1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yüksek sükûnet…
Yüksek sükûnet…

Yüksek sükûnet…

Bu akşam ‘yüksek’ tansiyonum beni rahatsız edebilir! Çay demini almayacak, kuruyemişler bayat olacak ve hatta ‘yüksek’lerde uçmadan erkenden yatabilirim yatağıma!Eğer rüya da görürsem,

A+A-

Bu akşam ‘yüksek’ tansiyonum beni rahatsız edebilir!

Çay demini almayacak, kuruyemişler bayat olacak ve hatta ‘yüksek’lerde uçmadan erkenden yatabilirim yatağıma!

Eğer rüya da görürsem, ‘yüksek’ bir yerden düşme kâbusu ile irkilebilirim de!

Yani bu akşam çok da ‘yüksek’ bir beklentim olmayacak televizyon ekranından…

Neden olsun ki?

Uzun bir aradan sonra Yüksek Sadakat’in bileğinin hakkıyla alamadığı bir Eurovision’suzluk yaşanacak bu gece…

Susuzluk gibi bir şey bu!

Eksiklikten öte bir şey…

Finallerde olamadığımız için Eurovision Şarkı Yarışması’na ilgi az olacak bu gece.

Ve bu gece, benim gibi Eurovision’la büyümüş bir nesil, Survivor’da Nihat Doğan ile yetinecek!

Yarışma akşam saat 22. 00’de Almanya Dusseldorf’da yapılacak.

Son yıllarda uygulanan yeni sisteme göre, Eurovision Şarkı yarışmasında kurucu ve kazanan ülkeler dışında yarı final zorunlu hale gelmişti.

Live It Up’la yarışan temsilcimize zaten kimse şans vermemişti. Son ana kadar içimde büyük umutlarla, “Nasılsa Avrupalı Türklerden yeterince oy gelir” beklentisine girmek, deyim yerindeyse bana hava aldırdı.

Oylama SMS’le yapılıyor.

Gazetelerin yazdığına göre, kritik durumdaki (Finale geçme şansı az olan) ülkeler, bazı ülkelerden hatırı sayılır SMS’leri parayla satın almışlar.

Ama bu da bana, ‘bok at izi kalsın!’ gibi geliyor.

“Biz yellensek bile yarı finali geçeriz!” düz mantığı, zaten geçtiğimiz salı akşamı skandala dönüştü. Skandal diyorum çünkü temsilcimizin şarkısının, meğerse 35 yıllık bir geçmişi var!

Nasıl mı?

1976 yılında İngiltere’nin sevilen Rock gruplarından Sex Pistols’un Submission adlı şarkısını dinlediniz mi?

Kimse kusuruma bakmasın ama şarkı bizim Live It Up’a çok benziyor.

Zannımca müzik kulağı sağlam Avrupa halkı, bizim çocukların şarkısını da dinleyince, “Aaa 35 yıldır biz bu melodiyi biliyorduk, sana oy moy yok Türkiye!” diyerek de bizi yarı finalde bıraktı.

Şimdi Yüksek Sadakat elemanlarına bu benzerliği sorsak, kesinlikle kabul etmeyeceklerdir.

Zaten yaşanan ‘yüksek sükûnetin’ sorumlusu Yüksek Sadakat’ten ziyade, TRT’nin bu anlamsız arayışları değil mi?

TRT yetkilileri sabah akşam Rock müzik mi dinliyor sanki?

Yıllardır Eurovision’daki bu arayışlarımızı düzeltmediğimiz sürece, kamuoyunun sesini değil de birkaç imza yetkilisinin kararı dikkate alındığı sürece, boşa kürek çekmeye devam ederiz.

Hep söylüyorum yine söyleyeceğim;

“Ver Anadolu’nun mistik ritmini pop enstrümanlarına, koy sahneye Anadolu Ateşi dansçılarının en az elli tanesini, çıkar bıngıl bıngıl seksi popçu kızlarımızdan birisini, bak bakalım seneye durum ne olacak?”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.