Ah çocuklarımız ahhh!

Arife günü dernekte yardım çalışmalarıyla bocalarken içeriye doğru eğilerek bakan iki küçük beden dikkatimizi çekti. Kapıya doğru seslendim hemen “ Çocuklar bir şey mi istiyorsunuz. Gelin  bakalım buraya” diye  seslendim. İkisi önde,  bir tanesi arkalarında üç erkek  çocuğu  utanarak  bize  bakıyorlardı. Bizim onlara sıcak davrandığımızı gördüklerinde ve onlara alışık olmadıkları biçimde sevgiyle yaklaşmamız sonucu biraz rahatlamış gibiydiler. Sanırım bizim onları nasıl karşılayacağımız konusunda  baya  endişeleri  vardı.

Onları odamıza davet ettik ve konuşmalarını sağladık.  İkisi kardeşti, diğeri arkadaş.  Anneleri de arkadan gelecekmiş. Daha onlar gibi bir çok arkadaşları varmış. Adeta kıvranarak en önemli sıkıntılarını açıkladılar. Bu iki çocuğun ayakkabısı yokmuş,  ayaklarındakilerde yırtıkmış, diğerininse okul pantolonu küçülmüş, annesi belini iğneleyerek  tutturuyormuş. Okuldaki arkadaşları bunlarla alay ediyorlarmış. Çokk üzülmüşler,  incinmişler,  gururları kırılmış. Sonra bir çok şey konuştuk onlarla. Konuştukça açıldılar. Açıldıkça gerçek yaşamları  çıkıyordu gün yüzüne. Çocuk saflığı ve temizliğiyle anlatıyorlardı dertlerini bizlere. Neyse biz her  zamanki gibi bu yavrularımız içinde gerekeni yaptık ve  onları mutlu mutlu yolladık  evlerine..                                                                            

Tamam da dert, sıkıntı bitmiş miydi yani. Asla. İki çocuğu, beş veya on beş çocuğu mutlu etmekle iyileşmez bu yara. Çünkü konu çocuklarımızdı. Yani, yaşamımızın en anlamlı öğesi, geleceğimizin teminatı, sevgimizin meyvesi, evimizin neşesi, sevincimiz, umudumuz, kaderimiz ve gözümüzün nuru yavrularımız. Bilindiği gibi çocuk Yaratanın insana bir lütfu bir tebessümüymüş. Çocuk sahibi olmaksa mukaddes ve sorumluluk yüklü, hassas bir görevmiş. 

Eh buraya kadar tamam. Kimsenin pek itirazı olacağını sanmıyorum. Ancak şu yaşananlara  baktığımda ülkemizde bu hayati  konu adına ne yaptığımızı ve nereye koştuğumuzu asla  anlayamıyorum. Ve şöyle düşünmeye başlıyorum ister istemez. Ne yazık ki ülkemizde belli  bir kesim adına çocuk, ilahi bir lütuf  değil, tesadüfen kazanılmış bir derttir. Ve, yanıldığımı  sanmadığım  büyüyerek  gelişen bu realite toplumumuzun en büyük kesimini kapsamaktadır. 

 Çocuklarla ilgili küçük  bir  araştırma  yaptım. Bakınız ülkemizdeki çocuk olgusu bu   araştırmalara  göre  nasıl  anlatılıyor..

*Dövülüyor  çocuklarımız.. Her  on  çocuktan  sekizi  dayak  yiyor..                                                            En  çok  dayak  4 – 7  yaşındaki miniklere  atılıyor..

*Çocukların  yüzde  yirmisi, büyük  ve  küçük çişini altına kaçırıyor..                                    Çocuklarda kekemelik, pepelik ve tik yaygın.

*Dayak sıklığı arttıkça çocuktaki ruhi problemler artıyor. 3 – 12  yaş gurubundaki  çocukların yüzde kırkında davranış bozukluğu görülmüştür ve çocukların yüzde yirmisi  korku içinde. Her on çocuktan ikisinin uyku problemi  var, sözleriyle araştırmanın sonuçları  sürüyor. Bunlara ilaveten çevremizde gördüğümüz çocukların çoğunluğu çocukluk                                                          kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeden ve anlamadan sorunlu bir ailenin içinde, inanılmaz derecede ağır sorumluluk yüklenerek  ekmek  parası  derdine  düşüyorlar. Büyük bir çoğunluğu eğitimini sürdüremiyor. Sonuçta sokaklarda her türlü tehlikeye müsait,  korunmasız  ve çaresiz kaderine terk  ediliyorlar. Haaaa, madalyonun ters yüzünden bakınca, diğer çocuklarının çok mutlu olduğunu mu sanıyorsunuz? Tamam onları yaşam savaşı,  yokluk, açlık  pek  ilgilendirmiyor. Ancak hiç bir şeyle tatmin edemedikleri bir doyumsuzluk onları  hayatın  hiç  beklemedikleri  kötü  yanlarına  doğru  itebilir. Ellerine verilen bolca para ve aile yaşamlarının rahatlığı ve rehaveti onları aç  kurtların hedefi haline getirebilir. Ve, ne çare ki  bu  tür  bir  çok  çocuk  ve  aileyle de  karşılaşmaktayız.

Ancak bizim daha çok ilgi alanımız bu dernek kapısından utanarak bakan ve yırtık  ayakkabısıyla arkadaşlarının alay konusu olan çocuklar.

Devletin fazlaca önemsemediği, toplumun kendi içinde büyüyerek kanayan bu  yarayı  görmezden geldiği, çevresindekiler  tarafından  itilip  kakılarak  veya  küçümseyip  alay  edilerek  gururları  kırılan  çocuklar.

  Ama  bilmiyorlar ki,  yarının  gençleri  ve  emanetçileri  olarak  gümbür  gümbür  geliyorlar..

Sayın  okurlar.. Aile  yapısı  ne  olursa  olsun..

Ebeveynleri  huzurlu,  dengeli  ve  evladıyla  ilgili  olmayan  fertlerden  oluşan  toplumun  geleceğe  ümitle  bakması  mümkün  değildir. Bir  kısmı  geçim  kavgalarıyla,  insanlara  karşı  büyüyen  hırs,  kin  ve  kızgınlıklarla.. Diğer  bir  kısmı  tam  tersine  şımarık, hayatı  ti ye  alan,  özgürlüğü  tavan  yapmış  sorumsuz  davranışlarıyla,  bizim çocuklarımız..

 Evet.. Sorumluluğun  esas   sahipleri  başta  olmak  üzere  ayrımsız tüm  anne  ve  babalar.. Bu  durumun  çözümü  nasıl  bulunacak  bilemem. Ama durumun vahim olduğunu sağır  sultan  duydu  diyerek sizin ve yöneticilerimizin acil  önlemeler almaları  gerektiğinin en iyi  şahitlerinden  biri  olduğumu  mutsuz  bir  yakarışla  söyleyebilirim.

Ahhh çocuklar ahhhh.

Tehlikenin boyutları  her  çeşit  ürkütücü  yanıyla karşımıza  çıkmaya  başladı bile..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

izmitli - sayın sevcan ablamız, çocuklar bizim geleceğimiz ve onlarla iyi diyolog önemli.teşekkürler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 18:59
01

Ünsal Ertekin - Çocuklarımızın durumu bencede Allaha kalmış. Kötü yollara sapacak bir büyük kesim mevcut. Bu durum ülke için çok ürkütücü. Bari sizler onları yönlendirin Sevcan hanım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mayıs 16:04

ŞOFÖR ARANIYOR

Körfez’de yer alan şirketimizde çalıştırılmak üzere ürün sevkiyatında görev alacak, SRC belgeli 25 - 40 yaş aralığında ŞOFÖR alınacaktır.  LİBAN GID...

İMALAT USTALARI VE YARDIMCI ELEMANLAR ARANIYOR

Teknik resim okuyabilen, Makine ve Çelik Montajı, imalatı ve kaynak yapabilen İMALAT USTALARI VE YARDIMCI ELEMANLAR alınacaktır. SYS MAKİNA Tel:...

ROMANO RESTAURANT AŞÇI VE AŞÇI YARDIMCISI ARIYOR

ROMANO RESTAURANT Yetiştirilmek üzere AŞÇI VE AŞÇI YARDIMCISI alınacaktır. Tel: 0262 226 88 75

BAYAN ELEMAN ARANIYOR

Acenteliğimizde çalıştırılmak üzere sigorta deneyimi olan BAYAN ELEMAN alınacaktır. ÇAĞCIL SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. İzmit/Kocaeli Tel...

AŞÇI -AŞÇI YARDIMCISI ve SERVİS ELEMANI ARANIYOR

                     Firmamızda görevlendirilmek üzere, AŞÇI -AŞÇI YARDIMCISI ve SERVİS ELEMANI aranıyor Aşçı İçin İstenilen Özellikler; Alanında...

TIR ŞOFÖRÜ ARANMAKTADIR

Gölcük, Başiskele ve İzmitte ikamet eden Kendine Güvenen DENEYİMLİ TIR ŞOFÖRÜ aranmaktadır. Tel: 0533 373 27 36

BAYAN ELEMAN ARANIYOR

EV İŞLERİ İÇİN BAYAN ELEMAN aranıyor   Ev işleri yapabilecek part time veya tam zamanlı Bayan eleman aranmaktadır. Sigara kullanmayan Paşad...

USTALAR ARANMAKTADIR

USTALAR ARANMAKTADIR CNC Torna İşleme merkezi Universal torna Tezgahlarında çalışacak, askerliği yapmış, Darıca-Gebze-Çayırova bölgelerinde i...

TARHUN YEMEK DE ÇALIŞACAK ELEMAN ARANIYOR

Tarhun Yemek de Çalışacak Eleman Aranıyor AŞÇI-AŞÇI YARDIMCISI -ŞOFÖR ve ŞOFÖR YARDIMCISI- YEMEK DAĞITICI BAY VE BAYAN BULAŞIKÇI ELEMANLAR Aranıyo...

KASİYER VE GARSON ARANIYOR

Kartepe Kocaeli' de bulunan Kafe ve Restoranlarımızda istihdam edilmek üzere, vardiyalı çalışabilecek TECRÜBELİ BAY-BAYAN 18-35 yaş arası KASİYER ve G...