SİYASİ DÖNÜŞÜMÜN ZORUNLUĞU

İnsanlığın ulaştığı, ekonomik, teknolojik, kültürel, siyasal etkileşim, iletişim ve bilişim devrimini ortaya çıkardı ve dünya küreselleşti. Küreselleşen dünya henüz kurallarını, kurullarını, kurumlarını oluşturamadı. Ancak soğuk savaş dönemi alışkanlıklarının ve sonrasındaki tek kutuplu baskın belirleyiciliğin aşılması ihtiyacı belirginleşti. Küresel sürdürülebilirliğin, ABD, ÇİN RUSYA, AB dengelerinin belirleyiciliğiyle, gelişmiş dünya ülkelerinin uyumlu yaklaşımlarıyla oluşacağı belli oldu. Küreselleşen dünya etkileşimine uyum sağlayamayan, otoriter, az gelişmiş ülkeler üzerinde yoğunlaşan ve vekalet savaşları anlayışıyla, etkinlik ve denge sağlamak arayışları, büyük gelişmiş ülkelerin kendi konumları ve öncelikleri üzerinden sürdürülüyor. Türkiye verilen mücadelelere, kendi konumunu korumak ve geliştirmek hedefiyle katılıp, kendisine en uygun yeri bulmaya çalışıyor. Vesayet sistemini aşan konumunu, orta üstü gelişmişlik düzeyini, dünyanın kabul edebilirliğine taşıyarak, gelişmiş ülkeler arasındaki hedefine ulaşmak istiyor. Suriye sorunu, doğu ak deniz sorunu, Libya sorunu, en son ABD, İran gerilimi, ekonomik/teknolojik sıkışmışlık Türkiye siyasetinin dönüşümünü zorunlu hale getiriyor.

ANA AKIM SİYASETLERİN KONUMU

Halk, karşıtlık üzerinden, diğerlerini etkisizleştirmeyi hedefleyen yaklaşımları kabullenmiyor. Belirsizliğin, gerilimin, kamplaşmanın iç siyasette ve uluslararası mücadelede karşılığı kalmadı. İktidar partisinin etkinleri de, ana muhalefet partisinin siyaset yapıcıları da Türkiye’nin içerisinde bulunduğu gerçekliği biliyor. Ancak, konumlarını, etkinliklerini, temsillerini tartışmaya açıp, yeniden üretmeye cesaret edemiyor. İktidar partisi Türkiye’yi, vesayet sistemini aşan konuma taşımış olmanın, doğruları, yanlışları, başardıkları ve başaramadıklarıyla yüzleşemiyor. Ana muhalefet partisi ise Türkiye’nin vesayet sistemini aşan konumunu kabullenmesini sağlayacak yüzleşmeyi göze alamıyor. Verilen mücadeleleri kabullenmeye, içselleştirmeye yakın olan adaylarla ulaştığı başarıyla yetiniyor.

İKTİDAR PARTİSİNİN KARŞILAŞTIĞI TEMEL SORUN

Türkiye’nin vesayet sistemini aşan konuma ulaşmasını sağlayan iktidar partisi, ulaşılan konumun doğal gelişim seyrini sürdürmesini sağlayamıyor. Bu eksiklik, orta üstü gelişmişlik düzeyini yansıtan dinamizmle, vesayet sistemiyle mücadele şartlarının oluşturduğu siyasetin örtüşmemesinde ortaya çıkıyor. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamayan iktidar partisi siyaseti, her dönemden daha fazla ihtiyaç haline gelen, kapsayıcılığı, eşitlikçiliği, demokratikliği, çoğulculuğu sağlamakta yetersiz kalıyor.

ANA MUHALEFETİN KARŞI KARŞIYA KALDIKLARI

Ana muhalefet siyaseti, devletin merkezde olduğu, darbelerle şekillenen, nispi demokratik vesayet sistemiyle yüzleşemediği için kendisini dönüştürüp, yeniden üretemiyor. Bu temel eksiklik, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığı siyasete neden oluyor ve yerel yönetimlerdeki başarısını genel iktidara taşımakta yetersiz kalıyor. 31 Mart 2019 seçimlerinde başarılı olmasını sağlayan iki temel etkenden birisi, iktidar partisinin kendisini aşıp, yeniden üretememesiydi. İkinci etken ise vesayet sistemini aşan konumu içselleştirmeye yakın olan, halkın değerleriyle, çalışması, üretmesi, yarışması ve başarmasıyla sorunu olmayan, halkın kendisi gibi olan adaylarla seçimlere katılabilmesiydi. Ana muhalefet partisi siyasi olarak yansıtamadığı, temsil edemediği siyasi alanı, Genel Başkanın özgünlüğünü sergileyebilmesiyle başarıya taşıyabilmişti. Kazanılan yerel yönetimler, kabul edilebilirliklerini sürdürebilmelerine rağmen, genel iktidar hedefine ulaştıracak siyasi temsile taşınamadığı için iktidar partisini aşacak desteğe ulaşılamıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.