Doğru adam olmanın yolu, adaletli olmaktan geçer..

Merhabalar efendim. Bildiğiniz gibi, asla sırrını çözemediğimiz döngünün içinde üstlendiğimiz rolü icra etmeye uğraşırken, akıp gidiyor zaman.

İşte Mayıs ayına doğru gidiyoruz. Bahar geldi bile. İnsanların bahar coşkusunun yakın olduğunu hissetmeleri ve Mayıs ayını baharın ve baharla iç içe geçen yaz ayının müjdeci gibi görmeleri, ısıtıverir yürekleri. Yavaş yavaş tabiatın canlanması, cemrelerin düşmesi, ağaçların çiçeklerle süslenmesi hep bu hayata dönüş döneminin işaretleri değil midir?

Hepimizi etkisi altına alarak merakla beklediğimiz yerel seçimler tamamlandı. Birileri kazanarak bayram ederken diğerleri nerede eksiklikleri olduğunun muhasebesini yapmaya başladı bile. Sonra ramazan coşkusu bayramla neticelenecek geride kaldı. Ruhlarımız huzur buldu, bütünleşmenin kazancıyla maneviyatımızı imtihan ettik. Artık mutlu olma zamanı değil mi dostlarım. Anlayacağınız bizlerde öyle yapalım, pek çok sıkıntıyı yavaş yavaş ardımızda bırakalım demek istiyorum sizlere. Ancak şunu da gayet iyi biliyorum ki, yaşam şartları buna bir türlü müsaade etmiyor ne yazık ki. O zaman hayata bağlanmamıza yol açan olguların tam tersi, yani madalyanın diğer tarafı adına biraz dertleşelim mi, ne dersiniz?

Evet, insanların dayanılmaz çıkar anlayışı, egoizmi, duyarsızlığı bir yana, adaletsizlik, zor yaşam şartları, geçim sıkıntısı ve eşitsizlik cana tak edince, kolay kolay tat alamıyor güzel şeylerden. Ortadaki yaşam biçimlerini, hüzün veren manzaraları, açlık ve sefaleti gördükçe pek söyleyecek söz bulamıyorum. Tek söylemek istediğimse şu. Bizler adalet istiyoruz. Doğruyu görmek veya göstermesi gereken yetkililer istiyoruz. Ve bir taraf açsa, diğer tarafın tok uyumasına yüreğimiz dayanmıyor. Küçük bir çocuğun simit tezgahından bir simit çalmasına ve yakalandığında acımasızca dövülmesine katlanamıyoruz. Yani, adaletli yaşamak istiyoruz.  Bakınız size bana anlatılan yaşanmış bir olayı kısaca yazmak istiyorum.

İşte biz böyle adaletli, sadece doğru bildiğini uygulayan adamlar istiyoruz.

*Malezya’da 15 yaşında bir çocuk marketten ekmek çalarken yakalanmış. Kaçmaya çalışırken birde raf kırmış. Çocuk tutuklanmış ve mahkemeye götürülmüş.               Kararı vermeden önce hakim çocuğu da dinlemek istemiş. Ve çocuğa sormuş. ”Neden çaldın” Çocuk boynu bükük “Ekmeğe ihtiyacım vardı” Hakim-“Çalmak yerine ekmeği alamadınız mı”  Çocuk – “Alacak param yoktu”. Hakim- “Ailenden para isteyebilirdin”.  Çocuk-“Evde sadece annem var. Annem hasta ve işsiz. Sırf onun için biraz ekmek ve peynir çaldım”. Hakim- “Sen küçüksün. Normalde işinde yok tabi” Çocuk-“Araba yıkamada çalıştım. Bir hafta önce annem fenalaştı, ben de izin almak zorunda kaldım. Ve bu yüzden kovuldum. Hakim- “Peki yardım isteyecek hiç kimsen yok muydu”? Çocuk- Hayır yoktu. Hakim amaca her gün evden çıktığımda her hangi bir iş için en az elli adrese gidiyorum. Aslında işçi arıyorlar. Ama kimse beni işe almadı. Sonunda annemin yaşaması için hırsızlık yapmak zorunda kaldım”. Çocuğun ifadesi ardından hakim kararını açıkladı.                              “Çalmak, özellikle ekmek çalmak çok utanç verici bir suçtur. Ve işte hepimiz bu suçtan sorumluyuz. Bu odadaki herkes, ben de dahil suçludur. O halde tüm mahkeme katılımcıları 10 ringit (Malezya para birimi) ile ceza alacak. Siz her biriniz 10 ringit gönderene kadar kimse mahkeme salonundan ayrılmayacak. Hakim de 10 ringiti verdikten sonra aç çocuğu polise teslim eden markete de 1,ooo ringit para cezası verdi. Kararı duyan çocuk gözyaşlarını tutamadı. Hele de hakimin ikinci kararı onu heyecanlandırdı. Hakim göz yaşlarını saklamaya çalışarak salonu terk etti. Son sözleriyse şöyleydi.                                                                                        –“Bir kişi EKMEK çalarken yakalanırsa, o cemaatin, toplumun, devletin tüm insanları utanmalıdır. Hele de bu bir çocuksa. Ortada dolaşmamız bile caiz değildir…” 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Nesrin Nur - Siz bu devirde en zor bulunan şeyi istemiş örnek göstermişsin. Keşke her şey böyle olsa. Adalet önde çıksa. Nerdeee. Kalmadı Sevcan hanım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 07:47