• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli 6 °C

Zengin olmak mı, mutlu olmak mı önemli?

İbrahim ELGİN
İş adamının birinin işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu. Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu.
Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı. ...
Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu. ''Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli ; Benimle Paylaşmak ister misin?'' diye sordu yaşlı adam. İş adamının yakınmalarını dinledikten sonra da, ''Sana yardım edebilirim'' dedi. Çek defterini çıkardı. İş adamının adını sordu ve ona bir çek yazdı. Çeki ona verirken de şöyle dedi: ''Bu parayı sana borç veriyorum. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al'' dedi. Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.
İş adamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise o gün için dünyanın en zengin adamı olan  JohnRockefeller'' e aitti, ''Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim'' diye düşündü. John Rockefeller'' e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi.Ama  adam bu çeki ben şimdi bozdurup harcayıp da geri ödeyemezsem batarım  diye düşündü ve çeki bozdurmaktan vazgeçti. Bu değerli çeki kasasına koydu. Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniveyepyeni bir iyimserlikle işine tekrar dört elle sarıldı. Büyük küçük demeden tüm işleri değerlendirmeye başladı. Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı.
İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu. Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti. Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup hatta para kazanmaya başlamıştı.
Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti. Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi. Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü. Tam ona çekini geri verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı. Hemşire ''Onu bulduğuma çok sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir'' dedi. ''Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin John Rockfeller olduğunu söylüyor'' diye ekledi.Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı. İş adamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı. Sanki donmuştu. Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı. Birden, hayatının akışının değiştiren şeyin para olmadığını fark etti. Hayatını değiştirenin yeniden kendinde bulduğu kendine güven ve inançtı. Başarının sırrı, kasamızda duran para değil, kendi kalbimizde ve kafamızda olanlardır. Başarıyı başka yerde aramaya gerek yok.Çünkü  bedava peynir  yalnız  fare  kapanında  bulunur.
Bugün etrafımızda  çok parası olup da yanlış yatırımlar yapıp  veya yanlış hayat tarzlarına dalarak batan birçok iş adamları var.Bunları hepimiz zaman zaman duyuyor veya görüyoruz.Ama bazen de elindeki üç kuruş sermayesiyle gece gündüz çalışıp, akıllı yatırımlar yaparak büyük holding sahibi olan insanları da görüyoruz.Önemli olan elinizdeki paranın miktarı değil,o parayı nasıl değerlendirdiğiniz.Veya nerelere harcadığınızdır.Büyüklerimizin çok güzel bir sözü vardır.Derler ki “Ağaca dayanma çürür.İnsana dayanma ölür ”Onun için elinizde istediğiniz kadar çok para olsun.İsteğiniz yüksek okulu bitirin.Kendinize güveniniz,veya mücadele azminiz yoksa başarılı olamazsınız.Şunu hiç unutmayın ;Başarı merdivenlerini tırmanan insanlar.O merdivenlere asla elleri cebinde tırmanmamışlardır.Tabii ki insanın arkasında bir güvencesi olması çok güzel ama insan önce doğru işler yapıp Allaha güvenecek ondan sonra parasına ve dostlarına.Bazen de gece gündüz çalışıp,doğru yatırımlar da yaparak zengin olamaya bilirsiniz.Önemli olan zengin olmak değildir hayatta.Mutlu olmaktır.Biz zannediyor ki zengin olunca mutluda olacağız.Öyle bir şey yok.Yapılan istatistiklere göre dünyadaki intihar olaylarının çoğu en zengin ülkelerde oluyor.Gidin bakın o zenginlerin çoğunun ne dertleri var bir görün.Rahmetli Sakıp Sabancı bir televizyon programın da  bir işadamı  olarak fabrikalarım da o kadar güzel arabalar  üretiyorum.Fakat kendi oğlum engelli olduğu için bu arabaların birini bile kullanamıyor.Ne kıymeti var demişti.  Bu hayatın tekrarı yok.Onun için çok zengin olmasanız da mutlu olduğunuz ve bildiğiniz işi yapmaya bakın .Herkese iyi pazarlar.
Bu yazı toplam 441 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37