• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 22 °C

Zaten asıl sorun burada

İsmet ÇİĞİT
AK Parti Kocaeli Teşkilatlarını çok takdir ediyorum. Hem çok çalışıyor, hem disiplinli çalışıyorlar. Diğer partilerin ilimizdeki teşkilat-ya da örgütleri- ile karşılaştırdığınızda farkı daha rahat görebilirsiniz. Zaten teşkilatların bu yüksek temposu ve disiplini sayesinde AK Parti, her seçimde ilimizdeki oylarını biraz daha arttırıyor. 
Şemsettin Ceyhan başkanlığındaki teşkilat, ilçe ve il danışma meclisi toplantılarını hiç aksatmadan sürdürüyor. Bu dönem yapılan ilçe ve il danışma meclisi toplantılarında, Belediye Başkanları, 2014’deki yerel seçimlerin ardından geçen iki yıllık süre ile ilgili olarak parti teşkilatlarına rapor veriyorlar. 
Geçen akşam, İl Danışma Meclisi toplantısı vardı. Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, parti teşkilatına iki yılın raporunu sundu. Zaman zaman salonda toplanan AK Partililerin aralarında konuşması, Başkan Karaosmanoğlu’nu kızdırmış, “Susun, beni dinleyin” diye uyarmak zorunda kalmış. Demek ki, hep aynı sözleri duymak, artık AK Partilileri bile biraz sıkıyor. 
…………
Yanlış anlaşılsın istemem. Ben, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2004’den sonraki dönemde tamamen başarısız olduğunu, bu kentte hiçbir şey yapılmadığını söylemiyorum. Karaosmanoğlu döneminde yapılan çok önemli, çok büyük işler var.  İlimizin her köşesi ağaçlandırıldı. Yeni konutlar yapıldı. İzmit Körfezi temizlendi. Alt yapı yenilendi. Su yönetimi çok başarılı yapıldı. Bazı tarihi binaların restorasyonları gerçekten mükemmel oldu. Akmeşe’yi bir kenara koyarsak,  Kocaeli’nin her yerine doğalgaz götürüldü. Bunlar elbette takdir edilmesi gereken işlerdir. 
Ama yıllık 2 milyar TL civarında bütçesi olan, çok büyük yetkilere sahip Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu kenti daha güzel, daha mutlu, daha yaşanabilir bir şehir haline getirdiğini, yani yüzde 100 başarılı olduğunu kimse söyleyemez. 
Hiç unutmuyorum. Sanırım, Başkan Karaosmanoğlu’nun ikinci döneminin başlarıydı. Ben her gün,  ülkemizdeki başka illerin çok önemli işler yaptığını, kentlerin sorunlarının çözüldüğünü sık sık yazıyor,  bizim Büyükşehir Belediyemizi eleştiriyordum. O sıralar Başkan Karaosmanoğlu, beni bugünkünden daha çok severdi. Çok sık görüşürdük. Bir gün yine gazetenin Karabaş Mahallesi’ndeki eski binasına gelmişti. Küçük süs havuzunun önündeki bankta oturmuş, ıhlamur içerek sohbet ediyorduk. Başkan Karaosmanoğlu, bana aynen şunları söyledi:
“- Sen benden ne istiyorsun, ne bekliyorsun evladım?.. Ben Yuvacık köyünden çıkmış, bir Din Bilgisi Öğretmeniyim. Kocaeli gibi bir kentin Belediye Başkanı oldum. Bütün iyi niyetimle, namusumla, dürüstlükle çalışıyorum. Ama elimden gelen budur. Vizyonum budur. Sen benden daha ne bekliyorsun.”
Hem çok utanmış, hem çok üzülmüştüm. Başkan Karaosmanoğlu, benim için her zaman haddini bilen, adil, dürüst ve çalışkan örnek insandır. 
Geçen cuma akşamı partisinin İl Danışma Meclisi toplantısında konuşurken, “Son seçimden önce halka verdiğimiz sözlerin yüzde 77’sini yerine getirdik. Diğer yüzde 23’ü proje aşamasındadır. Çok çalışıyoruz. Bu kentin bütün sorunlarını çözdük, çözüyoruz. Artık hedefimiz Gebze’den Cengiz Topel’e Metro yapmak. Trafik ve ulaşım sorununu başka türlü çözemeyiz. 2019’da Metro’nun kazmasını vuracak, 2023’e yetiştireceğiz.” 
Başkan, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptıklarını yeterli ve başarılı buluyor. İşte bence bu kentin en büyük sorunu da budur. 
Bu kentteki insanların önemli bir bölümü mutlu değil. Bu kentte trafik sorunu, ulaşım sorunu her geçen gün büyüyor. Sokak köpeği, dilenci sorunundan tutun. Bu kentte sosyal yaşam sorunu var. Bu kentte spor sorunu var. İnsanlar mutlu değil. Gidin Türkiye’nin diğer şehirlerine. 2002’de başlayan AK Parti iktidarları ile birlikte nasıl gelişmiş, nasıl modernleşmiş görürsünüz. Biz D-100’de bir yaya köprüsünü 2 yılda, bir köprülü kavşağı 4 yılda bitiremiyoruz. Devlet, bir yılda Körfez Köprüsü, Boğaz Köprüsü yapıyor. Gidin Bursa’ya, Eskişehir’e, Antep’e,  Urfa, Konya, Kayseri’ye.. Büyükşehir Belediyeleri, bu kentlere çağ atlattı. 
Bizim kentimizle aynı seviyedeki şehirleri koyun bir kenara. Küçük şehirlere bakın. Sakarya bizi geçiyor. Sinop, Uşak, Balıkesir, Kastamonu, yaşam kalitesinin yükseldiği, sanatın, sporun, sosyal hayatın hareketlendiği kentler haline geliyor.  Antalya Belediyesi, bizim buralardaki yollarda  “Ekspo-2016” organizasyonunun tanıtımını yapıyor. 
Kocaeli’de Allah aşkınıza ne var?.. Tamam, bu şehirdeki insanların bir kısmı, Büyükşehir Belediyesi’nin tarzından, yönetiminden, icraatlarından çok memnun olabilir. Ama bir kısmı hiç memnun değil. 
Kenti yönetenlerin bunu görmesi lazım. “Biz çok başarılıyız. Verdiğimiz bütün sözleri tuttuk” demek,  gerçeklerden uzaklaşmış olmak, bu şehri anlayamıyor olmak demektir. 
Başkan Karaosmanoğlu’nun birinci dönemi(çıraklık), ikinci dönemi (kalfalık) bence daha başarılıydı. Ustalık dönemindeki ilk 2 yılı  “Çok çalıştık” olarak değerlendirmesi kendince kabul edilebilir de, “Başarılıyız. Çok iş yaptık”  değerlendirmesine katılmak bizim açımızdan mümkün değildir. 
İşte bence bu şehrin bugün yaşadığı sorunların en önemli nedeni de budur.

*Şeker’in uyarısı önemli 
2014 yılının mart ayındaki yerel seçimlerin ardından 2 yıl geçti. Malum,  yerel seçimlerde AK Parti 13-0 yapmıştı. Şu sıralar Belediye Başkanları 2 yılı değerlendiren açıklamalar yapıyor. Hepsi, kendisinin çok başarılı olduğunu, seçim öncesi halka verilen sözlerin tutulduğunu söylüyor. 
Geçen cuma akşamı Antikkapı’da yapılan İl Danışma Meclisi toplantısında Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker’in ilçe belediye başkanlarına yönelik çok anlamlı ve önemli uyarısı olmuş. İlyas Şeker, bu kentte AK Parti içinde yerel yönetimler açısından en deneyimli siyasetçilerden biridir. Geçmişte, Sefa Sirmen döneminde Belediye Meclisinde tek başına muhalefetti. Karaosmanoğlu’nun ilk iki döneminde Başkan Vekilliği yaptı. Belediyecilikte hem iktidarı, hem muhalefeti gördü. 7 Haziran’daki bozgunun ardından 1 Kasım seçimlerine gidilirken de ilimizdeki belediye başkanlarını çarpıcı sözlerle eleştirmiş, 7 Haziran’da ilimizdeki AK Parti’nin oy kaybından bir bakıma belediye başkanlarını sorumlu tutmuştu. 
2019’daki yerel seçimlerde, 3 dönemi dolduran Karaosmanoğlu, Ellibeş gibi isimler yeniden aday olamayacak. Karamürsel’de Yıldırım’ın bir dönemi DP’den. Durumu muallak. Diğer Belediye Başkanları yeniden aday olmak isteyecek. Bunlardan bazıları, Byükşehir’i içinden geçiriyor.  Şeker İl Danışma Meclisi toplantısında şunları söylemiş:
“-Genel Merkez’de bütün Belediye Başkanlarının karnesi tutuluyor. Haklarındaki iyi-kötü her haber, her bilgi arşivleniyor. Kim çalışıyor, kim çalışmıyor, kim halka verdiği sözleri tutuyor hepsi kayıt altında. 2019’a gelindiğinde mevcut başkanların karneleri önlerine konulacak.”
Mevcut AK Partili Belediye Başkanları için sıkı uyarı. Bence belediyeciliği çok iyi bilen Şeker, ilimizdeki bazı belediye başkanları açısından işlerin hiç de iyi gitmediğini gayet güzel gözlemleyebiliyor. Şimdiden, pek fazla açık etmeden onların kulağını çekip, uyarıyor. 
 
*Gelin bu yaz denizde gezebilelim
Uzun ve sıcak bir yaz var önümüzde. Uzmanlar öyle söylüyorlar. Bizim şehrimiz, dünya coğrafyasının en güzel bölgesinde. Ama bu şehrin ulaşım sorununu bir türlü çözemedik. 
Büyükşehir Belediyesi, karada şehir içi ulaşımına çözüm bulamadı. Özelleştirmek istedi olmadı, kamulaştırmak istedi olmadı. 
Şehir içi ulaşımında sorunlar devam ederken, şehirlerarası ulaşım sıkıntıya girdi. Açık karayoluyla İzmit’ten İstanbul’a gitmek bile çok zor. 
Eskiden trenimiz vardı. Haydarpaşa-Arifiye hattında çalışan, 42 Evler’de bile yolcu alıp indiren banliyö trenimiz. O da yok oldu, gitti. 
Hava  ulaşımına hiç girmeyelim. Havaalanı yaptık, haftada üç kez git-gel Trabzon. 
Bu şehrin İzmit Körfezi’nde deniz yolculuğu vardı. Büyük keyifti, güvenliydi. Vapurlar İzmit-Karamürsel arasında dolu gide, dolu gelirdi. Büyükşehir deniz yolculuğuna niyetlendi. Bir dönem büyük vapurlar, Deniz Otobüsleri aldı. Ama organizasyon kuramadı. İzmit Körfezi’nde deniz yolculuğu bir türlü rayına oturtulamadı. 
Gelin bu yaz şu deniz yolculuğu yeniden başlatılsın. Belli oldu Büyükşehir beceremiyor. Özelleştirilsin. İzmit-Karamürsel hattında deniz yolculuğu hakkı ihaleye çıkartılsın. Mutlaka bu işi üstlenip, becerecek birileri çıkacaktır. 1999 büyük depreminden sonra, Sefa Sirmen döneminde İstanbullu balıkçı tekneleri gelmişti. Balık av yasağı döneminde Körfez’de yolcu taşımacılığı yapmışlar, başarılı da olmuşlardı. İzmit-Karamürsel hattında. Ama Gölcük’e, Değirmendere-Halıdere-Ulaşlı-Ereğli’de durarak Karamürsel’e giden. Açıkladığı tarifeye uyan. Tam saatinde kalkıp, tam saatinde yanaşan deniz seferleri. Bir tutar ki, anlatamam.
Düşünün sıcaklık 30 küsur derece. Küfür küfür havada, bir vapurun kıç tarafında dışarıya oturmuşsunuz. Elinizde isterseniz bir külah dondurma, ya da bir sigara ile bir demli çay.. Karamürsel’e doğru gidiyorsunuz. Daha büyük keyif olabilir mi?
Büyükşehir plajlar yaptı. Plaj yapmakla iş bitmiyor. İnsanlar, denizden gidip gelebilmeli. İnsanlar, temizlenen körfezin havasını içine çekebilmeli. Büyükşehir bunu beceremiyor. Açsın bir ihale. Özel sektörü davet etsin. Güzel, oturaklı bir tarife yapılsın. Büyükşehir de kendi vapurları ile, yaz gecelerinde partililer için lay lay lom mehtap turları düzenlesin. Şu Körfez’i kullanalım bu yaz. Alalım bir torba içinde elimize mayomuzu, vapurla Karamürsel plajına gidelim, akşam dönelim. Hem beldeler kazansın. Hem insanların içi açılsın, serinlesin. Bu imkanı doğa, coğrafya bize sunmuş. Değerlendirememek çok ayıp değil mi?
KANDIRA KIYILARINDA MAVİ TUR BİLE OLUR 
Sadece İzmit Körfezi değil elimizdeki nimet. Bir de Kandıra kıyılarımız, Karadenizimiz var. Sağlam, özel teknelere hat verilsin. Akdeniz’de Mavi Tur olur da, Karadeniz’de olmaz mı?.. Çıksın Kefken’den tekne. 10-15 yolcuyla.. Kerpe Kayalıklarından başlasın.. Kandıra sahillerini, koyları, plajları dolaşsın. Yüzsün insanlar. Tekneden Karadeniz’in tertemiz sularına atlasın. Teknede güneşlensin. Bu imkanları var bu şehrin.. Sıcak, uzun bir yaz geliyor. Ne olur, değerlendirelim. Belki bu şehre birkaç turist çekeriz. 
*Film Platosu’ndan çok umutluydum
2005 yılında kapatılıp, yıkılan  Seka İzmit Fabrikası’nın çok geniş ve çok değerli arazisinde bugüne kadar yapılmış en iyi yatırım bence Film Platosu’dur. 
Bu film platosu, kuruluş aşamasından itibaren bir İzmitli olarak beni çok heyecanlandırmıştı. Türkiye’de son yıllarda en hızlı gelişen sektörlerden biri yerli film ve televizyon dizisi sektörüdür. Ülkemizde sinema filmi ve televizyon dizisi çekmek, üretmek için yeterli alt yapı bulunmuyor olmasına rağmen, sektör büyük sıçrama yaptı. Bugün, binlerce kişi bu sektörden ekmek yiyor. 
Seka arazisindeki film platosu ile çok ilgilendim. Birkaç kez gidip, gezmiştim.  Gördüklerim karşısında çok etkilenmiştim. Bu plato için gerçekten önemli (215 milyon Dolar civarında) yatırım yapan Burhan Özkan ile, 2004 yılında Büyükşehir için aday adayı olan Cengiz Özdemir aracılığı ile tanışmıştım. Burhan Özkan’ı çok sevmiş, arkadaş bile olmuştum. Bu platonun kuruluşunda büyük sıkıntılar yaşadı. Güvendiği arkadaşları tarafından kazıklandı. Plato ile ilgili işleri toparladı. Daha sonra, bu arazinin film platosu olarak Büyükşehir Belediyesi’nden kiralanması konusunda zorluklarla karşılaştı. İlimizdeki her şeye muhalif bazı tipler, Seka arazindeki film platosu konusunda öküz altında buzağı arıyorlardı. 
Burhan Özkan’a, film platosuna ben kefil oldum. İstedim ki, bu kentte havayı, çevreyi kirleten fabrikalar, sanayi kuruluşları yerine; trafiği perişan eden lojistik merkezleri, doğayı tahrip eden limanlar yerine, çevreye, trafiği en küçük bir olumsuz etkisi bulunmayacak böyle bir film platosu kurulsun. 
Burhan Özkan da çok iddialıydı. Seka alanındaki film platosuna bütün gerekli yatırımları yapacağını,  Hollywood sinemasını, Hindistan, Avrupa sinemalarını bile buraya çekeceğini söylüyordu. Türkiye’deki sinema filmlerinin, televizyon dizilerinin büyük bölümü burada çekilecekti. Film platosunda bu kentin gençleri iş bulacak, plato sayesinde şehrimize dünyanın ve ülkemizin yıldızları akacak, turizm gelişecekti. Seka Film Platosu, Hollywood’daki büyük ünlü platolar gibi, halkın gezeceği, çocukların anı fotoğrafları çekeceği bir cazibe merkezi olacaktı. 
Ama olmadı. Seka Platosunda sadece TRT’nin birkaç dizisi çekildi, çekiliyor. Bazı Osmanlı motifli reklam filmleri çekiliyor. Oysa bu arazi, bir film platosu için son derece uygun. Film çekecek yapımcıların, burada üs kurup,  istedikleri bütün doğal malzemeye çok yakın çevrede ulaşabilmeleri söz konusu. 
Neden Seka Film Platosu böylesine güdük kaldı, neden Burhan Özkan ortadan kayboldu, bu konudaki hırsını kaybetti doğrusu çok merak ediyorum. 
Bu yazı toplam 944 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37