1. YAZARLAR

  2. Gülsüm Güney

  3. Gelsin hayat bildiği gibi!
Gülsüm Güney

Gülsüm Güney

Yazarın Tüm Yazıları >

Gelsin hayat bildiği gibi!

A+A-

Yakın çevremiz Ömer abinin son çekilen ve whatsapp aile grubunda eşi tarafından paylaşılan “veda eder gibi” el salladığı fotoğrafı konuşuyoruz günlerdir.

Ölüm ne zamansızsın.

İnsanı ölümden gerçekten eceli mi koruyor?

Gelince; “git daha erken be!” Denmiyor değil mi ölüme?

Ölümün her türlüsü zor, her türlüsü boynunu eğiyor insanın, her türlüsü bıçağa kalbini dayıyor ve kanırtırcasına yarıp geçiyor insanın ömründen.

Ama ani ölüm

O da zor.

En zoru diyemem.

Haşa! Korkarım bir şeye en demekten.

En sandığımın, daha ne enleri vardır da habersizimdir değil mi?

Rabbim isterse ne enler verir de en dediğini unutturur değil mi?

Hikâye şöyle:

Çocukluk arkadaşımın babası,

Aile dostlarımızın evladı;

Çok sevdiğimiz Ömer abimizi kaybettik. 50 yaşında, hayat dolu, bilenen her hangi bir sağlık sorunu olmayan, dimdik bir adam.

Bu yıl kızları olan çocukluk arkadaşım Elif’i evlendirdiler.

Dinlenmek için Marmaris/Datça’ya eşiyle birlikte gittiler.

Eşinin attığı son instagram hikâyelerinde her şey o kadar yolunda gözüküyor ki, hikayelerini izlememin ardından 5-6 saat geçmiyor ki abim ölüm haberini veriyor.

Köyleri gezmişler eşiyle birlikte. Son derece sağlıklı, her gün sporunu yapan zinde bir insandır Ömer abi. Yemeklerini yiyip otele dönmüşler ama Ömer abi midesinde bir ağrı hissetmiş ve soda içmiş. Ağrısı geçmeyince duşa girmiş. Sonra sırtına vuran bir ağrı sol tarafını uyuşturmuş. Eşine acaba ben kalp krizi mi geçiriyorum bir baksana Google’dan diyor. Sonra ağrısı artınca 112’yi arıyorlar ve 10 dk. geçmeden ambulans geliyor. Ambulansa yürüyerek biniyor. Hastane ve otel arası 5 dk. Hastanenin önüne geldiklerinde doktoru ambulansın içine çağırıyorlar. Eşi görmek istiyor ama o an izin vermiyorlar. Sonra ilk müdahale ve hastanede bekleyiş…

Kalp krizi geçirmiş.

Kalbi ambulansta durmuş.

Uzun bir süre döndürmeyi denemişler ana nafile.

Tatilde, tanımadığın bir memlekette, bir başına kocanın ölüm haberini alıyorsun.

Evlatların tatile giden babasının,

Annen tatile giden oğlunun ölüm haberini alıyor.

Ne büyük imtihan!

Ne büyük ders yaşayanlara!

Denilecek ne var!

Hiç idik, hiç olacağız.

Ölüm var ya. Hatırlayalım diye yazdım.

Çok pardon sevgili okuyan!

***

Bir başka tevafuk:

2017 yılında oğlum Ömer Selimi toprağa verdik.

Sonra bir gün instagramda keşfetime bir fotoğraf düştü: Cumhurbaşkanımız, bir bebek, anne ve babası.

“Oğlumuz Ömer Selim Cumhurbaşkanımızla tanıştı” yazıyordu yanlış hatırlamıyorsam fotoğrafın altında.

O gün, yaşayan bir Ömer Selim olduğuna, oğlumla aynı adı taşıyan bir çocuk olduğuna o kadar sevinmiştim ki!

Sonra 2019 yılında kızımız Elif Ada’yı elhamdülillah sağlıkla kucağımıza aldık.

Geçtiğimiz gün aynı kişi keşfetime düştü

Yeni bir bebekleri olmuş. Emir Zahit. Yine aynı dönemde bebek sahibi olmuşuz. Nedenini tam bilmiyorum ama beyin kanaması geçirmiş bebekleri. Hastanede ve yoğun bakımda geçirdikleri 78 günün ardından bugün servis katına çıkıyormuş minik Emir Zahit. Hala bilinci kapalı olsa da büyük bir adım bu! Bunu bebek yoğun bakımındaki o dıt dıt dıt öten makine seslerine maruz kalan her anne çok daha iyi anlayacaktır. O soğuk yoğun bakımdan sıcacık servis katına çıkmak ne büyük mutluluktur.

Kendisini hiç tanımıyorum ama ona şu mesajı yazmaktan ellerimi alıkoyamadım:

Oğlum Ömer Selim’i kaybettiğimizde henüz 4 günlüktü. 7 Temmuz 2017. Sonra bir gün kesfetime düşmüştünüz. Oğlunuzun adını görünce çok mutlu olmuştum. Eşime “bak yaşayan bir Ömer Selim var” diye göstermiştim. Şimdi yine sizinle aynı dönemde kızım Elif Ada’yı kucağımıza aldık. Elhamdülillah sağlıklı ve yanımızda. Aynı yollardan geçiyoruz ama dilerim ve umarım ki aynı acılardan geçmeyeceğiz. Siz evladınızı sağlıkla o hastaneden çıkartacaksınız ve bugün olduğu gibi bir gün yine kesfetime Emir Zahit’in bir fotoğrafıyla düşeceksiniz. Ben de o gün diyeceğim ki ”Oh be! Kavuşmuşlar oğullarının gülümsemesini içlerine çekiyorlar.” Hepsi geçecek annesi. Dualarım sizinle. Rabbim gücünüzü arttırsın.

Hayat ne tuhaf değil mi?

Ve neden yazdım bunu. Sen okuyan, varsa bir derdin ki vardır; Merak etme geçecek. Bazen kanata kanata bazen bekleye bekleye bazen bir mucizeyle bir anda ama mutlaka geçecek.

Dünyayı karşılıksız yapılan dualar ve sevgi kurtaracak.

Sevgiyle…

Bu yazı toplam 1394 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.