Habil Adem Pelister’i takdim-II

‘Parmağıma değil işaret ettiğime bakın’ diye bir söz var Türkçede. Tam da bu noktada Türkçe düşünmek ile aramızın pek iyi olmadığını söylemek lâzım. Türk düşünürler yerine yabancı düşünürleri, onlardan da anlamakta zorlanmayacaklarımızı ve bizi pohpohlayanları tercih millî hasletimiz sayılır. Düşünce şeklimizin sağlamasını yapma alışkanlığımız zaten yoktur hatta çoğunlukla imansızlık telâkki edilir.

Sakarya Meydan Savaşı şehitlerimizden Hüseyin Avni Bey’e (Tirebolulu Alp Arslan) benzetirim Hâbil Âdem’i; akıbetleri hariç. Divân-ı Lügat’it-Türk Türkçesiyle ilmî makale yazabilen ve Türk Yurdu Dergisi’nde bunları yayınlatan bu Çepni Binbaşısı fikir hayatımızda da, harp tarihimizde de çok erken kayıplarımızdandır. Hâbil Âdem ise 1950’lere kadar yaşadığı ve yazdığı halde ölü muamelesi görmüştür. Düşünce derinliğindeki tehlikelerden ötürü de yazdıklarına da aynı muamele uygun görülmüştür. 

Levant Türkmenleriyle ilgili tezimizin Değerlendirme kısmında hem Türk’ün İş Zihniyeti kitabıyla Kenan Göçer’i hem de Anadolu’da Türkiye Yaşayacak mı, Yaşamayacak mı? kitabıyla Hâbil Âdem’i fikrî açıdan konuk etmeye çalıştım. Meraklısı için Türk’ün karakteri ve zihin yapısıyla ilgili “Türk, henüz inkişaf etmemiş bir karakterdir ki muhtelif kısımlara ayrılabilir ve muhtelif derecede sâfiyet, kudret ve çöküş gösterir” gibi ilginç tezlerini kafa sporu olarak aktarayım. Başkalarının ağzındanmış gibi takdim ettiği bazı analizlerini ise memleketin gidişâtına kafa yoranların mesaisine sunalım:

“Türk, meçhul bir yolun gümrah bir ordusudur. Daima gidecektir. Niçin?

Teşekkür olunur ki bu niçin, felsefe niçinleri gibi sonsuzluğa kadar gidemez. Bu mesele şöyle halledilebilir:

Türkler; Moğol, Tatar, Hun, Finoa vs dünyanın her köşesini gezdiler, her yerini gördüler fakat dünyanın hiçbir yerinden memnun olamadılar. Tekrar anavatanlarına çekildiler. Yalnız belirli bir kıtada dolaşıyorlar. Bu da ‘Merkez yaylası-İstanbul’ sahasıdır. İşte dünyanın bu bölgesindedir ki birçok Türk orduları gezinmiş ve hala da geziniyorlar. Bütün dünyadan bu kıtanın tercih edilmesi önemsiz değildir. Belki Türk ruhunun aradığı şey burada olmalıdır. Fakat Türk burada yerleşemiyor. Bir çok tarihî yönetimler değişiyor. Başkalarına dönüşüyor. Bir yönetim esaslı varlık gösteremiyor.

Demek ki bir gaye arkasından koşmuyormuş…” (sh. 119-120)

“O öyle bir sosyalisttir ki dünyada her bir şeyi malum, tanımış ve hiçbir şeyi beğenmemiş veya beğenememiş ve dalgın bir halde yaşamıştır. Doğal olarak her istilâ ettiği yerde de yerleşmek usulünden nefret etmiştir. O gitmek istiyor, fakat nereye?.. Bu yönü kendisi de bilmiyordu.” (sh. 119)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Pekin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.