• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

Zeytinoğlu ile Akmeşe ziyareti 

İsmet ÇİĞİT

Bu şehri dolaşmaya çıktığımda genellikle içim karalar bağlıyor. 

Kamyonlar, TIR’lar arasında sıkış tepiş bir trafik. Her yerde toz toprak.. Birbirine saygısız, trafikte kural tanımayan insanlar.. Bir yerden bir yere gitsem bu şehirde yorgun hissediyorum.

Bir süredir, değerli dost Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “Seninle buluşalım. Göstermek, anlatmak istediğim bazı şeyler var” diyordu. O’nun programı yoğun.. Benim de gazete binasından dışarı adım atmaya pek  hevesim yok.. Prensip olarak buluşmayı kararlaştırdık da, bir türlü ortak müsait zaman bulamıyoruz. 
Pazartesi sabahı Zeytinoğlu yine aradı. “Bugün Akmeşe’deki Engelliler Üretim Merkezi’ne gideceğim. Seni de alayım. Orada gördüklerin hoşuna gidecek” dedi.  Kabul ettim. KSO Başkanı pazartesi günü saat 11.00 gibi gazeteden beni aldı. Akmeşe’ye uzandık. 

ENGELLİ ÜRETİM MERKEZİ BÜYÜYOR 
Çok uzun yıllar önce memleketi Avusturya’dan kopup, ülkemize gelen, ilimize yerleşen ve İzmit’teki sembol kişilerden biri haline gelen Bayan Beatrice Burningen’e ait Akmeşe Karaabdülbaki  köyü yakınlarındaki 70 dönümlük araziye, Bayan Beatrice’in ölümünün ardından adeta el konulmasına, bu araziyi Kocaeli Sanayi Odası, Rotary Kulüpleri ve Türk Anneler Derneği’nin gasp etmesine neredeyse  Seka’ya ait İhsaniye sahilindeki fidanlık arazisin Ford Otosan’a bedelsiz verilmesine karşı çıktığım kadar karşı çıkmıştım. O araziyi Bayan Beatrice zihinsel engelli çocuklara hizmet için adamıştı. Yıllarca yanında bir bakıcısı ile tek başına orada bir kulübede yaşamıştı. Avusturyalı yaşlı kadın uzun süre ilimizdeki bir hastanede acı içinde yatıp, öldükten sonra Avrupa Birliği’nden önemli miktarda para alınıp, KSO öncülüğünde bugünkü Engelliler Üretim Merkezi yapılmıştı. 

Daha önce KSO’nun eski Başkanı Sayın Yılmaz Kanbak da o tesis yapıldığında beni alıp götürmüştü. Gördüklerim karşısında bu projeye anlayıp dinlemeden karşı çıktığım için kendimi mahcup hissetmiştim. 

Ayhan Zeytinoğlu, Engelliler Üretim Merkezi’ne çok daha fazla önem veriyor. Bu tesiste 100’e yakın engelli işçi çalışıyor. Resmi raporlara göre en az yüzde 40 engelli olmayan alınmıyor. Görme, işitme engelliler, bedensel engelliler, zihinsel engelliler var. Zeytinoğlu, KSO Başkanlığının ilk dönemlerinde de beni bu tesise bir kez getirmişti. Dünyaca ünlü Audi marka araçlar için koltuk kılıfı üretiliyordu. Kürkü için tavşan yetiştiriliyor, mantar üretimi yapılıyordu. 

Şimdi dünya markası bir konfeksiyon firması için fason üretim yapılıyor. Tesisi dolaştık. Her makinanın başında engelli işçiler. Önlerinde kumaşlar, modeller.. Markalı, çok kaliteli giysileri üretiyorlar. Üretimden çıkıp paketlenmiş ürünlerin depolandığı yere girdik. Bütün kolilerin üzerinde malların gideceği ülkeler yazılı. Hindistan’dan Amerika’ya; Güney Afrika’dan Hollanda’ya, dünyanın her yerine bu ünlü markanın giysileri Akmeşe’de engelliler tarafından üretilip, gönderiliyor. 

Engelli üretim merkezinde tavşan üretimi kaldırılmış. Geniş alanlarda  park bahçeler için çiçek üretiliyor. Mantar tesisi çalışıyor. Burada üretilen mantarları da, bu alanda Türkiye’nin en büyüklerinden olan ilimizde kurulu MÜPA alıp, kendi markası ile pazarlıyormuş. 

Zeytinoğlu, KSO üyesi sanayicilerden demir, ytong, çimento gibi inşaat malzemelerini bağış olarak alıp, tesisi büyütmeye başlamış. Bir yandan üretim yapılıyor, diğer yandan tesisin kapalı üretim alanlarını büyütecek inşaat devam ediyor. Yakında 60 engelli işçi daha alınacak. Zeytinoğlu, “Bizi fason üretim yaptıran firma ortaya çıkan işten çok memnun. Üretimi arttıracaklar. Biz de tesisi büyütüyoruz” diye anlattı. 

ANADOLU VAKFI’NIN ÇOK ÖNEMLİ HİZMETİ 
Akmeşe’deki tesiste 100 kadar, tamamı engelli işçinin çalıştığından söz etmiştim. Bu işçiler, sabah evlerinden servis aracı ile alınıyor. Akam evlerine bırakılıyor. Servis hizmetini Büyükşehir Belediyesi sağlıyormuş. Malum, bir yasa var. Kuruluşlar, çalıştırdıkları toplam eleman sayısına bağlı belli oranlarda engelli işçi istihdam etmek zorunda. Fabrikasında engelli işçi istihdam edemeyen sanayi kuruluşları;  Akmeşe’deki tesiste istihdam edilen engelli işçilerin ücretini ödüyor. Böylece, yasaya uygun biçimde engelli istihdamı sağlıyorlar. İşçilerin yemekleri tesiste  şirket tarafından karşılanıyor.

Bir de bu engelli işçilere verilen sağlık hizmeti var. Bu hizmeti de hiçbir karılık beklemeden Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı karşılıyor. Gebze’deki Johns Hopkins Hastanesi’nin sahibi olan Anadolu Vakfı, belli aralıklarla tesisteki işçileri hastaneye götürüyor. Genel sağlık kontrollerini yapıyor. Her işçi için bir sağlık dosyası var. Tedavisi gerekenler, Gebze’deki hastanede tedavi görüyorlar. Tesiste Gebze’deki hastaneden bir hekim sürekli görev yapıyor.  KSO Başkanı Zeytinoğlu, bizi Akmeşe’de karşılayan Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı  Direktörü Necmettin Özçelik ile, Proje Yöneticisi  Toygun Şenüçler’e de teşekkür plaketi verdi. 

SEVİLEN’DE ÖĞLEN YEMEĞİ 

Akmeşe’deki tesiste gördüklerimden gerçekten etkilendim. Tesis büyütülüyor. Eminim Bayan Beatrice, bu arazisinin engelliler için bu şekilde kullanıldığını görüyorsa, mutlu oluyordur. KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun bu konudaki heyecanı da gerçekten her türlü takdiri hak ediyor. Zeytinoğlu, adeta kendi işlerini askıya almış, bu tesisteki bütün ayrıntılarla ilgileniyor. 

Yaklaşık bir saat üretimi, yeni inşaatları çiçek seralarını, mantar üretim alanını gezdik. Sonra, Akmeşe’ye geçtik. İlimizin o bölgeleri ne kadar güzel, ne kadar bakir. At haraları var. Tarım alanları.. Ahh, hala şuralara doğalgazı götüremedik ya. Yolda sık sık Zeytinoğlu’nun telefonu çalıyor. KSO Başkanına ulusal televizyon kanallarındaki canlı yayınlardan bağlantı yapılıyor, ekonomi, Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda görüşleri soruluyor.

Akmeşe’ye geldik. Öğlen yemeği için durağımız Akmeşe’nin eski ve son Belediye Başkanı Hilmi Sevilen’in çok meşhur ızgara lokantası. Karışık ızgara, salata ve yoğurt. Mükemmeldi. KSO Başkanı değerli dost, bu kentin duyarlı ve girişimci hemşerisi Ayhan Zeytinoğlu’na teşekkür borçluyum. Bir dahaki buluşma, ilk fırsatta Karamürsel’deki Coşkun Balık’ta olacak.  Balık sezonu içine yetiştireceğimiz bu yemekte başbaşa kenti konuşacağımızı umuyorum. 

Ahh o Ereğli evleri; içimde yaradır 
Her fırsatta ayrıntıları ile bahsettiğim benim çarşamba turlarını okurlarım bilir,. Çarşamba günleri hafta tatilini kullanırken, kimi zaman Kandıra Kerpe’ye, kimi zaman Sapanca Gölü kıyılarına, kimi zaman Kirazlıyalı-Hereke tarafına uzanırız. Sık sık Karamürsel tarafına da giderim. 

Eğer Karamürsel’e gidiyorsak, D-130’daki sıkıntıdan da kurtulmak için Değirmendere Migros yanından, Yüzbaşılar sapağından sahile ineriz. Değirmendere sahili geçer, Kuruçeşme’den yola çıkarız. Tekrar Halıdere’ye, sonra Ulaşlı’ya, ardından Ereğli’ye bir uçtan girip, diğer uçtan çıkarız. 

En çok Ereğli sahilinde, vapur iskelesinin doğu tarafında kalan tarihi Ereğli evlerinin ayakta ölür durumdaki hali içimi sızlatır. 

Türkiye’nin pekçok bölgesinde,  Marmara-Ege-Akdeniz kıyılarında, hatta Karadeniz sahillerinin ilimiz dışındaki bölgelerinde küçük sahil köyleri var. Hepsi turizmin tadını almış, hepsi turizmden büyük paralar kazanan sahil köyleri. Bizim Ereğli’miz bunların hepsinden güzeldir. Ama bir balıkçı köyü olarak kalmaya mahkum edilmiştir. O sahildeki tarihi Ereğli evleri için şimdi Büyükşehir Belediyesi restorasyon projesi hazırlıyormuş. Dün bu gazetede haber yayınlandı. Çok sevindim ve heyecanlandım. Ereğli sahilindeki tarihi ahşap evlerin restorasyonunda aslında çok geç kaldık. Büyükşehir 9 ahşap binayı restore edecekmiş. 

Tabii, bu evleri restore edip,  din istismarını öne çıkartan kimi kurumlara bila bedel vermek, buraları tarikatlara altın tepside sunmak var. Bir de İzmit Körfezi’nin incisi Ereğli’nin  turizm potansiyelini harekete geçirecek şekilde değerlendirmek var. 

Tarihi ahşap binalar restore edildikten sonra, turistik eşya satan, el işi satan dükkanlar yapılabilir. Şık bir kafe yapılabilir. Ereğli Türkiye’nin en önemli balık merkezidir. 3 tane içkisiz balık lokantası yapılacaksa, bir tane de isteyenin balıkla birlikte içki içebileceği bir restaurant olarak değerlendirilebilir. Ereğli uçar. Ereğli iç turizmin en önemli sahil köylerinden biri haline gelebilir. Umarım, böyle bir şey yaparlar. 

 

Bu yazı toplam 836 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37