1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. YÖK-ÖSYM ve çıkmaz sokak!
YÖK-ÖSYM ve çıkmaz sokak!

YÖK-ÖSYM ve çıkmaz sokak!

ÖSYM’nin düzenlediği sınavlara ve sonuçlarına, kimsenin itimadı kalmadı. ÖSYM Başkanı Ali Demir dışında, bu sınav sistemini, uygulama şeklini beğenen ve savunan kimse de yok. 1 milyon 700 bin

A+A-

ÖSYM’nin düzenlediği sınavlara ve sonuçlarına, kimsenin itimadı kalmadı.

ÖSYM Başkanı Ali Demir dışında, bu sınav sistemini, uygulama şeklini beğenen ve savunan kimse de yok.

1 milyon 700 bin öğrencinin katıldığı sınavda, soruların şifreli olduğu belgelendi.

Konu, yargı aşamasında.

Sorularının birilerine önceden verildiği belli olan bir sınav.

Hayatına yön verme hazırlığı aşamasında olan, çocukluk ve gençlik çağlarının önemli bir bölümünü kurslarda ve dersanelerde geçiren, gelecekle ilgili tüm tasavvurlarını ÖSYM sınavına bağlayan 1 milyon 700 bin öğrenci.

İkinci sınav gelmiş çatmış ama, birincinin sonucu meçhul!

Bir belirsizlik süreci.

Bir muamma!..

Ebeveynlerle birlikte, en az 7-8 milyon insanı ilgilendiren bir sınav.

Bu rezalet değil de, nedir?

“Yarış atı” mantığıyla yetiştirilen bir kuşaktan söz ediyoruz.

Maratona koşan, ancak son kulvarda tökezletilen bir kuşak.

Bu yetmezmiş gibi, birkaç gün önce yapılan ve 272 bin kişinin katıldığı, adı ALESolan akademik personel sınavında karşımıza trajik bir tablo daha çıkıyor. Üniversite mezunlarıyla, son sınıf öğrencilerinin girdiği bu sınavda dağıtılan soru kitapçıklarındaki sorularda basım hatası var. Sorular eksik hazırlanmış.

Dahası var.

Bazı adaylara, kitapçıklar bile ulaşmamış.

Asıl trajikomik olan da burası.

Eksik basılmış kitapçıklar toplanıyor, yenilerinin gelmesi bekleniyor.

Peki ne oluyor?

Yeni kitapçıklar iki-üç saat sonra sınav salonuna teşrif (!) ediyorlar.

Ama ne fayda?

Bu sırada sınav bitmiş.

Bazı öğrenciler boş kağıt vermişler.

Böyle bir ciddiyetsizlik, muhtemelen Gabon’da, ya da Uganda’da olabilir.

ÖSYM, kurum olarak nereye bağlı?

YÖK’e..

YÖK, hangi kadronun yönetiminde?

Aşağı yukarı tümü AKP iktidarının atadığı isimler.

Aslında, “Perşembenin gelişi çarşambadan belli..”

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, vaktiyle bazı “makaleler” yazmış.

Yazmış da ne olmuş?

Meğer bunları bazı yabancı bilim adamlarından “intihal” yöntemiyle aşırmış!

Durumu fark eden yabancı akademisyenler kendisini ikaz etmişler. O da yazılı olarak özür beyan etmiş.

Özetle,

ÖSYM Başkanı’nın atanması bile “dakika 1, faul 1” olarak tanımlanabilecek türden.

Başkalarının eserinden intihal yapmak, akademisyenliğin saygınlığına yakışır mı?

Onları kaynak olarak göstermeden kendisininmiş gibi akademik dünyaya lanse eden birisini ÖSYM Başkanı yaparsanız olacağı budur.

Tez elden, 12 Eylül mantığının ürünü olan YÖK’ü ve uzantılarını tasfiye etmeden, çağdaş bir eğitim düzlemine geçiş mümkün değil.

“Anlayana sivrisinek saz” demişler.

Valla bu bataklık o kadar çok sinek üretiyor ki!

Bu haber toplam 2957 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.