Tahir Hoca, sayı verdi! “Haydi o zaman yıkalım!”

Gazetecinin görevi yaptığı haberlerle ve yazdığı yazılarla okuru doğru bilgilendirmektir...
Gazetecilik, masa başında klavye kahramanlığı yaparak, kulaktan dolma söylenti ve dedikodularla insanları karalamak, insanlara çamur atmak, bu kentin güzel insanlarını ve yöneticilerini itibarsızlaştırmak değil!

2006 yılından bu yana haftanın 7 günü bu sütunda makale yazıyorum...
Yazdığım her makalenin bir ön hazırlığı, araştırması ve çalışma var...
Makale konusu belirlediğimde, konu ile ilgili mutlaka telefon görüşmesi yapar ve makalenin içerisini güçlendir ondan sonra yazarım.
Okura saygı ve okuru doğru bilgilendirmek bizim temel görevimizdir...
*

Önceki gün bu sütunda yerel yöneticilere çağrıda bulunmuştum.
Demiştim ki, “Kentsel dönüşümde cesur olun!” demiştim...

Durup dururken bu çağrıyı yapmadım...
Nedeni var...
Biliyorsunuz 17 Ağustos 1999 yılında, yani 20 yıl önce merkez üssü Gölcük olan asrın en korkunç depremini yaşadık...
Çok can kaybettik, çok hasar aldık, yaşamlarımız değişti...
O tarihe kadar depremin ne olduğunun bile farkında değildik, ne zaman ki başımıza geldi gerçeği o zaman fark ettik...
Aradan geçen 20 yılda depremin izlerini silmeye çalıştık ama yeterli derecede başarılı olamadık...
Halen yamuk-yumuk, hasarlı binalarda insanlar yaşıyor, halen depremi içselleştiremedik, halen deprem ile ilgili eğitim çalışmalarında geriyiz, halen deprem hazırlığımız yok.
Depremden hemen sonraki yaşam için çadırımız yok, toplanma alanlarımız yok...

Eksikliklerimizin ne kadar çok olduğunu, halen hazır olmadığımızı; 26 Eylül perşembe günü İstanbul merkezli yaşanan 5,8 şiddetindeki depremde fark ettik...
Sallandık ama nasıl davranacağımızı da bilemedik!

*
Tüm bu gerçekleri kafamda oluşturarak kentin yöneticilerine ve özellikle yerel yöneticilere çağrıda bulunmuştum.
İnsanların halen içerisinde yaşadığı yamuk-yumuk, eski püskü risk taşıyan tüm yapıları boşaltmaları ve yıkmaktan çekinmemeleri gerektiğini, cesur davranmaları çağrısında bulunmuştum...
Bu çağrı insanları, hayatı, yaşamı ilgilendiren hayati bir konuydu...

*
Makalemin ana konusunu doğrulayan en önemli açıklamayı Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. TAHİR BÜYÜKAKIN yaptı...
Tahir Hoca, İstanbul’da düzenlenen ve başkanlığını yaptığı Marmara Uluslararası Kent Forumunun açılış oturumunda yaptığı konuşmada bir gerçeği çok net ortaya koydu.
Kentsel dönüşümün önemine de vurgu yapan Tahir Hoca, toplantıda bir seyircinin İstanbul’da yaşanan depremin Kocaeli’ni de etkilediği sorusuna şu yanıtı verdi,
1999 depreminde evin dışında olan 1 kişi depremden öldü.
Diğer insanların tamamı binalardan dolayı öldü. İnsanlarımızı deprem öldürmedi, binalar öldürdü.
Kocaeli’de depremin ardından gerekli çalışmalar yapıldı. Zemin ve binalar taramadan geçti..
2 bin 500 binanın yıkılması gerektiği ortaya çıktı. Yıkım süreci devam ediyor.
Yıkımı yapılması gereken binalar yıkılıyor. Güçlendirme yapılan binalar var.
Bu binaların 2’nci kez taranması gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu konu ile ilgili bir çalışması var. Son yaşanan deprem bunu bize hatırlattı”
yanıtını verdi...

*
Şu bir gerçek ki, Türkiye’deki 81 il arasında kentsel dönüşümün en çok ihtiyaç duyan il Kocaeli’dir...
Çünkü 1960’lı yıllarda başlayan çarpık ve kuralsız yapılaşmanın yarattığı sorunların oluşturduğu yumak bugün önümüzde ciddi bir engel...
İşte kent yöneticilerimiz ve yerel yöneticilerimiz bu engele takılıyor...
Tahir Hoca, riskli bina sayısını verdi: yıkılması gereken bina sayısı 2 bin 500. Bu binaların hepsi de tespit edilmiş durumda...
O zaman cesur olalım...
Risk taşıyan binalar belli, bu binaları neden yıkmıyoruz!
Neyi bekliyoruz!
İstanbul merkezli 5,8 şiddetindeki deprem 20 yıl sonra bizi yokladı...
Hiç de depreme hazırlıklı olmadığımızı gördük...
Kent yöneticilerinin ve yerel yöneticilerin görevi vatandaşı riskten korumak değil mi?
O zaman bu binaları hiç vakit kaybetmeden yıkalım...
Olası bir depremde kayıplar verdik mi çok geç olacak

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.