  koparak  döne  döne,  nazlı  nazlı  toprağa  düşen  her  yaprak,  bir  sevgi,  bir  sevgili  olarak  bitiriyor,  sona  erdiriyor  ömrünü.. Ruhumuz  baharın  güllerini  soldurup,  coşkusunu kaybediyor  sanki,  yavaş  yavaş..Nerede  etrafımızdaki  şen  şakrak,  neşeli  insanlar.? Nerde  sesleriyle  sokakları  çınlatan  çocuklar.? Peki, neden  terk  ediyor  bizi  kuşlar.? Yoksa  şarkıda  söylediği  gibi,  vefasızlar mı.? Parıldayan  sıcacık  güneş.. Nereye  gitti  bırakıp  bizi.? Bence  tek  cevap..“Mevsim  Artık  Sonbahar “..

Tabii, sonbaharın  bizi  etkileyecek  biçimde  güzel  yanlarını da  var.. Görelim,  hatta  kendimizi  o  güzelliklere  motive  edelim  diyorum  ama.. Dert  o kadar  çok ki.. Maddi,  manevi  bir  dizi  eksik  listesi  var  önümüzde.. Tek  mutluluğum  sonbaharda  sevgili  arkadaşlarıma  kavuşmak.. Derneğimizde  kucaklaşarak,  bizden  hizmet  bekleyen  ailelere  karınca kararınca derman  olabilmek  adına  bütünleşmek.. Sonbaharın  puslu  günlerinde  birbirimizin  ışığıyla  aydınlanmak..  Ve,  yere  düşen  bir  yaprak  kalıncaya  dek, sonbaharı gönlümüzce  yaşamak..

Bu yazı toplam 2176 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum