KOÜ’den ihraç edilen akademisyenler:“Geri döneceğiz”

15 Temmuz darbe girişiminin ardından uygulanan OHAL kapsamında başlatılan FETÖ ve PDY operasyonları kapsamında çıkan KHK ile KOÜ’den ihraç edilen 19 akademisyen odalarını boşalttıktan sonra Umuttepe Kampüsü girişinde basın açıklaması yaptı.

Okulda kalan akademisyenler arkadaşlarını arkalarından su dökerek uğurladı. Akademisyenler yaptıkları açıklamalarda,  “Geri döneceğiz, “mesajı verdi. Basın açıklamasına CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan STK, çok sayıda STK temsilcisi, akademisyen ve öğrenci katıldı.

ONURSUZLUĞU YAŞATANLAR HESAP VERECEK

Basın açıklamasında ilk olarak söz alan Prof. Dr. Zelal Ekinci, “Odalarımız boşaltmak zorunda kaldık. KHK’yı 1 Eylül itibari ile öğrendik. Halbuki soruşturmamız sürmekteydi. Bu kötülüğü, ilkelliği, onursuzluğu bize yaşatanlar elbette hesabını verecek” dedi. Doç Dr. Gül Köksal, “Barışı savunduğumuz gibi yaşam hakkını, kent hakkını, eğitim hakkını da savunmaya devam ediyoruz. Bütün bu baskılar, müdahaleler hiçbir şekilde bizi yıldırmayacak. Öğrencilerimize kavuşana kadar yazmaya, çizmeye üretmeye devam edeceğiz. En sonunda kazanacağımıza eminim” dedi.

SAYIN HÜLAGÜ SİZ MİT MİSİNİZ?

Doç. Dr. Hakan Koçak, “672 sayılı kararname bir faşizm kararnamesidir. Bakın şöyle diyor Kararda; terör örgütüne üye veya Milli Güvenlik Kurulu’nun milli güvenlik için tehlike arz ettiğine karar verdiği yapılar oluşan gruplarla ilişkili olan üye olan diye giden bir madde. Peki ben hangi terör örgütüne üyeyim? Genel algı FETÖ ile. Bizim FETÖ’ cü olmadığımızı herkes biliyor. O zaman bir başka terör örtüğü mü icat edildi? İsimleri nasıl belirliyorsunuz. Hangi kriterle belirliyorsunuz. Siz MİT misiniz. Polis misiniz. Hakim misiniz sayın Sadettin Hülagü. Siz haddinizi, görevinizi, yetkinizi aşmıyor musunuz? Hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığını burada sayı rektöre soruyorum. Ama sadece ben sormuyorum. Tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları ve tüm Kocaeli halkı sormalı. Çünkü yarın sabah siz de böyle uyanabilirsiniz. Birisi sizi kafasına göre, sizin asla bilmediğiniz kriterlere göre bir terör örgütüne üye kabul edebilir ve kendinizi işsiz bulabilirsiniz. Bu asla kabul edilemez. Bu hiçbir ülkede asla olamaz. Bu çok derin bir hukuksuzluktur. Adaletsizliktir. Bir savunma hakkım olamaz çünkü neyle suçlandığımı bilmiyorum. Bunun arkasında başka şeyler mi aramalıyız. Acaba bu üniversitede birilerini korumak için mi öne atıldık. Biz o listelere acaba dolgu malzemesi mi yapıldık. KOÜ’nün bütün öğretim üyeleri ve Kocaeli halkı, Türkiye halkı bunları çok iyi anlamalı. 19 mağdur insanla dayanışma değil bu. Türkiye demokrasisinin, rejiminin gidişi ile ilgili. Kişisel olarak bizim hiçbir derdimiz yok. Alnımız açık. Utanacak hiçbir şeyimiz yok. Bizi o listelere yazanlar utanacak” dedi.

GÜLE OYNAYA GİDİYORUZ

Prof. Dr. Nilay Etiler, “Dayanışmanız için çok teşekkür ederiz. Bizler bunun üniversitede yapılmak istenen dönüşümün öncüsü olduğunu düşünüyoruz. Aydınlık bir Türkiye olmak istiyorsak toplumumuzu uyarmak isteriz” dedi. Prof. Dr. Veli Deniz “Bugün bizi ofislerimizden, üniversitemizden çıkarmaya çalıştılar. Güle oynaya gidiyoruz. Bize diz çöktüremediler. 4 barış imzacısı akademisyenimiz tutuklandığı zaman İstanbul Silivri’de bir slogan ortaya çıkmıştı. ‘Biz içeriden siz dışarıdan’ sloganı. Biz üniversitenin içinde de dışında da olsak üretmeye devam edeceğiz. Öğrencilerimizle konuşmaya dertleşmeye devam edeceğiz. Halkın yararına mühendislik, hekimlik, mimarlık, sosyal bilimcilik yapmaya devam edeceğiz. Bir gün biz bu kapıdan yine sizlerin tanıklığınızda şölenle geriye döneceğiz” dedi. Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu, “İyi ki varsınız. İyi ki buradasınız. İyi ki bu olaya tanıklık ediyorsunuz. İzmit halkının şundan emin olmasını istiyoruz. Biz buradayız. Ne bu kenti ne bu öğrencilerimizi terk ediyoruz. Onlarla birlikteyiz. Onlarla üretmeye devam edeceğiz” dedi.

BAŞLAMA ŞENLİĞİNDE BULUŞACAĞIZ

Doç. Dr. Yücel Demirer, “Döneceğiz, bundan hiç şüphem yok. Savaşlardan kar edenler vardır. Tomayı, tankı, tüfeği yapan makro genel anlamda kar eder. Yerel anlamda bir başka makam, sandalye torbasını doldurmak için kar edilir. Bir savaş sürecinde biz barış istedik. Bu barışı sadece bu ülkenin Kürt evlatları değil şu anda beni çekmekte olan polis memurları için de isterim ben. Bunu herhangi bir merhamet dileyerek söylemediğimi herkes bilir. Bu ülke hayırlı bir yer olmaktan çıktı çıkıyor. Bugün benim sıram yarın senin sıran olabilir. Biz barış istedik. Barış için bu şehirde yaşamaya devam edeceğiz. O kadar alnımız ak içimiz rahat ki. Bugün bize bu rezaleti yaşatanlar, 11 yıldır çalıştığım ofisi boşalttıranlar kapılarını açıp koridora çıkamadılar. Ben bir siyaset bilimi öğretim üyesiyim. Türkiye’nin siyasi hayatını anlamlandırmak işim. Türkiye’nin en bunaltılı dönemlerinden geçiyoruz. Bugün buradan ayrılırken bu zor günlerde üzerine vazife çıkarmayan herkesin bu gece rahat uyuyamaması gerektiğini düşünüyorum. Döneceğiz. Türkiye’nin; işçi sınıfının, emekçi halkların, tüm kökenlerden halkların cenneti olacağına inanıyorum. Bundan hiç şüphe etmedim. Türkiye’nin değişik köşelerinde çekilen çilelerle bizimki karşılaştırıldığında bizimkinin hiçbir önemi yoktur. Şikayet ayıp olur. Ben ve 18 arkadaşım demokrasiyi hak ve özgürlükleri sadece kendimiz gibi düşünenler için istemiyoruz. Sadece kendin için istediğin zaman bugün ki iktidardakilerin yaptığı gibi bir oyuna dönüşür. Herkesin kendi meşrebince özgürlüğü ve barışı aradığı bir Türkiye umudumu hiç yitirmedim. Çok yakında burada başlama şenliğimizde buluşacağımıza eminim.

ONURLU GELDİK, ONURLU GİDİYORUZ

Doç. Dr. Özlem Özkan, “Bizler eli hastasının, öğrencisinin cebinde olmayan aydın bilim insanlarıyız. Onurluyuz, parasız eğitimi savunuyoruz, üniversitenin ticarileşmesi ve piyasalaşmasına karşı duruyoruz. Toplumun yaşam hakkını savunuyoruz. Onurlu geldik, onurlu gidiyoruz. Tekrar geri döneceğiz. KOÜ Rektörü başta olmak üzere ona destek veren her türlü onursuzlar düşünsün. Mücadelemize her yerde devam edeceğiz. Biz KOÜ Rektörü ve devlet bizi burada istihdam ettiği için akademisyen değiliz. Akademik faaliyetlerimize, bilimsel çalışmalarımıza, siyasal mücadelemize devam edeceğiz” dedi. Yrd. Doç. Dr. Hülya Kendir Biz barış diye yola çıkmıştık. Barışa, öğrencilerimize, Türkiye’nin özgür, eşit insanlardan oluşan bir ülke olmasına, Türkiye halklarına sözümüz var. Biz bu sözü tutmak için geri döneceğiz. Yrd. Doç. Dr. Derya Demirel Duygu yüklü bir gündü bugün. Dostlarımızla, öğrencilerimizle ofislerimizi boşalttık. İçimizden bir parça eksilmiş gibi oldu. Eksildikçe çoğalacağımızı biliyorum. Biz bir barış bildirisine imza attık. Gençler, çocuklar, bebekler, kimin çocukları olursa olsun ölmesin diye, herkes için attık o imzayı. Hiç kimseyi ayırmadan. Barış istedik ve istemeye devam edeceğiz. Özgür, hukuktan, demokrasiden bilimden yana bir üniversite için mücadeleye devam edeceğiz.  Bugün bu üniversite kampüsünden ayrılıyor olabiliriz. Ama şehirde kalmaya, burada üretmeye, öğrencilerimizle birlikte olmaya devam edeceğiz. Hepimiz döneceğimize inanıyoruz. Kötü bir şey yapmadık. Herkes için iyiden yana olduk.

GERİ DÖNECEĞİMİZE EMİNİM

Ar. Dör. Adem Yeşilyurt, “İçim rahat çünkü geri döneceğimize eminim. Vicdanım rahat barış için imza attığımı biliyorum. Gün gelecek devran dönecek millet adına bize bu uygulamayı reva görenler hesap verecek” dedi. Yrd. Dr. Mehmet Ruhi Demiray, “Adına üniversite dediğimiz kurumların; sahtekarlığa, duyarsızlığa, iktidar şakşakçılığa dönüştüğü bir durumda üniversiteden atılmak kişisel olarak benim için bir onur. Umut ediyorum üniversiteler adına yakışır kurumlar haline gelir. Özgürlüğün ve bilimin yuvası haline dönüşür. Biz de o zaman üniversitelere döner çok sevdiğimiz işimizi yapmaya devam ederiz” dedi. Doç. Dr. Güven Bakırezer, “Çok hüzünlü bir gün oldu. Ağlayacağımız aklımıza gelmemişti. Ağlamaya gerek yok. Biz mücadele diyoruz. Zannettiklerinden daha güçlüyüz. Geriye daha şenlikli ve dayanışma ile döneceğiz” dedi.

BOZA PİŞİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, “Suça ortak olmayacağız metnine attığımız imza, bağımsız üniversite talebimiz, eşitlik özgürlük dolu yurt mücadelemiz sizler var olduğunuz sürece anlamlı. Çok kıymetlisiniz bizim için. Üniversiteden zorla çıkartılıyor olmak bilsinler ki Dilovası sürecinde sağlık suçu işleyenlerin ensesinde boza pişirmeye devam etmemi engellemeyecek. Onları arkadaşlarımla birlikte suçüstü yapmaya devam edeceğiz. Onlara göz yumanları, iş birliği yapanları kamuoyuna deşifre etmeye devam edeceğiz. Kandıra, Dilovası, İzmit, Karamürsel’de doğan bebeklerimiz anne memelerinden kurşunsuz, katmiyumsuz, kromsuz, aliminyumsuz süt emene kadar bu mücadelemiz nerede olursak olalım devam edecek” dedi. Doç. Dr. Aynur Özuğurlu, “Bizi tasfiye edenler, savaştan ve kandan beslenenler zannettiler ki barışı sahipsiz bırakacağız. Çok yanılıyorlar. Barışın sahipleri şu anda buradalar. Aynı zamanda emeğe ve doğaya karşı işlenen suçların takibini yapan ve hesabını soranlardır. Başta kandın ve çocuklar olmak üzere farklı cinsel yönelimlere sahip herkese sadece şiddeti ve ölümü reva görenlere karşı özgürlük ve eşitlikten yana olanlardır. Barışın sahipleri karanlığı, cehaleti ve dini dogmaları üniversitenin olduğu kadar toplumsal hayatımızın da temel prensibi haline getirmeye çalışanlara karşı bilimin aklın eleştirinin sahipleridir. Güçlü olanlar biziz. Bu değerler barışın sahiplerinin sahip çıktığı değerler insanlık tarihinin yüzyıllar boyunca her zaman yükselttiği onunla birlikte var olduğu değerlerdir. Elbette kazanacağız. Bu karanlık ve köhne zihniyet elbette yenilecek” dedi.

DİRENİŞİNİZİ KUTLUYORUZ

Prof. Dr. Ümit Biçer, “Bilim hakikat arayışıdır. Biz bu hakikate ulaşmaya çalışan bilim insanları olarak her zaman o doğrultuda gayret gösterdik. Bu ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri, çocukların öldürülmesine, cenazelerin gömülmemesine, süresiz ilan edilen sokağa çıkma yasaklarına bilim insanları olarak sessiz kalamazdık. Biz bu insan haklarını engelleyememekten dolayı pişmanız. Bilim insanı olmak sorumluluğu ve vicdanı gerektirir. Sorumluluğu ve vicdanı taşıyabilmek için özgür olmak gerekir. Özgür değilseniz bunlardan söz edilemez. Biz ahlaklı kalmaya gayret ettik. Bundan sonra da ahlaklı kalacağız” dedi. CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, “Hitler faşizminde en çok hocalar Yeterince mücadele diye üzülmüştü. Bugün barış bildirgesine imza atan bilim adamlarımız Türkiye’de faşizme karşı bir adım atmıştır. Siz gitmiyorsunuz. Siz bu ülkede demokrasi, barış, kardeşlik, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın istiyorsunuz. Bugün o sarayda oturan daha önce barış sürecinde bir açıklama yapmıştı. ‘Bu ülkede barış istemeyen herkes teröristtir’ demişti. Nasıl unuttu. Siz barış istediğiniz için bu ülkenin geleceği için o imzayı attınız. O imzayı atmayalar bir gün gelecek pişman olacaklar. Bu direnişinizi kutluyoruz. Her zaman yanınızda olacağız. Bu mücadele karanlıklar aydınlığa çıkana kadar devam edecek” dedi.

KALANLAR OLARAK MÜCADELE EDECEĞİZ

Yrd. Doçç Dr. Aslı Kayhan, “Bu bir giden kalan meselesi değil. Başta rektör olmak üzere bütün muktedirler bilsin ki bu üniversitede hala bu arkadaşlarımızın sözlerinin arkasında duracak olan, gerçekleşmesi için üniversitenin ve kentin bütün bileşenleri ile bu arkadaşlarımın dönmesi için mücadele edecek onurlu aydınlık bilim emekçileri var. Onlar biziz, biz onlarız. Kimse bizi bu şekilde birbirimizden ayıramaz. Onlar bu üniversiteye alınları ak yüzleri aydınlık şekilde dönecekler” dedi.

Ayşegül KALAYCI

08 Eyl 2016 - 11:37 - Gündem --- Okunma

Son bir ayda ozgurkocaeli.com.tr sitesinde 6.319.759 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

mülayim - hangi özgürlük hangi demokrasi bir anlatın eğer avrupayı kastediyorsanız buradaki özgürlük orada yok kime anlatıyorsunuz herkes kendi görevini yapacak bu bir birde seçimzamanı gider oyunu istediğin yere verirsin devlet alyhine akademisyen ayağına yatamazsın artık bu halk sizi iyi tanıyor hkalalık yapmayın görevinizi yapın ülkeyede düşmanlık yapmayın ama istterseniz beğendiğiniz ülkelere gidebilirsiniz sizi bu halk tanıyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 11:37
01

Kartepeli - Kım bu şerefsizler vatana ihanet edi birde haklıy mıs gibi konuşun kendilerine akademisyen denen bu vatan hainler birde haklıymış gibi tehditler savuruyorlar yazıklar olxsun barış bildirgesi diye pkk nın bildirgesine imza atanları bu ulke topraklarında yeri yoktur hizmet ettikleri ülkelere gitsinler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 11:37