1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. ZATEN HİÇ SEVMEMİŞTİK O SAKALLI ÇOCUĞU!
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

ZATEN HİÇ SEVMEMİŞTİK O SAKALLI ÇOCUĞU!

A+A-

Ünü çağları aşan Konfüçyüs’ün en sevdiğimiz sözlerindendir “Asaletten kaynaklanmayan kibarlık gerçek kibarlık değildir!”
Çevrenizde yaşayan insanları bir an hafızanızın süzgecinizden geçirin; fark edeceksiniz ki “bazılarına ne nezaket yakışıyor ne hırçınlık!”
Yakışmıyor çünkü rol yapıyor onlar, yakışmıyor çünkü kalplerinden ve zihinlerinden geçenler dillerinin seslendirdiği şeylerle aynı değil, yakışmıyor çünkü onlar talihin rüzgarıyla bir yere savrulmamış olsalardı asla kaale alınmayacak tıynetteler.
Öylelerine ister riyakar deyin ister kurnaz, ister münafık deyin ister Şark kurnazı, netice değişmez; adam olmayı becerememişler sürüsünün koyunlarıdır onlar! (Tabii 4 ayaklı gerçek koyunları tenzih ediyoruz!)
Lafı şuraya getireceğiz; tanımadığımız halde nedense ortaya çıktığı ilk günden beri hiç sevmemiştik Başakşehir-Sivas maçının son anlarında hakemi iten o sakallı çocuğu. Aynen yıllardır lehine çalınmayan her düdükte hakemin yanına koşmayı ve tehditkar konuşmayı alışkanlık haline getiren asabi çocuğu da sevmediğimiz gibi!
Bu noktada “bir delikanlı hakem ortaya çıkıp da ilk itirazda kırmızı kartını gösterse, bakalım bu kabadayı bozuntuları aynı tavırları bir daha sergileyebilir mi?” ucuzluğuna kaçmamalıyız. Zira şirazesinden çıkmış Türk futbolunun yönetim kademesinde yer alan şahısların çapı ve kalibresi o adına futbolcu denilen çapulcular sürüsünden hesap sormaya yetmiyor, yetemiyor!
Aşağıdaki resimlere dikkatlice bakanların ne gördüğünü ve hissettiğinizi bilmemiz mümkün değilse de bu durum tahmin yürütmemize mani değil. O karelerde “sadece öfke değil karşıdakini aşağılama, sen kimsin, ne haddine bana yapılan faulü vermemek, kiminle uğraştığının farkında mısın, bunu yanına bırakır mıyım, altı üstü bayrak kaldırmak için para alan bir zavallısın!” tarzı subliminal mesajların olmadığını kim iddia edebilir?
Bir faninin sakallı çocuğun yüzündeki hiddet ifadesine muhatap olması için çok ama çok ağır tahriklere, haksızlıklara, zulümlere uğraması gerekir normal şartlarda. Ama burası Türkiye ve bu dizginlenemez öfke selinin tek nedeni kaldırılmayan bir bayrak.
Daha bir kaç gün önce Bayern Münih yurtiçinde başka yurtdışında başka türlü düdük çalan bir hakem tarafından budanırken Heynckes ne diyordu “O kadar kolay pozisyonları değerlendiremedikten sonra hakemi suçlamamız doğru olmaz!”
Aynı hoca ikinci gol de büyük hata yaparak takımının ipini çeken kalecisi için ne söylüyordu; “orada geri pası vermemeliydik!”
Yarıda kalan maçın akıbetini siyasetin belirlediği, ülkenin en antipatik futbolcusunun 37 yaşında kurtarıcı diye milli takıma çağrıldığı, babası yaşındaki gazetecinin boğazına sarılırken başkanından teknik direktörüne varıncaya kadar herkesi kalaylayan sakallıyı ikna etme adına 70’lik Rumenin İspanya’ya tur düzenlediği(!), kebapçıyı dövme seferinden Viyana bozgunuyla dönen ve kapının dışına konan adamı ülkenin en aristokratik camiasıyız diye övünen kulübün anında sahiplendiği bir coğrafyada aslında yapılacak tek şey var; “alın futbolunuzu ve aktörlerinizi başınıza çalın!” demek.
İnanıyoruz ki o gün uzak değil...

sakalli-1.jpgsakalli-2.jpgsakalli-3.jpg

Bu yazı toplam 2018 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.