1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yürüyüş Yolu’nun tarihi günyüzüne çıktı
Yürüyüş Yolu’nun tarihi günyüzüne çıktı

Yürüyüş Yolu’nun tarihi günyüzüne çıktı

Mimarlar Odası Taş Bina’da yapılan söyleşinin konuğu Tarih araştırıcısıYavuz Ulugün oldu. Ulugün söyleşide, Yürüyüş Yolu’nun tarihsel gelişimini en ince ayrıntısına kadar anlattı.

A+A-

Eski KYÖD Başkanı ve tarih araştırıcısı Yavuz Ulugün, mimarlar ve mimarlık fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi. Kocaeli Mimarlar Odası Taş Bina’da gerçekleşen söyleşide Yürüyüş Yolu’nun tarihsel gelişimi konuşuldu. Söyleşiye Kocaeli Mimarlar Odası Başkanı Füsun Yılmaz Deniz, Mimarlar ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri katılım gösterdi. Söyleşide, Demiryolu’nun yapıldığı tarihten itibaren Yürüyüş Yolu’na dönene kadar ki süreci en ince ayrıntılarıyla anlatıldı.

‘AVRUPALI MÜHENDİSLER TREN YOLUNU YAPTI’
Osmanlı zamanında yapılan demiryolu çalışmalarından bahseden Ulugün, “Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülaziz’in saltanat yılları (1861-1876) deniz ve demiryolları işletmeciliği açısından önemli yatırımların gerçekleştiği bir açılım dönemi olmuştu. Çalışmalar kapsamında, İstanbul’u Avrupa’ya bağlayacak “Şark Demiryolları İnşası” imtiyazı 1869’da yabancı şirketlere verilirken özel girişimcilerin yarattıkları kimi hayal kırıklıkları nedeniyle İstanbul-Bağdat ana demiryolunun hazinece yapılmasına karar verilen İstanbul-İzmit ayağının inşasına da 4 Ağustos 1871 tarihli irade ile Avrupa’dan mühendisler getirilerek başlanmıştı” ifadelerini kullandı.

‘YÜRÜYÜŞ YOLU YÜZYILI AŞKIN SÜREDİR ÖNEM TAŞIYOR’
İzmit demiryolu hattının oluşumunu anlatan Ulugün ,”“Sociéte Chemin de Fer Ottoman d’Anatolie - Anadolu Demiryolu Osmanlı Şirketi” tarafından 1890 yılında ilk aşama olarak kentin içinden geçen İzmit-Adapazarı hattı tamamlanmış ve Arifiye istasyonu hizmete açılmıştır.  İzmit kentinin içinden geçen ve bugün halk arasında “Yürüyüş Yolu” olarak adlandırılan bu yol, yüzyılı aşkın bir süredir kentin planlanmasında en önde rol alırken, öte yandan sosyal ve ekonomik yaşamını etkilemeye devam etmektedir” diye konuştu.

katilim-030.jpg

‘AĞAÇLARI KENDİ ELLERİYLE SULADI’
Yürüyüş Yolu’nun geçmişteki adı olan Hamidiye Caddesi ismini nereden anladığını anlatan Ulugün, “Mutasarrıflığının ilk yıllarında il çapında yol seferberliği başlatan Sırrı Paşa, İzmit-Kandıra şosesinin Çayırköy’e kadar olan kısmının yapımını sağlamış, O günkü adı ile “Tökeli İmre Bulvarı”nın ortasından geçen demiryolunun iki tarafındaki ham yolların şoseye çevrilmesini sağlamıştır. Demir yolunun iki yanına bugün İzmit’in simgesi haline gelen çınar ağaçları ektirmiş, zarar görmemeleri için sert kurallar koymuş hatta kendi elleri ile sulamıştır. Caddenin adı da dönem padişahı II.Abdülhamit’e ithafen “Hamidiye Caddesi” olarak değiştirilmiştir” şeklinde konuştu.

‘LEYLEKLERİN YERİNİ KARGALAR ALDI’
Yürüyüş Yolu’ndaki Çınar Ağaçlarının leyleklere yuva olduğunu söyleyen Ulugün, “Sırrı Paşa’nın demiryolu etrafında diktirdiği Çınar Ağaçları, çocukluğumuzda baharın yaklaşması ile leyleklere yuva olur, yol boyunca onların takırdamalarını dinlenirdi. Hava kirliliği ile leylekler gelmez olunca yerlerini bir türlü kentten uzaklaştırılamayan kargalar yer aldı. Olur olmaz bir anda elbiselerin ya da arabaların üstüne etmeleri de cabası” ifadelerini kullandı.

ÇOĞU KAPANDI
Geçmişte Yürüyüş Yolu’nda faaliyet gösteren dükkanları anlatan Ulugün, “En kötüsü, İzmit Kent Merkezi’nin en güzel, en önemli tarihi binası olan İstasyon Oteli bugün yok.  Eski Demiryolu Caddesi’nde Yavuz Pastanesi, Kobak Kırtasiye kaldı. Rahmetli Ragıp Kobak’ın kitapçı, daha sonra oğlu Rahmetli Arif’in lokanta olarak çalıştırdığı dükkan şimdi börekçi. Kurukahveci Adil, Berber Mustafa, Merkez Eczanesi, Ziya Eczanesi sahibi ve Kocaeli Bankası kurucu ortağı Yusuf Ziya Heper, Belgin Mağazası, Atlas Konfeksiyon, Tuhafiyeci Ömer Alicik, Terzi Reşat Arpağ, Ayakkabıcı Raşit, Berber Recep yok.  Rebii Ağabeyin Arkadaş Birahanesi yok. İzmit’te o Arkadaş Birahanesi gibi bir tesis yok” diye konuştu.

‘SEVGİ VE SAYGI GÖSTERİRDİ’
Son olarak Ulugün, “Şimdilerde bu caddenin her iki yanında çok sayıda bulvar kafe, İzmit’in gözde mekanları oldular. Son örnekleri otuz yıl kadar önce görülen leylekler ise cadde üzerindeki çınar ağaçları ve çevre binalar baca tepelerinin her yıl bahar aylarınında gelip güz döneminde göç eden müdavimleri idi. Onlara kimse dokunmaz hatta sevgi ve saygı gösterirlerdi. Bu gün ne yazık ki yerlerini kargalar almış durumda” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.