• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli 5 °C

Zehirleyenleri bulmak kolay

İsmet ÇİĞİT

Bu gazetenin tarihinde kimbilir kaç kez manşetinde zehirlenen canlılar, balıklar ile ilgili haber yayınlanmıştır. Bugüne kadar bu  canlıların, balıkların ölümüne neden olan olayların faillerinin tespit edildiğini,  deşifre edildiğini ve cezalandırıldığını hiç  duymadım. Her defasında yetkililer, “Gerekli numuneler alındı. Soruşturma başlatıldı. Faili belirlenecek mutlaka cezalandırılacak” diye açıklama yaparlar. Ama zaman içinde olay unutulup gider. 
Dün bu gazetede  “Çuhane Deresi ölüm kustu” manşeti yer aldı. Çuhane Deresi, Kullar bölgesinden geçen, bu kent coğrafyasındaki en önemli deredir. Bölgedeki pekçok fabrika, zehirli atıklarını bu dereye bırakır. Yıllardır Çuhane Deresi’nde zaman zaman fabrikaların zehirleri toplu balık ölümlerine rastlanır. 
Günümüzde,  deredeki canlıların ölümüne neden olan zehri belirlemek, bu zehri atanları tespit etmek inanın çok kolay. Yeter ki, yetkililer bunu istesinler. Hem Büyükşehir Belediyesi İSU’nun, hem devletin kurumlarının çok gelişmiş laboratuvarları var. Ölü balık numunelerini,  dere suyu örneklerini titizlikle analiz etseler, zehri de,  zehri atanı da hemen bulabilirler. Zaten, Çuhane Deresi’nin yakınında bulunan fabrikalar biliniyor. Sabıkalı olanları var. Hangi fabrikadan hangi zehirli atık çıkıyor, bunlar da biliniyor. İSU’nun çok ayrıntılı, çok özel sistemleri var. Yeter ki, istesinler.. Bir hafta içinde,  Çuhane Deresi’ndeki balıkların ölümüne kimin sebep olduğunu, hangi zehri dereye ne kadar enjekte ettiklerini tespit etmek mümkün. 
Önemli olan, bu tespiti yaptıktan sonraki  tavırdır. Ucu kime ulaşırsa ulaşsın..Bu zehri dereye bırakını cezalandırmaya, çanına ot tıkamaya, ilimizin yetkili kurumları, kişileri hazır mıdır?.. Bu tespit yapıldıktan sonra, “Birlikspor’a şu kadar bağış yap”, ya da “Şuraya büyük bir okul yaptır” demek yerine ,  “Sen doğayı katlettin” diye, Karaman’da küçük çocuklarla cinsel ilişki kuran sapığa verilen ceza gibi bir ceza vermeye ilimiz hazır mıdır?.. 
Geçmişte bu kent çok kirletildi. Doğası, dereleri, denizleri zehirlendi. Genellikle bunu yapanlar kimi yerlere istenilen rüşveti ödedi, paçayı kurtardı. Artık öyle olmamalı. Teknoloji çok ilerledi. Çok net tespitler yapmak mümkün. Çuhane Deresi’ndeki balık ölümlerinin hesabı, mutlaka bunu yapanlara sorulmalıdır. 

Dündar Çiğit’i andık

Doğumu:1931..
Ölümü :1991.. 
d1-003.jpgBöyle yazıyor Bağçeşme’deki mezar taşında. 20 Nisan 1991’de kaybetmiştik babam Dündar Çiğit’i..Hayatı mücadele ile, hayatı kavga ile geçmiş bir adam. 
Geçirmediği hastalık kalmamıştı. Gırtlak kanseri ameliyatı oldu. Kalp krizi geçirdi, felç geldi. Ufak tefek, çıta gibi adamdı.  Bu kent için herkesle kavga etmeye hazırdı. Bu şehre yerel gazeteciliği getirdi. 1960’lı yıllarda Sesim Dergisi’ni, 1970’li yıllarda ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi’ni yayınlamaya başladı. 
Çarşamba günü ölüm yıldönümüydü. Ben ve en az benim kadar, belki benden daha fazla O’na yakın olan Nazif Çanakçılı, Bağçeşme’de kabri başındaydı. Tabii Terzi Burhan Usta. Meslek hayatına, bizim gibi O’nun yanında başlayan şimdilerde Büyükşehir Başkan Danışmanı olan, değerli dost Ömer Polat ile,  Dündar Çiğit’in geçmişteki yakın dostlarından Nurettin Timur da gelmişler kabri başına. Ahmet Hoca Kuran-ı kerim okudu. Dua ettirdi. Vefatının 25 nci yıldönümünde  andık Dündar Çiğit’i. Yattığı mezar yerini, “Buranın manzarası güzel” diyerek, ölmeden 4 yıl önce satın almıştı. Yanında,  annem ve benim için de yeterli yer duruyor. 
Ayaküstü, Nurettin Timur bir anısını anlattı Dündar Çiğit ile:
“- 1970’li yılların başıydı. Leyla Atakan Belediye Başkanı seçildi. Bir tebligat aldım. İzmit Belediyesi’ndeki işimden çıkartılmıştım. Kime gideceğim o devirde?.. Gittim, Dündar Ağabey’in yanına. Abi beni işten attılar dedim. Girdi koluma. Doğruca İzmit Belediyesi’ne, Başkan Leyla Hanım’ın makamına çıktık. Dündar Ağabey Leyla Hanım’a, “Sayın Başkan. Nurettin Timur CHP’li değildir. AP’lidir. Bunu hepimiz biliriz. Ama İzmitli’dir. Bu şehrin çocuğudur. Lütfen,  O’nunla ilgili kararınızı geri alınız” dedi. Leyla Atakan benim işten çıkartılış kararımı iptal etti.”
Çok anılar var rahmetli babamla ilgili. Herkes rahmetle anmıyor olabilir. Ama bu kentte pekçok kişide emeği vardır. Kudretli adamdı, cesur adamdı. Ömrü 60 yılla sınırlı kalmasa, şöyle 70-80 yıl yaşamış olsa, sanıyorum İzmit için de çok daha faydalı olurdu.
Dündar Çiğit’in kabri başındaki anmanın ardından, hemen yakınlarındaki Cevat Çetin’in kabri başına gittik. O’nun için de fatiha okuduk. Büyükşehir Mezarlıklar Müdürlüğü’nün görevlilerine çok teşekkür ederim. İki mezar yerini de 20 Nisan’ı bilerek hazırlamış, çiçeklerle donatmışlar. 
Anmanın ardından, Nazif Çanakçılı ile  çok özel bir “Çarşamba programı” uyguladık. Bunu da pazar günü bu sütunlarda anlatırım. Ama hepinize, Dündar Çiğit ve Cevat Çetin’den selam getirdim. İzmit’in Bağçeşme bölgesindeki huzur, dinginlik ve güzellik şehir merkezinden çok daha güzel. Bunu da belirtmek isterim. 

Firuze’yi, Arkadaş’ı 
besteleyen ölür mü? 
Bizim gençliğimiz, Türkiye’de müziğin, hoşgörünün yıllarıydı. O dönemlerde de siyasetçiler birbirleri ile zıtlaşır, birbirlerine ağızlarına geleni söylerdi. 
Ama daha özgürdü bu ülkenin insanları. Daha neşeli. Hepsinden önemlisi daha hoşgörülüydü. Bizim gençliğimizin şarkılarında abuk sabuk “rep” vurguları değil, aşk vardı. Her ortamda arkadaşımızla, sevgilimizle, eşimizle dans edebilirdik. 
Bizim dönemimizde Atilla Özdemiroğlu vardı. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli müzik adamlarından biri. Kendisi de aşkın, sevginin insanıydı. Belki bu nedenle en güzel aşk şarkılarının bestecisiydi.
Benim gençliğimde çaldığı zaman mutlaka dans ettiğim iki şarkı vardı. Biri, Firuze. Hani o “Üzüm buğusu gibi” Firuze.  Atilla Özdemiroğlu bestesi. Sezen Aksu, Tarkan çok güzel söyledi. Ferdi Özbeğen’den dinledim. Gazinoda,  eğlencede, radyoya, televizyonda ne zaman Firuze çalsa, mutlaka dans etmişimdir. Eşime de Firuze’yi çok sevdirdim. Evde farklı odalarda olsak da, televizyonda Firuze çalarken yakalarsak, hemen sesini açar, birbirimizi çağırır, dans ederiz.
Bir de Bodyguard filminin unutulmaz şarkısı vardır.  Whitney Houston’un söylediği “I always  love you”. Bu şarkıda da dayanamam, dans ederim. 
Atilla Özdemiroğlu, 73 yaşında kansere yenildi. Şarkıları yaşayacak. Özellikle Firuze hep yaşayacak. Bulunduğum canlı müzikli her ortamda bu şarkıyı istemişimdir. Herkes güzel söyleyemez. Ama müziği, illaki dansa tahrik eder. Kaybettiğimiz Atilla Özdemiroğlu’nun bu ülke müziği için ne kadar önemli biri olduğunu anlamak için Firuze’yi dinlemek yeter. Yine bizim lise yıllarımızda Melike Demirağ’dan dinlediğimiz, bağıra bağıra söylediğimiz “Arkadaş ” da Atilla Özdemiroğlu bestesiymiş. Firuze’yi, Arkadaş’ı bu ülkeye kazandırmış bir adam, ölür mü hiç?  Allah rahmet eylesin. 

Umalım ki, öyle oluyordur
Büyükşehir Belediyesi yetkilileri açıklamışlar. İzmit’teki tramvay yolu inşaatı  son derece hızlı, düzenli ilerliyormuş. Büyükşehir yetkililerinin açıklaması şöyle:
“-Günde 100 metre alt yapı, günde 50 metre ray döşemesi yapılıyor.” 
Müthiş rakamlar.. Tramvay yolu, Sekapark ile Otogar arasında 8 kilometrelik (8.000 metre) güzergahta döşenecek.  Günde 100 metre alt yapı yapılıyorsa,  80 günde alt yapı biter. Günde 50 kilometre ray döşeniyorsa, 160 günde rayların tamamı döşenir. 
Ama bu işe başlarken, “Mayıs başında Yahya Kaptan’dan çıkacağız” demişlerdi. Sonra, “Mayıs sonu Yahya Kaptan bitecek” dediler. Şimdi, “15 Haziran’da Yahya Kaptan’dan çıkılacak” diyorlar.
Şehrin doğusunda trafik arapsaçı. Alternatif yol yok. Çalışmanın başladığı bulvarlarda esnaf perişan. “Günde 100 metre alt yapı, günde 50 metre ray döşemesi” yapılıyorsa, bu çile yıl sonunda bitecek demektir. İhalenin resmi süresi, şubat ortasında bitiyor.  Yani, Büyükşehir yetkililerinin söylediği doğruysa, bu işin açıklanan tarihten önce bitmesi lazım.
Ben hiç ihtimal vermiyorum. Zamanında, şubat ayı ortalarında tramvay çalışsın, bu işkence bitsin, herkesi ayakta alkışlayacağım. Açıklanan tarihte, şubatta bu iş bitmezse, kimse “Projeyi 2 kilometre uzattık. Sekapark’ın sonuna kadar tramvay götürdük” diye bir bahane de üretmesin. 

Gelecek yılın finaline şimdiden talip olalım

Futbolda Ziraat Türkiye Kupası finalinin kimler arasında oynanacağı, yarı final birinci maçları sonunda belli oldu. Rize’de Rizespor’u 3-1 yenen G.Saray ile, Konya’da Konyaspor’u 3-0 yenen Fenerbahçe’nin finale yükseldiklerini söylemek yanlış olmayacaktır.
Ziraat Türkiye Kupası bu sezon sıkıntılı başlamıştı. Büyük kulüpler bu kupayı angarya görüyor, maçlara yedek takımlarla çıkıyordu. Ama sezon ilerleyince, ister istemez Kupa’ya sarılmak zorunda kaldılar. G.Saray için zaten Kupa’dan başka hedef kalmamıştı. F.Bahçe de lig yarışında yara alınca, Kupa’yı önemsemeye başladı.
Zaten sektör, yayıncı kuruluş, spor medyası ve Türk futbol camiası da başından beri F.Bahçe-G.Saray finali hedefliyordu. Düşünün, final Rize-Konya arasında olsa, Türkiye’nin ilgisini çeker mi?
Ziraat Türkiye Kupası finali,  25 Mayıs Çarşamba günü Antalya’da yeni stadyumda oynanacak. Kupa finalinin yeri, sezon başında açıklanıyor. 
Şimdiden ilimizin yetkililerini, Sayın Valimizi, Büyükşehir Belediyesi Başkanımızı uyarmak istiyorum. Futbol Federasyonu nezdinde girişimde bulunun, en azından kulaklara fısıldamaya başlayın. Gelecek sezonun sonunda Türkiye Kupası finali, bizim şehrimizde, o tarihe kadar çoktan bitmiş olması beklenen Kocaeli Arena’da oynansın. Gelecek yıl da ilimizin Süper Lig’de takımı olmayacak. Hiç değilse, Türkiye Kupası finalini ilimizde izleyeceğimizi bilir, sezon sonunu heyecanla bekleriz. 
……….
Bu şehir son yıllarda çok fazla ikinci plana itildi. Geçen hafta sonu Samsun’da Avrupa Boksu Olimpiyat elemeleri yapıldı.  38 Avrupa ülkesinden yüzlerce boksör,  Rio Olimpiyatlarına katılma hakkı için dövüştüler. Bizim Yahya Kaptan’da yeni salonumuz var. Açıldığından bire bir tane bile büyük spor organizasyonu verilmedi. Voleybolda, basketbolda sezon sonu finalleri yapılıyor. Türkiye uluslararası boks, güreş organizasyonları üstlenir. Hiç biri bizim şehrimize verilmiyor. Gerçekten çok üzücü bir durumdur. İstemek lazım. Takip edip, talip olmak lazım. Bunu kimse yapmıyor. Şu gelecek yılın Türkiye Kupası Finalini şehrimizin yeni stadına alabilmek için de şimdiden girişimlerde bulunmamız gerekiyor. 

 

Bu yazı toplam 1271 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37