Alternatif yerel birliktelikler

Türkiye siyaseti demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığı siyasi temsil ve mücadeleleriyle, kuvvetler ayırımına dayanan denetim ve dengelerle sağlanabilecek ekonomik, demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle, gelişimin ve değişimin başarılabileceği demokratik hukuk devletinin inşasını tamamlayamıyor.

Vesayet sisteminin sürdürülemez hale gelmesiyle çözülmesini sağlayan siyasi oluşum temsili ve mücadeleleriyle çözülen sistemin yerine çoğunlukçu siyasi dönemi başlatabildi.

Çoğunlukçu sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak için kurgulanan ittifak kuralları, toplumsal birlikteliğin güçlendirilerek, uzlaşmaların ortaya çıkarılması ve demokrasinin içselleştirilebilmesi için düzenlenemedi.

Çoğunlukçu siyasi yaklaşımların belirleyiciliğini sağlayan ittifak siyasetiyle en son 14/28 mayıs seçimlerinde, toplumsal sorunlarımızı çözebilecek ve daha iyi bir geleceğe taşıyabilecek siyasi sonuçlara ulaşılamadı ve iktidar ittifakı marjinal yaklaşımları dahi iktidara eklemleyerek, kamu gücü ve kaynaklarıyla yapılabilecek her şey yaparak iktidarını sürdürebiliyor.

İktidarı hedefleyen muhalefet birlikteliği ise çoğunlukçu iktidar ittifakı anlayışını aşamadığından bu kapsamda çalışmalar yaparak muhalefet birlikteliğini gerçekleştirdi ve iktidara gelmek için yapılabilecek her şey yapsa da başarılı olamadı.

Çoğunlukçu iktidar ittifakı 14/28 Mayıs seçimlerinde ulaştığı konumunun korunabilmesi için ittifak siyaseti anlayışına bağlı kalınmasını sağlayarak yerel seçimlerde de başarılı olmaya çalışıyor.

Muhalefet birlikteliği ise ittifak siyaseti kapsamında yapılabilecek her şeyi yapmış olmasına rağmen iktidarı değiştiremediğinden birlikteliğini koruyamadı ve yeni arayışlar ortaya çıktı.

İTTİFAK SİYASETİNİN SÜRDÜRÜLEMEZLİĞİ

CHP katlanılamaz hale gelen hayat şartlarının etkisiyle ana muhalefet partisinin karşılaması gereken alternatifliği temsil etmeye ve mücadelelerini vermeye çalışıyor.

İktidarın değişmesini sağlayacak koşulların en elverişli olduğu dönemde iktidarı değiştirebilecek temsili ve mücadeleleri ortaya çıkarıp öncülük yapabilecek hale gelinememiş olmasının etkisi en çok CHP’yi etkilediği için üst yönetimi değişti ancak tartışmalı konumdan kurtulamıyor.

Demokratik dönüşümün olmazsa olmaz hale gelmesinin ortaya çıkardığı sorunları iktidar ittifakı da aşamıyor ve sorunları perdelenmeye çalışan iktidar konumunu sürdürebiliyor.

Oysa vesayet sistemi çözülmekle kalmadı yeniden kurgulanmasının imkansız hale geldiği ülke ve dünya koşulları oluştu.

Toplumun tamamını gelişime ve değişime katabilecek demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle başarılabilecek demokratik hukuk devletinin inşası ihtiyacı karşılanamadığından Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması her seçimde daha zor hale geliyor ve giderek AK Parti’nin konumu, iktidara eklemlenen partilere siyasi alanlar açmakla sınırlandırılmış olarak korunabiliyor.

Vesayet sistemi döneminin alışkanlıklarıyla kumu gücüne ve kaynaklarına bağlı olarak iktidardakilerin anlayışlarına ve önceliklerine göre sürdürülmeye çalışılan çoğunlukçu Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi katlanılamaz hale gelen hayat şartları nedeniyle etkisizleştiğinden aşılması zorunluluk haline geliyor.

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN İNŞASININ ERTELENEMEZLİĞİ

Katlanılamaz hale gelen hayat şartlarının neden olduğu sorunları aşmaya çalışan yerel yönetimlerin, daha demokratik ve daha şeffaf uygulamalarla denetlenebilir ve hesap sorulabilir yaklaşımları sergileyebildikleri halkta karşılık bulabiliyor.

Ana muhalefet partisi alternatifliği sahiplenerek temsil edebilecek ve mücadelelerini verebilecek konuma ulaşmakta zorlanıyor ancak, katlanılamaz hale gelen hayat şartlarının etkisiyle değişim ihtiyacını anlamaya ve anlamlandırmaya çalışarak bazı uygun yönelimleri demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerle ve akılcı yöntemlerle gerçekleştirmeye çalışıyor.

Nasıl vesayet sistemi toplumun tamamını değişime ve gelişime katamadığı için bu sistemin kapsayamadıkları tarafından verilen mücadelelerle etkisizleştirilip aşılabilmişse, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi de toplumun tamamını gelişime ve değişime katamadığından demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle aşılarak demokratik hukuk devletinin inşasının başarılabilmesi ihtiyacı ortaya çıkıyor. 

14/28 Mayıs seçimlerinden 10 ay sonra yapılacak 31 Mart 2024 yerel seçimlerine çok az süre kaldı ve Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin sürdürülebilmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Toplumun tamamını değişime ve gelişime katabilecek kapsayıcılıkla ve demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerle mücadeleler verilmesi ihtiyacını ana muhalefet partisinin karşılamaya çalışması eleştirilse bile katlanılamaz hale gelen hayat şartlarının etkisiyle toplumsal kabul edilebilirliğe yaklaşıyor.

 

6 Şubat depremlerini, 17 Ağustos depreminde ve diğer depremlerde kaybettiklerimizin ve depreme dirençli hayat şartlarını başaramamış olmamızın acısıyla hissediyor, kaybettiklerimize rahmet yakınlarına ve bütün topluma mücadele gücü diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.