Fakir köyün gerçeği

Geçenlerde çocuklarının okul masraflarını karşılayamamış, cebinde beş kuruşu kalmayan, canından bezmiş üç anne çocuklarının elinden tutup bana geldiler. O kadar sıkkındılar ki onları biraz sakinleştirmem gerektiğini anlayınca “Hadi oturun biraz sohbet edelim” dedim.

Kadıncağızlar parasızlıktan söz edip kaderlerine lanet ediyorlardı. Ben dilimin döndüğünce onlara örnekler vererek hayatlarına bu derece küsmemelerini anlatmaya çalıştım. İnsanlar çoğunlukla zengin olmayı ister. Lüks apartmanlarda oturmak, koca koca süper marketlerde alışveriş yapmak, marka giyinmek, pahalı yiyecekler yemek en büyük arzularıdır. Bunu mutluluğun kaynağı zannederler. Yaşamları bu tür süregelirse hiçbir dertlerinin olmayacağını düşünürler. Fakirliği bir zulüm, lüks yaşamın olmadığı yerleriyse dipsiz bir kuyunun karanlığında çaresizce yol aramaya benzetirler. Bu realite doğru mu sizce de?                                          Aslı bu mu acaba? Bence değil.

Çok ihtiyaç sahibi ailenin küçücük evinin yoksul sofrasında mutluluğu gördüm ben. Sıcaklığı, samimiyeti, saygıyı ve sevgiyi gördüm. Tabi ki parasızlık zor, geçim derdi acımasız. Buna yürek dayanmaz. Ancak huzur ve sevgi parayla alınmıyor ki. Ancak, aynı şekilde kimsenin kimseden haberi olmadığı, sahte yüzlerle dolaştığı, saygı ve sevginin uğramadığı, huzursuz, mutsuz, yalanların kol gezdiği zengin evlerini de biliyorum.                                                    Sohbetimiz sırasında kadınlardan birisi “Keşke paramız olsaydı, biraz zengin olaydık” dedi. Diğer kadınsa “Ah ahhh ben de keşke köyümde kalsaydım. Orada hayat daha kolay. İnsanlar birbirlerine el uzatırlar. Halkı fakirdir belki ama böyle sahipsiz bırakmazlar adamı” dedi.

Çok haklıydı galiba. Büyüklerin arasına sıkışmak. Özünden kopmak. Gözyaşı dökmek. Yaşamak için boyun bükmek, merhametlerine sığınmak. Kolay bir şey değildi. Zenginlik ve fakirlik. Ne zalim iki kelime değil mi?             

O konuşurken aklıma birden hiç unutmadığım bir hikaye geldi. Adı “Fakir Köy”. Ve, bu köye gören gözle bakmak. Anlamak. Bu hikayeyi herkesin bilmesi lazım aslında. Fakir köyde ne olup bittiğini öğrenmesi lazım. Peki, o zaman. Ben bu eski hikâyeyi anlatmak istiyorum sizlere.                                                                                                  *Zengin bir baba oğlunu insanların fakir olduklarında nasıl yaşam sürdüklerini görmesi için bir köye götürür. Çok fakir bir aile küçük çiftliklerinde bir gün onları ağırlar. Eve dönerlerken baba oğluna “Ne kadar fakirler gördün mü? Ne kadar zor yaşamları var” der. Çocuk babasına dönerek

- Evet! Gördüm baba cevabını verir.

-Peki, ne öğrendin? Anlat bakalım, diye sorar babası. Oğlu - Peki baba diye başlar söze. - Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçemizin ortasında bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan dereleri. Bizim bahçemizde şık ithal lambalar var, onlarınsa pırıl pırıl yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar. Oğlu konuşmasını bitirdiğinde babası söyleyecek söz bulamaz. Ama çocuk devam eder. - Yaaa baba böyle işte, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için teşekkür ederim!..      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma

# VAR

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Gandirali - Ne guzel degil mi? Fakire ucuz yaşamayı ogutle kendin havuduyla götür.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Nisan 22:51
02

Muzaffer Şişmanoğlu - Yazınızı beğendim. Allah c.c bu meseleyi Peygamberimize indirdiği vahiyler ile çözmüş.

Zekat müessesesini bildirmiş. Bizdeki İslâm anlayısı esastan surete dönüştüğünden, kısmen çözüm sadece duyarlı insanların elinde kalmış. Bunun muhakkak bir faturası vardır. Selâmlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Mart 11:21
01

Güldane - Harika bir yazı ve kıssadan hisse Sevcan hanım. Kaleminize sağlık duygulandık. Sizin hakkınız ödenmez inanınki iyiki varsınız. Sağ olun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Mart 10:29

BAŞOL ET IZGARACI ARIYOR

Steak House restaurantımızda çalıştırılmak üzere, IZGARACI alınacaktır.  BAŞOL ET GIDA ÜRÜN.SAN.ve TİC.LTD.ŞTİ Tel: 0 533 348 88 71 

ARS ARITMA ÇELİK ELEMANLAR ARIYOR

Çelik Konst. Fabrikamızda çalışacak ; *İMALAT USTASI , *GAZALTI KAYNAKÇILARI, *TESTERE KESİM,  ÇELİK İŞİNDE YARDIMCI ELEMAN alınacaktır. ARS ARI...

YEMEK FİRMASI PERSONEL ARIYOR

Başiskele Vezircifliği’nde bulunan yemek firmamıza, EMEKLİ ŞOFÖR ve BULAŞIKÇI BAYAN eleman aranmaktadır. Tel: 0532 475 45 44

BAYAN TEMİZLİK PERSONELİ ARANIYOR

Yenişehir Mah. Kliniğimizde 14:00-18:00 saatleri arasında çalışacak BAYAN TEMİZLİK PERSONELİ arıyoruz. Tel:0505 499 87 98

ÜRETİM İŞÇİSİ VE OPERATÖR ARANIYOR

Gıda sektöründe faaliyet gösteren firmamızın Kartepe’de bulunan fabrikasında görevlendirilmek üzere; Bay ÜRETİM İŞÇİSİ VE OPERATÖR alınacaktır. *Ter...

ELEMANLAR ARANIYOR

Firmamızda çalıştırılmak üzere, *TESİSATÇILAR, *KAYNAKÇILAR , *HAVALANDIRMACILAR aranıyor. Tel: 0541 686 21 98

OCAKÇI VE GARSON ARANIYOR

Derince 60 Evler’de bulunan kıraathane Engin’de çalışacak OCAKÇI VE GARSON alınacaktır. Yevmiye 750 TL. Tel: 0532 696 06 13

PERSONEL ARANIYOR

Köseköy de bulunan firmamıza askerliğini yapmış, 3 vardiya çalışabilecek PERSONEL alınacaktır. Başvurular şahsen yapılacaktır Başlangıç ücreti: 23....

OLUK TEMİZLİĞİ YAPILIR

Çatı tamiratı, Özellikler çatıların OLUK TEMİZLİĞİ YAPILIR Sinan Ünver Tel: 0535 346 87 29