• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 1 °C

YÜCE ALLAH’A TESLİM OLANIN GÖNLÜNDE KORKU OLMAZ

Alaattin KÖKSAL
Yüce Allah’a teslim olmanın açık ifadesi, her şart altında yalnızca Yüce Allah’a hamd etmektir. Bu hamd, kalbin derinliklerinde hissedilmiyorsa, beyinle tefekkür edilmiyorsa, bedenle fiiliyatta dönüştürülmüyorsa, büyük bir aşkla dil ile ikrar, kalp ile tasdik edilmiyorsa, bilelim ki, böyle bir hamd kabul edilmeyecektir. 
Yüce Allah’a hamd ederek teslim olmanın, ilk şartı, insan olarak kendimizi tanımaya, ne için yaratıldığımızı düşünerek kâinat kitabını okuyarak, Yüce Rabbimizi tefekkür ederek işe başlamalıyız. Yaşadığımız dünyayı enine boyuna şuurlu bir şekilde okuyarak, emrimize verilen nimetler karşısında ne kadar aciz ve güçsüz olduğumuzu idrak etmeliyiz. 
Verilen bunca nimetlerin karşılığında Yüce Yaratana gerektiği gibi şükrümüzü yerine getiremediğimizden korkarak, O’nun sonsuz merhamet ve mağfiretine sığınmalıyız.  Yaratılmışların hiç birine boyun eğmeden,  dünyeviliklerin tutsağı olmadan, sadece Yüce Allah’a kayıtsız şartsız bir şekilde teslim olarak emredilen helalleri yapmak, haramlardan sakınmak ve sakındırmak suretiyle yapacağımız amellerimizle Yüce Mevla’ya hamd görevimizi yerine getirmiş oluruz.
 Yüce Allah’a hamd ettiğini söylediği halde, beşerin gücünden korkan, zalimlere boyun eğen, dünyevilikler için haram helal ayırımı yapmayan, yalan konuşan, insanları gıybet eden ayıplarını araştıran, dedikodu ve iftiralarda bulunan bir insan Yüce Allah’a teslim olduğunu söyleyemez. Utanmadan, küstahça her türlü hainlikleri yaptığı halde, dünyevilik korkularını örtmek hususunda insanlara karşı ikiyüzlü davranarak, Yüce Mevla’ya hamd ederek teslim olduğunu söylemesi,  yalanın en katmerlisidir.
 Yüce Allah’a hamd eden bir insan, yalan konuşmaz, Yüce Allah’tan başka, hiçbir yaratılmıştan korkmaz. Kalemini hainlere satmaz, dilini şeytanların mikrofonu yapmaz, kalbini zalimlere işgal ettirmez. Beynini batıl fikirlerin deposu haline getirmez. Nefsinin arzularına asla boyun eğmez.
 Müslümanca yaşamaya çalışan bir insan, hiçbir şart altında makam, mevki, şan, şöhret, sahibi insanlara karşı, psikolojik bir eziklik içinde olmaz.  Hakkı hak, batılı batıl bilerek, hakkın ve haklının yanından yer alır. Batılın karşısında dik durmayı becerebilmelidir. Batılın tepesindekileri değil de, piyonlarını eleştirmeyi marifet görmemelidir. Batılın piyonlarını ve maşalarını eleştirirken, kendini de bir başka patronun piyonu veya maşası olup, olmadığına dikkat etmelidir. Başkasının hatalarını gördüğü halde, kendi gözündeki mertekleri,  kalbindeki gizli kazıkları görebilmelidir.

İstisnalar genel kaideyi bozmaz,  her insanın bir arzusu bir gayesi vardır. Bu arzu ve istekler Yüce Allah’ın rızasına uygun olursa o insan onurlu bir şekilde dik duran bir insan olarak anılır. Nefsinin ve patronların emrinde köle ruhuyla hareket eden bir insan da, onursuz bir şekilde, güçlülere boyun eğdiğinden uşak ruhlu olarak anılacaktır. 

İmanın altı şartını itirazsız kabul eden, İslam’ın beş şartından kelime-i şahadet ve namazı her şart altında,  orucun sıhatta, hac ve zekâtın maddi imkâna bağlı olarak yerine getiren müslümanın ahlakında, kin, kötü ihtiras, intikam, kıskançlık, haset, dedikodu, iftira, gıybet ve benzeri gibi çirkin hasletler bulunmamalıdır.  Yanlışları doğrularla karıştırıp, karşı tarafı kötülemekten kaçınmalıdır.   Saf temiz Müslümanların yanında konuşurken mangalda kül bırakmazken,   zalimlerin yanında süt dökmüş kedi gibi durmaktan sakınmalıdır. 

Ülkeye ve millette yapılan maddi ve manevi hizmetlerden haz almayan, müstemlekeci ruhuna sahip insanlarla beraber olma görüntüsü veren, milli, milliyetçi ve yerli olduklarını söyleyenler kendilerine çok dikkat etmelidirler.  Bir partiye veya bir topluluğa,  şuursuzca muhalefet etmek suretiyle, basit siyesi getiri uğruna, köle ruhlu insanlarla birlikte hareket edenlere, millet itibar etmez, Yüce Allah da yürü kulum demez.  Son onüç yılda ülkeye yapılan hizmetleri görmeden, televizyon ekranlarından ve gazetelerinden, hak edenin hakkını konuşmak yerine,  yıkıcı eleştiri ve hakaretlerle zaman israfı yapanların,  mizan gününde kolayca hesap veremeyeceklerini düşünmelidirler.   
Yerli otomobil gündeme girince, bazı gazeteler  “ÇAKMA OTOMABİL, TOPLAMA, DEVŞİRME OTOMOBİL” gibi millilikten uzak manşetler atarak, müstemlekeci olduklarını izhar ettiler. Bu manşetlere karşılık, milli ve yerli düşünen gazeteler den biri “DEVRİMİ BÖYLE BOĞDULAR!" Manşetiyle karşılık verirken, ülkenin kalkınması uğruna bedel ödeyenleri milletimize tanıtamamıştır. 
1930 yılında merhum Nuri Demirağ yerli uçak,1960 yılında Merhum Erbakan hoca’nın başkanlığında yerli devrim otomobil ve yerli dizel motor ürettiğini millette anlatamayan uşak ruhlu kokak insanlardan bu ülkeye hayır gelmez.  Milli ve yerli olduklarını yüksek sesle söyleyemeyen, dünyeviliklerin ağır bastığı, korkaklık psikolojisinden ve kompleksinden kurtulamayanlar bu ülkenin genç beyinlerinin ufkunu açamazlar.  
İyilerini tenzih ederek söylüyorum, yerli ve milli olduklarını söyleyerek televizyon ekranlarında yorumlar, gazetelerde makaleler yazanlar, merhum Menderes’i, Turgut Özal’ı konuşurlarken, bu ülkenin maddi ve manevi yönde kalkınması uğrunda dünyayı sarsacak, Türkiye’yi ve İslam ümmetini ayağa kaldıracak projelere imza atan, Erbakan hocayı neden konuşamadıklarını anlayamıyorum.   Bu beyler ya korkaktır veya Erbakan hocanın fikir ve düşünceleri kendilerine bol geldiği için kabullenemiyorlar veyahut Erbakan hocayı yeteri kadar tanımıyorlardır.  
Erbakan hocayı konuşmaktan korkan bir kısım siyasetçi ve yorumcuların, milli ve yerli olduklarını söylemeleri bana inandırıcı gelmiyor. Güçlüden yana olma gibi bir alışkanlık ve kompleksin içinde olduklarından, yarın yönetimin başına kendileri gibi düşünmeyen bir başkası geçerse hukuk içinde hakkı savunma uğuruna hiçbir direnç göstermeden evlerine çekilecekleri kanaatindeyim. 
Hiç kimse kusura kalmasın, Erbakan Hocanın milli ve yerli duruşundan, geleceği yönelik projelerinden korkan şer güçler ve ırkçı Siyonistler, merhum Erbakan hocayı tanıdığı kadar, milli, milliyetçi, muhafazakâr, antikapitalist olduğunu söyleyen solcular ve yerli kapitalistlerimiz tanıyamamıştır.
Şer güçler,  Müslümanları birbirine düşürmek suretiyle kardeşi kardeşe düşman yaparak ülkelerini parçalayarak, kolayca sömürmek ve işgal etmek için, önlerindeki en büyük engelin Erbakan hocanın olduğunu bildiklerinden,  “Erbakan fikirleriyle birlikte gömülmeli ve üzerine kalın betonlar dökülmelidir” açıklamasını yapan hainlerin anlayışını şer güçler adına anlayabilirim. Lakin İslam dünyasının liderleri ve yöneticileri, aydın yazarları, gazetecileri, siyasetçileri kanaat önderleri, sivil toplu örgütleri, bu alçakça anlayışın tesirinde kalarak mı? Yoksa şimdilik kaydıyla başımıza bir iş almayalım düşüncesiyle mi Erbakan hocayı konuşamıyorlar?
Böyle bir düşünce ve anlayış bana çok anlamlı gelmediğinden, bende diyorum ki; beşerin gücünden korkanlar, Yüce Allah’a gerektiği gibi hamd edemezler. Yüce Allah’ teslim olmayan, O’nun gücünden korkmayan, Nefislerinin esiri olanlar, bilerek / bilmeyerek, isteyerek/ istemeyerek şer güçlerin değirmenine su taşımaktan kurtulamayacaklardır.  
Cumhurbaşkanına, Başbakana, kendi gibi düşünmeyen seçmenlere, insan onuruna, şerefine, haysiyetine yakışmayan hakaretlerde bulunan, insan suretindeki aşağılık mahlûkatların seviyesine inmeyiz gibi bir düşünce ile cevap vermeyenlerin arka planında dünyevilikle alakalı endişelerinin olup/ olmadığını yiğitçe ve mertçe, nefsi muhasebelerini yapmalıdırlar. Her şart altında hakkı üstün tutmadan, dünyevilik korkularımızı kalbimizden çıkarıp atmadan, İslam kardeşliği ve ümmet şuuruyla hareket etmeden, milli ve yerli olduğumuzu söylemek, istismarın ötesine geçmeyecektir.
Sözün özü “ Korkunun ecele faydası yoktur” korksak da korkmasak da öleceğiz. Bizim görevimiz,  meşru tedbirleri alarak, yola çıkmalıyız,  Yüce Allah’a teslim olup, neticeye razı olmalıyız.
Bu yazı toplam 328 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37