Bu gidiş nereye, korona gider, morona gelir?

Koronavirüsü, ardından Ramazan ayı ve nihayet Ramazan Bayramı derken günler hızla ilerliyor… Doğrusu, koronavirüs çıktığında “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözü, ne yazık ki, siyasete balans ayarı yapamadı ve siyasetin ateşi bir türlü sönmedi ve eskisinden daha beter oldu. Dedik ki, hiç değilse mübarek Ramazan Bayramı belki sadre şifa olur ve siyasette bir yumuşama meydana getirir, ama gelin görün ki, ortalık daha da kızıştı ve siyaseten nemalanmanın envai çeşidine başvurulur hale gelindi.

Ülkemizde her daim diri olan birkaç sinir uçları var, bu uçlarla zaman zaman oynanır ve bundan siyaseten nemalanmak istenir ki, son derece tehlikeli ve aynı zamanda etik olmayan davranışlardır.

Peki, nedir bu sinir uçları?

Din
Mezhepsel farkındalıklar
Laiklik-Sekülerizm
Irki farkındalık ve buna bağlı etnisite çatıştırması
Dini konular her daim siyasetin manivela aracı olarak kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bunun iki ucu vardır. Bunlardan biri, dini hassasiyetlere karşı kışkırtıcı, taciz edici ve değerleri aşındırıcı tavırlar sergileyip dini nötrize ederek siyaseten nemalanmaktır ki, bu tür aşındırıcı tavırlar cumhuriyet tarihi boyunca sık sık tekrarlanmış, dini bir takım ritüeller ve semboller ayaklar altına alınarak müntesiplerini tatmin etmek ve onlara alan açmak şeklinde kendini göstermiştir. 1960 ihtilali, 12 Eylül 1980 cunta darbesi, 28 Şubat 1997 süreci, 15 Temmuz kalkışması ve irili-ufaklı benzeri bir takım vibrasyonlar… Tüm bunlar, hep dini değerleri aşındırma ameliyesi üzerine bina edilen anti İslami hareketlerdir ki, bu son İzmir’deki cami minarelerinde yükselen “Çav Bella” müzik zımbırtısı da bu vibrasyonlardan biridir…

Bir diğer ucu oda, bunun tam tersi bir yönü vardır ki, dini değerler üzerine mebni bir takım siyasi organizasyonlardır ki, bu da kutsal dini değerlerden  siyaseten nemalanmak isteyen bir takım akımların meydana getirdiği eylemlerdir ki, bu alan oldukça mümbit bir alan ve halkın dini değerlerin istismar edilerek siyasi ranta devşirime çabalarıdır ki, bu da en kolayı olanıdır. Ne yazık ki, bu yol ve yöntemden de en çok İslam ve İslami değerler zarar görmüş/görüyor. Detayına girmeyeceğim.

Bir diğer önemli sinir ucu da, mezhepsel farkındalıklar olup bunun üzerinden yaratılan çatışma ortamı. Bu, daha çok Sünni-Alevi çatışması şeklinde tahakkuk ediyor. Bazen Alevi Sünni’ye karşı, bazen de Sünni Alevi’ye karşı kışkırtılarak bir yönüyle hem ülke destabilizasyona sevk edilmek isteniyor, diğer bir yönüyle de bundan siyasi rant devşirilmek isteniyor. Hemen hemen her nazik ortamda bu deneniyor. Zaman zaman Alevi vatandaşlarımızın kapılarına kırmızı boya ile çarpı işareti koyma şeklinde gerçekleşiyor. Zaman zaman da ”Mum söndü, kızılbaş” gibi iğrenç ve iftira söylemlerle Alevi vatandaşlarımızın sinir uçlarıyla oynanmak suretiyle ortaya çıkabiliyor.  Ama, hamd olsun ki, akli selim sahibi halkımız bu oyuna gelmiyor ve tezgahlanmak istenen oyunun bir parçası olmak yerine; tezgahlanan oyunu bozup her seferinde şer güçlerin emellerini boşa çıkartıyorlar.

Bir diğer konu da laiklik. Özellikle 12 Eylül ve 28 Şubat sürecinin garip uygulamaları neticesinde laiklik müessesesi tamamen İslam’a karşı bir tahrip mekanizması şeklinde kullanıldı ve mütedeyyin insanların üzerinde bir zulüm aracı haline getirildi. Seküler yaşam tarzı, mahalle baskısına dönüştü ve mütedeyyin insanlara hayat hakkı tanınmadı. Hukuksuz uygulamalar, eğitim hakkı engellemeleri ve hatta memuriyette sürek avına çıkmalar oynanan bu uç ile toplum ciddi manada gerildi. İşte bu gerginlik üzerinden de bir iktidar devşirme gayreti oldu ve kotarılan bu sayede uzun yıllar insanlarımız gergide yaşadılar. İşte, bugün gelinin nokta bu uygulamanın bir eseri.  

Bir diğer önemli sinir ucu da, yapılmak istenen Kürt-Türk çatışması… Belki de en mayınlı alan, bu alan. Bu, dahili ve harici toplum mühendislerince öylesine körüklendi ki, belki de en tehlikeli olanı da buydu. Etnisite üzerinden siyaset dizayn etme çalışmaları, karşılıklı kin ve nefreti tetikler hale geldi. Uzun yıllara sari bir terör faaliyeti haline dönüşmesi ise, içinden çıkılmaz bir hal aldı. Ülkemiz, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle gergef gibi işlenmiş, birbirlerine kız alıp vererek iç içe girmiş… Bir çocuğun amcası Laz, dayısı Kürt, bir çocuğun babası Gürcü, annesi Kürt, bir çocuğun amcası Çerkez, dayısı  Arnavut gibi… Hal böyleyken, salt bir etnisite üzerine siyasi bir ayrılık meydana getirme ameliyesi ise, beyhude bir çaba olmakla beraber, uğrunda ciddi bedeller ödenmesine sebebiyet verdi ve ülkenin enerjisini uzun yıllar heba olmasına sebebiyet verdi.  Açık söylemek gerekirse, bağımsız bir Kürt devleti kurma sevdası, ülkenin insanlarını hem ayrıştırıp güven bunalımına sevk etti, hem de, karşılıklı çatışmayı körükledi. Buna rağmen, halkın sağduyusu toplumsal bir çatışmaya fırsat vermedi elhemdulillah.

Ezcümle, madem hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa ve koronadan sonra yeni bir dünya düzeni kurulacaksa, herkes kendini hesaba çekerek her türlü iş ve eylemlerini adalet ve hakkaniyet üzerine kurup yoluna öylece devam etmesi gerekir. Başka da çıkış yolu yoktur. Aksi taktirde, korona gider; ondan daha şedidi morona gelir!

M. Zeki CANŞİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Zeki Canşi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ELEMAN ARANIYOR

ACİL ELEMAN ARANIYOR İddia Bayiine *İzmit Merkezde ikamet eden *Haftada 4/5 gün çalışacak *Emekli bay eleman aranıyor Başvuru fotoğraflı özge...

mustafaestate54@gmail.com

Şoför aranmaktadır

İzmit, Bahçecik, Kullar ve Körfez'de oturan 50-55 yaşlarında B-C-E sınıfı ehliyeti olan GENÇ EMEKLİ ŞOFÖRLER alınacaktır.

Tel: 0552 621 92 03

SATILIK ARSA

SAHİBİNDEN SATILIK ARSA Derince Mersincik Mah. 853m2 kat karşılığında müteahhite verilir. (7 daire+ 520 m2 dükkan)

Tel: 0538 053 89 18

Elemanlar Alınacaktır

KINAT ÇELİK LTD.ŞTİ. Çelik konstrüksiyon imalatında çalışmak üzere - İMALAT USTALARI - YARDIMCI ELEMANLAR alınacaktır.

Tel.349 60 65 – 349 64 16

Elemanlar Alınacaktır

SBM ÇELİK SANAYİ bünyesinde görevlendirilmek üzere; İMALAT VE MONTAJ USTASI GAZ ALTI VE ELEKTRİK KAYNAKÇISI İMALAT YARDIMCI ELEMAN persone...

Tlf: 0533 481 02 28

BAY ELEMAN ARANIYOR

TAKIM ARKADAŞI arıyoruz İnşaat malzemesi satışı yapan firmamız için BAY ELEMAN arıyoruz Satış depo ve bilgisayar bilgisi olan ehliyetli, en az l...

Tel:0 532 374 84 18

Çatıcı

Çatı Kiremit Aktarım Hafriyat Tadilat işleri yapılır

Tel: 0535 641 41 41

Relax

RELAX EROTIC SHOP Fantazi ürünleri, Fantazi iç çamaşırı satış merkezi Gelin, Görün, Alın

Tel: 0 262 322 55 81- 322 56 81 0 532 592 79 28 - 0 546 518 84 11

Sevkiyat Şoförü

İzmit Sanayi Mahallesinde bulunan tatlı fabrikamıza İstanbul-İzmit arasında çalışacak SEVKİYAT ŞOFÖRÜ pozisyonunda personel arayışımız vardır. 40-45...

Tel:0262 226 22 88

Bayan Elemanlar Aranıyor

KOCAELİ-İZMİT SPA GÜZELLİK MERKEZİ Diksiyonu düzgün telefon görüşmeleri yapabilecek BAYAN SEKRETER BAYAN TEMİZLİK ELEMANI VASIFLI-VASIFSIZ BAYAN MASÖ...

Tel: 0532 764 60 47