CHP VE TEK ADAY

Ana muhalefet partisi, çok adaylı kongreler yaptığı için alternatifliği başaramamış değildir. İktidar partisinin alternatifini besleyen siyasi konuma sürüklenmesine rağmen, yeterli desteğe ulaşamaması da çok adaylı kongrelerden kaynaklanmamıştır. CHP Kongrelerinde, doğruların, eksiklerin, yanlışların tartışılıyor olması, iktidar partisi siyasetinin aşılmasını engellememiştir. Hak, hukuk, adalet alanlarının daralmasını, içe kapanık, kontrollü, biat edilgenliğini, demokratik tartışmalarla, özgürlükçü görünümlerle sergileyebilmek, ana muhalefet konumunun sürdürülmesini sağlayan farklılığıdır. İstenmeyen, çatışmaya varan görünümlerin sebebi, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamayan siyasettir. Ana muhalefet partisini diğer siyasetlerden ayıran, demokrasiden vazgeçmeyen, Demokratik Hukuk Devletini sahiplenen özgünlüğüdür. CHP genel başkanından en son üyesine kadar, sahip olunan pozisyonlar bu farklılığının eseridir. Biriktirilen ve aranan, daha demokratik, daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha eşitlikçi duyarlılıkların demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınmasıdır.

TEK ADAYLI KONGRELER VE KOCAELİ

CHP siyaseti, toplumun çalışmak, üretmek, yarışmak ve başarmak tutkusunu, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyabilecek, yapısal demokratik dönüşümü başaramadığı için genel başkanın 31 mart seçimlerindeki eğilimleriyle ulaşılan başarıyı örgüt seçimlerinde kurgulamaya çalışıyor. Tartışmalı, kendi içinde kavgalı görünümleri önlemek için pek çok ilçe ve ilde tek adaylı kongreler yaptı. Doğruyla, eksikle, yanlışla yüzleşmenin özgürce yapılamadığı, kontrollü, edilgen eğilimlerle, dinamizmi yansıtmayan, silik, heyecansız görünümler ortaya çıktı. Kocaeli dikkate değer başarıyı yansıtmadığı için müdahale edilmedi. Bu nedenle de siyasi merkezin yöntemlerinin dışında, demokratik dönüştürücü siyaseti Kocaeli özgünlüğü kapsamında tartışıp değerlendirmeye çalışan ve yarışan ilçe seçimleri yapılabildi. İlçe kongrelerinde Kocaeli özgünlüğünün demokratik kendiliğindenliği, değiştirici, dönüştürücü dinamizm CHP’lilere ve topluma hissettirilebildi. İl kongresi süreci oluşan bu dinamizmin etkisiyle yönetilmeye çalışılıyor. Demokratik kurumsal dönüşüm tamamlanamadığı için başarılı olunup, olunamayacağı bilinememekle birlikte, değiştirici, dönüştürücü dinamizmi hissettirebilen seçim süreci yaşanabiliyor.

İSTANBUL, İZMİR VE ANKARA KONGRELERİ

Türkiye nüfusunun yaklaşık 1/3’ünün yaşadığı, toplam ekonomimizin, kültürümüzün, daha iyi bir gelecek beklentimizin en önemli dinamiklerini hissettiren üç büyük kentte CHP kongreleri yapıldı. Bu üç büyük kent alternatifliğin kabul edilebilirliğe taşınmasında belirleyici öneme sahiptir. İstanbul’ da 677 delegeden 571 oy kullandı, seçilen aday 444 oy aldı. Seçilen aday konuşmasında,  “.. Çok adaylı kongre tercihimdi… Umudun olduğu her yerde tek adamlar yenilmiştir..” dedi. İzmir’de, 611 delege oy kullandı, seçilen aday 211 oy aldı. Kongreye katılan üyelerin yarısından fazlası seçimi protesto etti. Ankara’ da 645 delegenin, 496 sı oy kullandı. Seçilen aday 315 oy aldı.

31 MART VE ÖRGÜT SEÇİMLERİ

31 Mart yerel seçimlerinde başarılı olan CHP adaylarını genel başkan belirlemişti. Halkın kabul edilebilir bulduğu adayların ortak özelliği   “ halkın kendisi gibi “ olmalarıydı. Yerel yönetimleri kazanan CHP adaylarının halkın değerleriyle, hayata tutunmak ve kendilerini en verimli gerçekleştirmek tutkularıyla çelişkileri yoktu. Bu kabul edilebilirlik genel başkanın, dersim mağduru, imkansızlıklar içerisinde öğrenim görebilmiş,  çalışmalarıyla, bürokrasinin en üst sorumluluklarında kendisine yer bulabilmiş olan özelliklerinin yansımasıydı. En çaresiz kalınan dönemde sergilediği “ adalet yürüyüşü” nün kabul edilebilirliğini sağlayan da bu özellikleriydi. Genel başkanın özgünlüğünü yansıtan özellikleri, halkın kendisi gibi olan değerlerle bütünleştiği için desteklenmişti.  Halk, kendisi gibi olan duyarlılığı destekleyerek CHP’nin önüne, bu yaklaşımın siyaseten temsil edilmesi, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınması sorumluluğunu koymuştu.

ALTERNATİF SİYASETİN ZORUNLUĞU

CHP,  adalet yürüyüşünde ortaya çıkan, kitleselleşen, toplumsal muhalefetin desteğine ulaşan kabul edilebilirliği, yapısal demokratik dönüşümünü tamamlayamadığı için siyasete taşıyamamıştı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçim sonuçları bu gerçekliği yansıttı. 31 Mart yerel seçimlerinde, yapısal demokratik dönüşüm başarılamadığı için demokratik kurumsal mekanizmalarla değil, genel başkanın kabul gören özelliklerinin belirleyiciliğiyle başarıya ulaşılmıştı. İktidar partisine en etkin uyarının verilmesini, alternatifliğe ulaşmayı sağlayacak halkın kendisi gibi olan duyarlılıklarının siyasete taşınmasıydı. Destek verilen, kabul edilebilir bulunan bu özelliğin siyasete taşınması, demokratik dönüştürücü siyasetin temsil edilebilmesiyle mümkün olacaktı. Örgüt seçimlerinden beklenilen demokratik dönüştürücü siyasetin temsilini hissettirecek birikimin, değiştirici, dönüştürücü, yapabilir kararlılıklarla ortaya çıkarılmasıydı. Halkın, daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok eşitlik, çoğulculuk, daha çok adalet, daha çok hak ve hukuk beklentisini karşılayabilecek, hissettirecek demokratikliğin sergilenmesine ihtiyaç vardı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.