• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli -7 °C

Zalimlere karşı Elif gibi dik duranlar

Alaattin KÖKSAL
40 yılı aşkın bir suredir siyasetin içindeyim. Bazı liderleri okuyarak, bazılarıyla birebir görüşerek, bazılarını izleyerek tanıdım. Merhum Adnan Menderes'i okuyarak,   merhum Turgut Özal'ı şimdiki Başbakanımız ve stratejik derinlik kitabının yazarı Ahmet Davutoğlu'nu izleyerek tanımış oldum.  Merhum Erbakan Hocamızın yanında 40 yıl kalarak,   on birinci cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ve 12 Cumhurbaşkanımız Sayın R.Tayyip Erdoğan Bey'i aynı saflarda siyaset yapma şerefine nail olduğumdan yakinen tanıma fırsatım olmuştur.
İmkân olursa, söz konusu liderlerle alakalı bazı hatıralarımızı yazmaya çalışacağım. Ana fikir olarak, bu beş lider her şart altında zalimlere karşı elif gibi dik durmuşlardır. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun bilmediği, benim şahit olduğum bir hatırımı nakletmek istiyorum. Sayın Ahmet Davutoğlu meclis dışından dışişleri bakanlığına atanması esnasında,  Rahmetli Erbakan hocamız mealen şu ifadeleri kullandılar.  "Başbakan Tayyip Bey,  Ahmet Bey için isabetli karar verdiler. Ahmet Bey'in yazdığı STRATEJİK DERİNLİK adlı kitabından genişçe malumat verdikten sona bu kitabi alıp okuyunuz." Tavsiyesinde bulundular.
Sayın cumhurbaşkanımızın Sayın Ahmet Davutoğlu'nu AK Partisi genel başkanlığına getirmesi isabetli olmuştur.  17- Mayıs- 2015 tarihli İstanbul Maltepe mitingi her şeyi açık bir şekilde ortaya koymuştur.  Yeni Türkiye'nin iç ve dış siyasi hedeflerini, kalkınma projelerini, sosyal konuları, emekli, taşeron meselesini, çözüm sürecini ve diğer işleri teferruatlı bir şekilde izah ettiler. Yukarıda isimlerini zikrettiğimiz liderleri selamlarken, "Liderimiz Necmettin Erbakan hocamızı selamlıyorum" ifadesi zulme karşı, elif gibi dik duranlara gönderilen vefa yüklü bir selamlamaydı.
Kurucu liderimiz Cumhurbaşkanımız T. Erdoğan'a selam olsun cümlesinin arkasından, İslam âlimlerini selamlarken Türkiye'nin her ilini ve İslam dünyasının mazlumlarını selamlamasıyla ülkenin birliğine ve İslam dünyasının kardeşliğini öne çıkarması takdire şayan bir konuşma olarak tarihe geçecektir. Israrla ve bilinçli bir şekilde topluma hitap ederken toplumu birliğe, tevhide, vahdette, kudretli ve şefkatli bir Türkiye'nin kurulmasına davet etmesi dikkat çekiciydi. 
Konuşmasına devamla mealen "Tarihi Firavun'un yolundan giden ırkçı Siyonistlerin emriyle firavunu taklit eden, Mısır'ın ve diğer İslam ülkelerinin modern zalimlerin verdikleri haksız idam cezalarından dolayı tarihin çöp sepetine atılacakları gibi ebedi hayatlarını da zindan etmiş olacaklardır. İdam edilenler haksızlığa uğrayanlar ebediyen şerefle anılacaklardır."
Dün Merhum menderes'e ve arkadaşlarına verilen idam cezaları, Merhum Erbakan Hocaya idamdan beter yapılan zulümler, nasıl Türkiye'nin önünü aydınlatmışsa, bugünde Mısır'ın seçilmiş cumhurbaşkanı muhterem Muhammed Mursi ve arkadaşlarına verilen idam cezaları Mısır'ın geleceğini aydınlatacaktır. 
         Ey İslam âlemi! Ey ehli İman! Mısır'ın zalim mahkemesinin verdiği bu insafsız idam kararını duydunuz mu?  Ey İnsan haklarından bahsedenler! Ey Batılılar, doğulular, kuzeyliler! Ey hayvan savunucuları! Sizler bu alçakça kararı duyduğunuzda ne hissetiniz?  Vicdanlarınız ne kadar katılaşmış olsa da, zulmünüz ve zulme karşı sessizliğiniz hayat boyu yüreklerinizi kanatacaktır. Ayrıca değişmeyen ebedi bir hayat gerçeği karşısında çok daha ıstıraplı bir duruma düşeceksiniz. Dünyadaki haksız hukuksuz ve acımazız bir şekilde yapılan zulümlere, insanlar güçleri nispetinde karşı durmazlarsa, Yüce Allah'ın (CC) huzurunda kolay hesap veremeyeceklerdir. O gün ileri sürecekleri hiçbir mazeretleri de kabul edilmeyecektir.
         Ehli küfrü bir tarafa koyarak,  İslam âleminin âlimleri, kanaat önderleri, sivil örgüt temsilcileri, medya mensupları, siyasi ve askeri liderleri! Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) " Din nasihattir. Zulme rıza zulümdür. Şarktaki bir müminin ayağına diken batsa garptaki Müslüman bunu hissetmelidir. Müminler birbirlerini sevmedikçe iman etmiş sayılmazlar, İman etmeyenlerde cennette giremezler." Hadisi şerifini duymadınız mı?
         Yüce Allah (CC) Kur'an da"Müminler kardeştir. Kardeşlerin arasını düzeltiniz. Gayrı Müslimleri kendinize veli edinmeyiniz. Kâfirlerden, fasıklardan korkmayınız, benden korkunuz.  Allah vekil ve yardımcı olarak size yeter. Fitne katilden beterdir.  Allah size yardım etti mi sizi kimse mağlup edemez. Sizden yardımı çekti mi size kim yardım edebilir." Buyurmaktadır.
          Üç asırdır İslam dünyası kan kaybediyor, sömürülüyor, eziliyor toprakları işgal ediliyor, namusları kirletiliyor, toptan katliamdan geçiriliyor, mukaddes değerlerine saldırılıyor, lakin Müslümanlar bir türlü toparlanıp ayağa kalkamıyor. Gözlerine çekilen perdeyi, kalplerine konulan dünyevilikleri, beyinlerine sokulan kirli fikirleri, kulaklarına tıkatılan pamukları söküp atamadıklarından, zalimlerin alçakça işledikleri ahlaksızlıkları göremiyorlar. Para, makam, şan ve şöhretle imanlarının sökülüp alındığını hissedemiyorlar. İslam dinine, peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'e ve Kur'an-ı Kerim'e yaptıkları şerefsizce hakaretlerini duyamıyorlar.  .
Üzülerek ifade edelim ki, üç asırdır hain güçler çobansız köy buldular, İslam coğrafyası üzerinde istedikleri gibi kesip doğruyorlar, asıyorlar, suikastlar yapıyorlar. Müslümanların gözünün içine bakarak, Bangladeş'ten Mısır'a kadar birçok müslümanın idamına karar verdiler. Lakin İslam dünyasından kayda değer bir ses çıkmıyor.
         Haksız bir şekilde idama mahkûm olan insanlar kaderinde böyle bir ölüm varsa, ondan kurtuluş yoktur. Onlar mazlum bir şekilde Rablerine kavuşurlarken, geride kalan sessiz şuursuz yığınlar, şeyhinden, âlimine, dervişinden, müridine kadar, huzur-ı ilahide nasıl hesap vereceğimizi düşünebiliyor muyuz? Bütün bu olumsuzluklara rağmen Ümitsiz değiliz,  her gecenin mutlak bir sabahı vardır.
         Yüce Allah (CC)  bizlere haber veriyor. "Her zorluğun bir kolaylığı vardır. İnsanları imtihan etmek için, hak ile batıl arasında nöbet değişimi yaparız. Geçmiş ümmetlerin kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız kendinizedir. Sabırla, gayretle çalışarak, Allah'a tevekkül edenlere yardım edeceğiz." Buyurmaktadır.
         Makalemimizi Ahzab suresinin 23. Ayetiyle bitirelim.  "Mü'minlerden öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular; kimi verdiği sözü yerine getirdi (Şehit oldu), kimi de verdiği sözü yerine getirmek için sırasını bekliyor ve sözlerini hiçbir şekilde değiştirmediler."
Bu yazı toplam 357 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37