1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. AHLAK, ADALET VE İNSAFTAN NASİBİ OLMAYANLAR, ZAFER ANITI DİKEMEZ
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

AHLAK, ADALET VE İNSAFTAN NASİBİ OLMAYANLAR, ZAFER ANITI DİKEMEZ

A+A-

 

Herhangi bir alanda zafer anıtı dikmek isteyenler,  önce ahlak ve maneviyatta önem vermelidirler. İkinci şart, hak edene hakkını veren bir adalet anlayışına sahip olmalıdırlar. Üçüncü şart, temel insan hakkı olan can, mal, ilim, nesli, akıl emniyetlerinin korunmasına saygılı olmalıdırlar. Dördüncü şart,  yalan konuşmaktan,   tarihi gerçekleri, yaşanılan siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri meseleleri saptırmaktan,  tarihi şahsiyetleri,  istismar etmekten sakınmalıdırlar. Beşinci şart;   İman ehli, vicdan ehli ve insaf ehli olmalıdırlar.

Özetlemeye çalıştığım bu temel şartlardan yoksun insanlar, makam, mevki, şan şöhret, para, şehvet gibi ve benzeri dünyeviliklerin tutsağı olduklarından, hiçbir alanda zafer anıtı dikemezler. Hayatları boyunca kaybetme endişesi içinde olduklarından,  korku karakoncolosundan (gerçek olmayan hayali korku) kurtulamazlar.

Kur ‘an ve sünnet ahlakıyla ahlaklaşan insanlar beşeri olan korku putunu yıktıklarından yalan konuşmazlar, zalimlere boyun eğmezler.  Basit siyasi getirileri için, milletin inançlarını, milli ve manevi değerlerini istismar etmezler.  İstiklal savaşımızın Başkumandanı M. Kemal Atatürk’ü ve diğer tarihi şahsiyetleri kendi emellerine alet etmezler ve ilahlaştırmazlar. Kabirleri önünde secdeye kapanarak ruhlarına eziyet etmezler

Merhum Atatürk’ün 81. Yıl dönümü münasebetiyle 10-Kasım-2019 tarihinde yapılan anma töreninde, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın yaptığı kapsamlı konuşmasının bir bölümünde şunları söylemiştir. “Cumhuriyetimizi yükseltmek için, tüm tarihimizi yok saymaya kalkışanlar, bize göre kendi geçmişlerinden utananlardır. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyeti bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz. Cumhuriyetimizi Osmanlı mirası üzerine kurduk. Gazı Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmıştır. Ankara’daki meclis, Osmanlı adına faaliyete geçmiştir. Bu hakikatler apaçık orta iken, sürekli olarak Osmanlı’ya hakaret etmeyi bir siyaset tarzı haline getirmek, ya cehalet, ya gaflet, ya da art niyettir”

 Osmanlı devletiyle ve İslam diniyle problemleri olan bazı gazeteciler ve siyasetçiler,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anma töreninde yaptığı konuşmadan farklı anlamlar çıkarmak suretiyle, meslekleri olan çamur atma işine devam etmektedirler.

11-Kasım-2019 tarihli Cumhuriyet gazetesi, Sayın Erdoğan’ın konuşmasını şöyle değerlendirdi.  [“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlıyı övdü, devrimleri yerdi. Atatürk’ün eksiklikleri fazlaları olabilir. Harf devrimiyle her şey sıfırlandı.” Bu sözlere CHP liderinden yanıt: “ Sen Atatürk’ü anmak istiyorsan, Trump’un mektubuna yanıt ver. Mustafa Kemal’le ilgili konuşacaksan önce ağzını yıkayacaksın”]   

 Merhum Atatürk kendi tekkelerinde görenler, mili konularda milli duruş gösteremeyenler dini konuları bilmedikleri halde biliyormuş gibi yapıp istismar edenler,  Pas tutmuş ağızlarını su ile değil, önce kostikle yıkamalı daha sonra boy abdesti alarak tövbe ederek, Yüce Allah’tan (CC) af, milletten özür dilemelidirler.

Atatürk’ün  “EY TÜRK GENÇLİĞİ HİTABESİNİ” anlayarak okuyanlar,   Sayın Erdoğan’ın hangi zıtlarla mücadele etiğini görmüş olurlar.  Rahmetli Erbakan hocamız, yıllarca Irkçı Siyonistlerin Arz-ı mevut inancına göre, büyük İsrail devletini kurmak için Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti kurma planlarının olduğunu anlatmaya çalıştı. Türkiye’nin güvenliğine ve bölünmesine yol açacak bu planı çok iyi bilen ve anlayan Sayın Erdoğan, Kuzey Suriye de yaptığı askeri ve diploması operasyonlarıyla, Irkçı Siyonistlerin ve Evanjelist Hıristiyanların 100 yıllık planlarını bozmuştur. Siyonist Evanjelistlerin Sayın Devlet başkanımız Erdoğan’a ateş püskürürken,  milli olduklarını söyleyenlerin sesiz kalmaları, diğer bazı yerlilerimizin de yapılan operasyonlara karşı çıkmaları manidardır.

0 9-Ekim-2019 tarihinde Pınar Barışı hareketinin başlamasıyla, Amerikan heyeti Ankara ya gelerek Türk tezlerini kabul eden bir anlaşmaya imza attılar. Benzer bir anlaşmayı Rusya heyetiyle Soçi’de imzaladılar. Dünya çapında yayın yapan birçok televizyon, gazete ve dergiler, “Erdoğan istediğini altı” manşetlerini atarlarken, bizde ki bir kısım medya ve siyasiler sesiz kaldılar.

13- Kasım-2019 tarihinde Oval ofiste Sayın Erdoğan’la Sayın Trump arasında yapılan görüşme, dünya ya canlı olarak verilirken, Sayın Kılıçdaroğlu, bu önemli görüşmeyi gölgelemek için, “Amerika ya gittiler elleri boş döndüler” cümlesini kurmuştur.  Bu cümle, millikten uzak boş bir cümlecik olarak siyasi tarihimize yer almıştır. Bugüne kadar siyasilerimizin hiç biri, millikten uzak böyle bir cümle kurmamıştır. Bundan sonrada bu şekildeki bir cümleyi, milli ve yerli düşünceye sahip hiçbir siyasetçinin kurmayacağına inanıyorum. .

 ABD başkanı Trump’un Sayın Erdoğan’a yazdığı küstah mektup üzerinden Sayın Erdoğan’ı eleştirmeye çalışanlar siyasi bir getiri elde edemezler. Sözünü ettiğimiz siyasiler, bu küstah mektubun sahibi olan ABD başkanı Trump’a, geniş bir basın toplantısıyla gerekli olan cevabi verme yeteneğini ve cesaretin göstere bilseydiler, milletimizin gönlünü kazanırlardı. Biliniz ki, Ispanaktan yağ çıkmadığı gibi bu şekilde tutum ve eleştirilerinizden de yağ çıkmaz.  Sayın Erdoğan bu mektubun cevabını hem sahada, hem masada ve hem de diplomasıyla cevap vererek herkesin hayranlığını kazanmıştır.

1964 tarihide Kıbrıs’a müdahale etmek isteyen İsmet İnönü’ye ABD devlet başkanı JOHNSON’UN içeriği kaba ve sert olan bir mektup gönderince, Merhum İnönü Kıbrıs’a müdahale teme fikrinden vazgeçmek zorunda kaldı.  1974 Kıbrıs barış harekâtının emrini Merhum Ecevit değil, başbakanlığa vekâlet eden rahmetli Erbakan hocanın verdiğini de unutmayalım.  Tarihi gerçekleri konuşmaktan korkanlar, zafer anıtı dikemezler. Zafer anıtı dikmek isteyenler, siyasetin ahlaki kurlarına uyarak, milletle kucaklaşmalıdırlar. Beşeri güçlerden değil, sadece yüce Allah’tan korkarak milli ve manevi değerlere sarılmalıdırlar.

Alaettin Köksal

Bu yazı toplam 1011 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum