Şüpheyle yaşamak çok zor..

Korona  günleri  hayatımızın  en  önemli  konusu  olmayı  hızla  sürdürüyor. Bizlerin  evlerimizde  virüsle  savaşımızsa  aynen  devam  ediyor.  Hafta...

Korona  günleri  hayatımızın  en  önemli  konusu  olmayı  hızla  sürdürüyor. Bizlerin  evlerimizde  virüsle  savaşımızsa  aynen  devam  ediyor.  Haftalardır  köşemizde  yazdığımız  yazılarda  o  doğrultuda   gideceğe  benziyor. Haa,  yazar  veya  gazeteci  meslektaşlarımız  durumun  siyasi  yönünü  ele  almak  istiyorlarsa  başka.  Konu  ganiii.  Anlatacak  neler  var  neler.  Çünkü,  dünya  tersine   dönse  politikacılarımız  aynı  dilden  konuşup,  aynı  gözle  bakmayı  asla  tercih  etmezler.  Ne  enteresandır ki,  ne  yaşanırsa  yaşansın  durum  değişmez. Birisi  ak  diyorsa  mutlaka  karşı  taraf  kara  diyecektir. Veya  ortaya  çıkan  her  neyse,  ondan  siyasi  çıkar  elde  etmeyi  vaz  geçilmez  bir  kuralmışçasına  sürdürecektir.                       Ve, hoş  olmayan  kulisler  yapmaya  devam  edecektir.  Bizim  için,  yani  tarafsız  sade  vatandaş  için  hoş  görülen  bir  yaklaşım  olarak  kabul  edilmese de,  toplumu  siyasi  guruplara  bölmek  isteyenler  için,  çok  makbul  bir  yöntem. Ne  yazık ki  işin  bu  kısmında ki  gerçekler  böyle. Bunun  adına da  siyaset  diyorlar  işte. Eh  o  zaman  bu  tarz  konuları  yazmak  isteyen  arkadaşlarımıza  kolay  gelsin. Biz  toplumsal  ve  sosyal  durum  nasıl  ona  bakalım. Şu  anda  benim  bildiğim  kim  varsa “ Evde  Kal”  kuralını  mükemmel  yürütüyor. Genci,  yaş  almışı  veya  20  yaş  altı  bu  beladan  kurtulmak  için  savaşıyor. Biliyorum  herkesin  canına  yetti. Çok  fazla  sıkıldılar. Bunaldılar. Hele de  çocuklar. O  yavrular  nasıl  kendilerini  kontrol  altına  aldılar  inanılır  gibi  değil. Örneğin  benim  birisi  10  yaşında,  diğeri  18  yaşında  iki  erkek  torunum  var. Kaan  büyük  olan.  İstanbul’da  üniversiteye  başlamıştı  bu  sene. Efe ise  beşinci  sınıfta. İkisini de  evde  tutmak  oldukça  zor  bir  iş  doğrusu. Kaan  İzmit’e  geldiğinde  her  gün  belli  bir  saatte  arkadaşlarıyla  buluşup  bir  etkinliği  uygularlardı.  Ya  spor,  ya sinema  yada  güzel  bir  kafede  kahve  içme  gibi  rutin  günlük  aktiviteleri  kaçınılmazdı. Top  hastası  Efe  ise   ders  çalışma  zamanını  yıldırım  hızıyla  bitirip, sitedeki  arkadaşlarıyla  aynı  ağabeyi  gibi  daha  çocuksu  oyunlar  oynamaya  koşardı. Akşam  üzeri  annesi  eve  zorla  alacak  kadar  sokakta  oynamayı  severdi.  İşte  bu  çocuklar,  gençler  günlerdir  evde. Ne  kadar  çok  sıkıldıklarını  aileleri  bilmiyor mu.?                    Tabi ki  biliyor  ve  çoğunlukla da  şaşırıyorlar. Kurallara  uymanın  en  güzel  timsali,  bu  kanı kaynayan  genç  insanlar. Bunu  neden  yazdım  biliyor musunuz?  Dünyada  bu  virüs  nedeniyle  neler  olduğunu  göremeyen. Binlerce  insanın  yaşamından  yitirdiğini  fark  edemeyen,  “bana  bir  şey  olmaz”  sözleriyle  koronaya  dönüşerek  virüs  yayan,  sokaklarda  aylak  aylak  gezerek  dokunulmazlığı  varmış  pozunu  takınan  duyarsız,  adamsendeci   insanlara  örnek  olsun  diye. Ben  kendi  ailemden  küçük  bir  örnek  verdim. Ancak  biliyorum ki  bir  çok  arkadaşımın  evlatları da  aynı  duyarlılığı  sergiliyor. Peki  bu  duyarsız  insanlarla  nasıl  baş  edilecek,  bileniniz  ver mı.?  Tabi ki  çalışanlara,  ekmeklerini  kazanmak  için  dışarıda  olmak  zorunluluğu  duyanlara  değil  bu  eleştirim. Hiç  bir  mecburiyeti  olmadan,  canım  sıkıldı,  bunaldım  diyerek  kendisini  düşüncesizce  sokağa  atmak  isteyenlere.  Bakınız  bu  hastalığı  yaşayanların  neler  çektiğini  kimse  bilemez. Ancak  konuştuğum  tıp  adamlarının  çoğu  çok  zor  bir  süreç  olduğunu  anlatıyorlar. Size  yine  kendimden  ufak  bir  örnek  vermek  isterim. On  gün  kadar  önce  sabah  boğazım  yanarak  kalktım. Kendimi  çokta  halsiz  hissediyordum. Arada  öksürüğümde  vardı. Önce  paniklemek  istemedim. Eşimeyse   heyecanlanır  diye  duymasını  istemedim. Çocuklara  söylesem,  ayaklanırlar  ve  anında  kapıya ambülans  gelir   biliyorum. O nedenle  beklemek  istedim. Ancak  içime  öyle  bir  kurt  düştü ki  anlatılır  gibi  değil. O  gece  bitki  çayları  falan  içtim. Ertesi gün  baktım  yine  aynıyım. Sadece   şükür ki, ateşim  yükselmiyordu. Eşim  duymadan  usulca  diğer   odaya  girdim  ve  184’ü  aradım. Oradan pek  verim  alamadım  doğrusu. 112’yi  aradım. Bana  bir  hafta  beklememi,  nefes  alamazsam  ve  ateşim 38 gibi  olursa  doktorunuzu  arayınız  dendi. İnanın  korkudan  karnıma  ağrılar  girmişti.                                    O günü de  öyle  geçirdim. Ve,  üçüncü  gün  kendi  doktorumu  aradım. Bana  bazı  bilgiler  verdi. Belli  bir  tarihe  kadar  bekleyeceğiz  dedi. Bu  durumun mutlaka  alerjik  bir  geçiş  olabileceği  müjdesini  verdi. Alerjik  bünyem  olduğunu  biliyordu  ve  evde  ilacım  vardı. Ateşime  saat  arası  bakarak  ilacımı  aldım  ve  on  gün  bekledim. Ama  o  kısacık  zaman  diliminde  geçirdiğim  günler  ne  kadar  zordu  biliyor musunuz?  Şimdi  iyiyim  ve  o  hastaların  ruh  halini  daha  iyi  anlayabiliyorum. Ve  sevgili  sağlık  çalışanlarının da.                       Sayın  yetkililer  lütfen,  toplumun  sesini  bir  kez  daha  dinlemenizi  rica  ediyorum. Bakınız  ne  diyorlar. “Biz  bir  aydan  fazladır  dışarı  çıkmadan  evde  otururken, şu  sokaklarda  oraya  buraya  dokunarak  dolaşan  duyarsız  gezentilere  bir  çare  bulup, engellemelisiniz”                             Evet  sayın  okurlar, inanınız ki  şüpheyle  yaşamak  çok  zor. Hele de  böyle  bir  virüse  yakalanmak, yaşanacakları  bilememek,  çaresiz  kalmak  nasıldır  bir  duygudur,  düşününüz..   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ÇİFTLİKTE ÇALIŞACAK YATILI AİLE ARANIYOR

Çiftlikte EŞİ İLE BİRLİKTE çalışacakYATILI AİLEAranıyor. (Lojman, elektrik, su tarafımızca karşılanacaktır)

Tel:0 538 953 46 07

TECRÜBELİ MOTOR USTASI , ELEKTRİK ve KAYNAK USTASI  ARANIYOR

Firmamızda; Otobüs-Minibüs ve Midibüsbakımlarında çalıştırılmaküzere TECRÜBELİ MOTOR USTASI ELEKTRİK ve KAYNAK USTASI aranmaktadırKörfez Turizm 

Tel: 0533 684 67 00

MOBİLYA BOYACISI ARANIYOR

MOBİLYA BOYACISI ALINACAKTIRASTAR VE SON KAT ZIMPARASINDA TECRÜBELİ USTALAR ALINACAKTIRBaşvurular şahsen yapılacaktırÇalışma saatleri: 08:30-17:30Adre...

Tel: 0262 311 71 16 Gsm: 0532 212 32 65

A2 MOTOR EHLİYETLİ KURYE ARANIYOR

A2 EHLİYETLİ KURYE ARANIYORMotor 3 tekerlekli 

Tel: 0534 211 47 50

KURYELER ARANIYOR

İzmit içinde 17.00'den sonra paket servisi yapabilecek A2 veya B sınıfı ehliyeti olan part time çalışacak KURYELER aranmaktadır 

Tel: 0501 208 38 66

MİKSER OPERATÖRÜ ARANIYOR

Kartepe'de bulunan hazır beton tesisinde çalıştırılmak üzere MİKSER OPERATÖRÜ aranmaktadır. Kocaeli Nakliyat Beton  

Tel: 0534 894 78 40 0262 371 50 41

EMEKLİ TECRÜBELİ ŞOFÖRLER ARANIYOR

Yarımca, Körfez, 95 Evler, Derince bölgelerinde 16+1 minibüsle Gebze tarafına vardıyalı  servis çekebilecek EMEKLİ ve TECRÜBELİ ŞOFÖRLER aranmaktadır....

Tel: 0532 644 34 63 0543 412 30 35 

HAFRİYAT KAMYON ŞOFÖRÜ ARANIYOR

Munzuroğlu HarfiyatACİLEN HAFRİYAT KAMYON ŞOFÖRÜ AlınacaktırÜcret dolgundurTercihen Gebze'de ikamet eden 

Tel: 0 532 280 24 09 0 536 515 65 66

ÇELİK İMALAT ATÖLYESİNDE ÇALIŞACAK ELEMAN ARANIYOR

ÇELİK İMALAT ATÖLYESİNDE CNC PLAZMA KESİMDE ÇALIŞACAK OPERATÖR ARANMAKTADIRBaşvuru: ABDULLAH FAZLIOĞLU

0533 962 05 10

DENEYİMLİ BAYAN AŞÇI ARANIYOR

Kartepe Bölgesi'nde bulunan restaurantımıza DENEYİMLİ BAYAN AŞÇI aranmaktadırÜcret dolgundur

Tel: 0262 354 31 95