1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yüksek öğretimde erozyon!...
Yüksek öğretimde erozyon!...

Yüksek öğretimde erozyon!...

-Kral Faysal Ödülü (1978) -Frankurt am Main Goethe Plaketi (1980) -Almanya 1. derece Federal Hizmet Madalyası (1982) -Almanya Üstün Hizmet madalyası (2001) -İran İslami Bilimler Kitap Ödülü (2004) -Hes

A+A-

-Kral Faysal Ödülü (1978)

-Frankurt am Main Goethe Plaketi (1980)

-Almanya 1. derece Federal Hizmet Madalyası (1982)

-Almanya Üstün Hizmet madalyası (2001)

-İran İslami Bilimler Kitap Ödülü (2004)

-Hessen Kültür Ödülü (2009) Bu ödüller, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında üniversiteden uzaklaştırılan ve 147'ler diye bilinen akademisyenler arasında yer alan Prof. Dr. Fuat Sezgin'e ait. 1943-51 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü'nde öğrenim gören Sezgin, halen Almanya'da Frankfurt Üniversitesi Arap

- İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü Direktörü ve TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi ) Şeref Üyesi. Almanya'daki bilimsel çalışmalarının ağırlık noktası Arap

- İslam kültür çevresinde tabii bilimler tarihi alanı. Henüz İstanbul'da iken başladığı 7-14. yüzyıl süreçlerinden itibaren gelişen doğu kültürü ekseninde Arap

- İslam Edebiyatı 13 cilt halinde yayınlanmış. Sezgin, 147'liklerden sadece bir örnek. Hatırladığımız bazı öğretim üyeleri var ki , onlar da, alanlarında birer otorite. Yüzümüzü bilim dünyasında ağartan bu isimler de 27 Mayıs'tan sonra üniversiteden kovulanlardan:

-Ord.. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil

-Prof. Dr. Sabahattin Eyüboğlu

-Prof. Dr. Yavuz Abadan

-Prof. Dr. Nusret Hızır

-Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya

-Prof. Dr. Mina Urgan

-Prof. Dr. Haldun Taner 1402'likler, ise, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra üniversiteden kovulan akademisyenler. Bazılarını hatırlayalım.

-Ankara Üniversitesi (Prof'lar): Rona Aybay, Burhan Cahit Ünal, Mete Tuncay, Yılmaz Akyüz, Alpaslan Işıklı, Cem Eroğul, Baskın Oran, Tuncer Bulutay, Abdülkadir Ateş, Bahri Savcı, Korkut Borotav, Metin Günday, Ahmet Kılıçoğlu, Anıl Çeçen,

-İstanbul Üniversitesi (Prof'lar): Aydın Aybay, Murat Sarıca, Nuri karacan, İdris Küçükömer, Sencer Divitçioğlu, Üstün Korugan, Gençay Gürsoy, Yücel Sayman, Bülent Tanör, Hüseyin Hatemi, Niyazi Öktem,

-ODTÜ (Prof'lar): Güney Gönenç, Nazif Tepedelenlioğlu, Kurthan Fişek -Boğaziçi Üniversitesi(Prof'lar): Oya Köymen, Orhan Silier, M. Ali Kılıçbay -Gazi Üniversitesi: Yalçın Küçük, Tahir Hatipoğlu, Bunlara bir de Milli Şef Dönemi'nin 1940'lı yıllardaki tasfiyesini ekleyelim:

-Doç. Dr. Behice Boran, Prof. Dr. Niyazi Berkes, Prof. Dr. Pertev Naili Boratav, Doç. Dr. M. Ali Aybar, Bilim dünyamızın çoraklaşması, bu "tasfiyeler" sonucu Rahmetli Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar" adlı romanının kahramanı Selim Işık'ın kendini özetleyen cümlesi şöyle: Ben Selim Işık, anlatmadan anlaşılmaya aşık..." Üniversitelerden yeterlice bilimsel üretim yoksa, nedenleri düşünülerek, anlatmadan anlaşılmalı!...

Bu tarihsel gelişimden farklı sonuç çıkar mı:? Benjamin Franklin'in sözünü anımsadım: "Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuç beklemektir." Rahmetli Behice Boran'ın 100.doğum günü, farklı mahfillerde kutlanmakta. 147'ler ve 1402'likleri hatırladık o düzlemde.

Bu haber toplam 910 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.