Başarı bedel ödeyerek gelir...

Sorunların etrafında takla atan maskara insanlarla başarılı olmuş insanlar arasındaki fark nedir diye sizlere sorsam çoğumuzdan farklı cevaplar alabileceğimi sanıyorum...

Başarılı insanlar önlerine koydukları ulaşılabilir hedefler için onları gerçekleştirmek için acı çekerler bedel öderler...

Başarısız insanlar ise önlerine koyulan kutsal hedefleri gerçekleştirmemek için kendi korkularının arkalarına saklanarak muhataplarını oyalamayı ve zamanı iş yapıyormuş gibi görünerek zayi etmeyi bilen hatiplerdir. Siz onları her yerde görürsünüz, “neden bu işi tamamlamadınız” diye sorguladığınızda hemen dalkavuklar gibi “izah edeyim efendim” cümleleriyle başlayan bir hitabet ustalarına dönüşüverirler.

Sabote edici cümleler kurarlar.
“Çalışıyoruz efendim, teknik bir konu efendim, hizmet alıyoruz efendim, biraz daha zamana ihtiyacımız var efendim...”

“Plan yapıyoruz efendim” olan koca bir hayale bir şehrin kent kimliğini dönüştürememeye olur.

İşinizi iyi yapmalısınız, işinizi iyi yapmak kazancınızın karşılığı değil karakterinizin karşılığıdır.

Mümin Sekman çok sevdiğim bir kişisel gelişim uzmanıdır pek çok kitabını okudum. Herkese tavsiye ediyorum.
Büyük hedefleri olan genç kardeşlerimiz için iyi bir rehber olduğunu sanıyorum. Bir konferansında Mümin Sekman, başarı ile başarısızlığı anlatırken bedel ödemek tabirini kullanır.

Ve şöyle der.
“Başarının bedelini bir dönem için ödemeyenler, başaramamanın bedelini bir ömür boyu öderler” der.

Mükemmel bir cümle...
Bu cümleleri bir kutsal söz gibi zihnimde taşıyorum.
Bir gazeteci olarak başarmak için fark yaratmak için kazancımın karşılığını değil karakterimin karşılığını sunmaya çalışıyorum.

Herkese çalışanlara bürokratlara yönetenlere de bunları tavsiye ediyorum. Hatip olmak kolaydır. Âmâ fark yaratmak sadece cesur insanlara aittir.
Çok bilgili olabilir mesleğinde elle gösterilebilir her konuda bilgi sorulan kişide olabilirsin ama bu kente ve dönüşümüne katkı sunacak bir eylemin ve cesaretin yoksa bir hiçsiniz demektir...

 
Bugünlerde Amerika’da bir siyahin polis şiddeti ile öldürülmesinin ardından pek çok olaylar yaşandı. Siyahlara uygulanan ırkçılık ve ötekileştirme çabaları vicdanları yaraladı ve halk sokaklara çıkarak ve bedel ödeyerek bu zulme son verilmesi için çaba harcadı.
Başarılı da oldular.

Şimdi size başarılı olmuş ama bedel ödemiş insanların yaşamlarından gerçek kesitler sunarak konuyu derinleştirmek istiyorum...

Abraham Lincoln ABD tarihinin en önemli başkanlarından biridir. En büyük hizmeti kuzey güney savaşı sonrası parlamento da köleliğin kaldırılmasına yönelik büyük çabasıdır.
Siyahların beyazlar kadar özgür olabilmelerinin yolunu açma hayalini gerçekleştirmeyi başarmıştır.
Ancak köleliğin kaldırılmasını parlamentodan geçirdikten bir ay sonra bir suikast sonucu öldürülmüştür.
Başarmış ama bedel ödemiştir.
Lincoln filmini izlemeyenler varsa izlemelerini tavsiye ederim. Film gerçeklerden yola çıkılarak yapılan bir biyografi filmidir.
Filmde bir sahne var ki başarının bedelini çok iyi anlatır.
Abraham Lincoln savaş sırasında askere moral vermek için karargâhı ziyaret eder.
Yaralı askerlerin bulunduğu ve tedavi edildiği bölüme geçer pek çok genç, başarı için bir uzvunu kaybetmiş acı çekmektedir.
Ameliyathanelerin önünden geçerken kazılmış geniş bir çukur dikkatini çeker ve oraya odaklanır...
O çukur yaralı askerlerin tedavileri sırasında kesilen bacak ve kollarının atıldığı çukurdur.

Tam ayrılacakken bir düzine kol ve bacak gözleri önünde o çukura atılır. Bu onu çok üzer. Ama asla vazgeçmez ve köleliği kaldırmayı başarır...

Ölümü de çok ilginçtir...
Sanatı çok seven bir liderdir. Onuruna bir salonda tiyatro gösterisi düzenlenir.
Eşiyle onur konuğu olarak otururken çok değer verdiği oyunun başrol oyuncusu tarafından arkasından şakağına ateş edilerek öldürülür.

 
Steve Jobs’ı tanımayanınız yoktur.

Dünyaca ünlü apple firmasının kurucusu ve CEO’sudur... Çok enteresan bir yaşam hikâyesi vardır...
Başarı için yapamayacağı şey yoktur. Kadim dostu ve ortağı Steve Wozniak ile pek çok buluşa ve bilgisayar alanında devrime imza atmıştır. Çalışmayı ve başarmayı hayatının merkezine koymuş narsist bir adamdır...

Garip huyları vardır. Vejetaryen olması, arabasını şirketinin özürlülere ait bölümüne park etmesi... Yaşadığı villasında hiçbir eşya bulunmaması sadece yerde oturup çalışma dosyalarını sabaha kadar incelemesi, müzisyen
Bob Dylon’ın parçalarına duyduğu aşırı sevgi.
Ve günde 16 saat çalışması. Çalışanlarını üretmek ve çalıştırmak için zorlayan ve çalışanlarında Steve Jubs nefreti uyandıracak kadar gerginlik yaratan işkoliktir...
Çalışanlar onunla asansörde karşılaşma korkusundan dolayı asansör kullanmazlar ona sunum yapmayı istemezler. Biriyle asansörde karşılaştığında ters bir soru sorar adam ya işini kaybeder ya da özgüvenini.
Çalışanının özgüveninin onarması ise haftalar alır. Bu dünyanın en çok çalışan hırslı adamı 58 yaşında pankreas kanserinden öldü.

Çok enteresan bir yaşam...

Doktoru ona; aşırı stres çalışmanın pankreas kanserine sebep olduğuna, çalışmayı bırakması gerektiğini söyler. Ama o bunu dinlemez ölene dek 16 saat çalışır.
Hele hastalıktan bir deri bir kemik kaldığı bir zamanda iPod tanıtımını yaptığı programı izlemiştim inanamadım öyle heyecanla anlatıyordu ki sanki 15 yaşında dersini çalışmış bir genç gibi...
Ve öleceğini bilerek...

Jobs Stanford Üniversitesi mezuniyet törenine onur konuğu olarak çağrılır ve çok önemli bir konuşma yapar.
“Ailesi tarafından evlatlık verildiğini yeni ailesi tarafından üniversite okul masraflarının karşılanmasını kendisi için fedakârlık yapmalarının onu üzdüğünü üniversiteyi bırakma kararı verdiğini anlatır.
Bunun aslında romantik bir şey olmadığını, yurt odam olmadığından arkadaşlarımın odalarında yerde yatıyordum.
Kola şişelerinin 5 sentlik depozitolarıyla yemek alıyor, her pazar güzel bir yemek yemek için 7 mil uzaklıktaki Hare Krisna kilisesine gidiyordum.
Çok güzel bir şeydi bu deneyimler merakım ve sezgilerim sayesinde içine düştüğüm çoğu şey, benim için paha biçilmez bir deneyime dönüştü.
Bir örnek vereyim üniversiteyi bırakmama rağmen üniversite zorunlu ders olmayan kaligrafi dersini alıp öğrenmeye karar verdim. Serif ve sanserif yazı karakterleri, değişik harf kombinasyonları arasındaki boşluğu ayarlama...
Harika bir tipografiyi harika yapanın ne olduğunu öğrendim.
Benim için harika bir deneyimdi. Bilim hiçbir zaman bu detayı yakalayamazdı. Ben bunu muhteşem buldum...
Fakat bunların hayatımda uygulama bulma şansı o gün için yoktu.
Ama 10 sene sonra, ilk bilgisayar Macintosh işletim sistemini tasarlarken, bir anda aklıma geldi. Öğrendiklerimin tamamını bu sistemi geliştirirken kullandım. MAC iyi bir tipografiye sahip bilgisayardı.
Eğer o derse girmemiş olsaydım MAC hiç çok yönlü yazı karakterlerine ve boşlukları doğru orantıda kullanılan fontlara sahip olmayacaktı ve hayallerimi gerçekleştirmeyi başaramayacaktım.

Bir şeye güvenmelisiniz tanrıya ve cesaretinize...

Bu yaklaşım hiçbir zaman sizi yolda bırakmaz.
“Steve Wozniak’la araba garajında kurduğumuz hayalimiz bir şirketle 4 bin çalışana ve 2 milyar dolara sahip bir ciroya dönüştü” diye cümlesini tamamlar.

Steve Jubs şöyle devam eder son cümlelerim ölüm üzerine der ve ekler...
Biliyorsunuz pankreas kanseriyim.

17 yaşında bir yerde şöyle bir cümle okumuştum; “Her gününü hayatının son günü gibi yaşarsanız bir gün haklı çıkarsanız...”

Bu cümle beni çok etkilemişti o günden bu güne yani 33 yıldır, her sabah aynaya bakıp hep şunu sordum; “Bu gün hayatının son günü olsaydı bugün yapacağım şeyleri yapmak ister miydim? Üst üste hayır yanıtını verdiğim de bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım...”

İnanın kısa süre içerisinde öleceğini bilmesi yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır.

Doktorlar pankreasa yakalandığımı ve 6 aylık ömrüm kaldığını söylediler.
Fakat daha sonra beni narkozla uyutup biyopsi yaptılar ve doktorlar sevinç çığlıkları attılar. Benim kanserim ameliyatla düzelebilecek bir şeymiş ve ameliyat oldum ve şimdi iyileştim...
“Ölüm bu dünyada ki en güzel icattır, o gelene kadar hedefleriniz için yaşmağa devam edin...” diye muhteşem konuşmasını tamamlar...

Bizden iki başarı öyküsü ve ödenen bedel...

Bursaspor’un Türkiye futbol liginde devrim yaratan lig şampiyonluğunu hatırlarsınız...
2009 2010 sezonunu Bursaspor Şampiyon olarak tamamladı. Takımın lideri Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı’ydı...
Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’dı...
Trabzonspor’dan sonra ilk kez bir Anadolu Kulübü Şampiyon olmuştu...
Fakat şampiyonluk çok zor gelmişti...
Herkes stres yüklenmişti. Ama en çok kulüp başkanı İbrahim Yazıcı etkilenmişti. Stres onu kalp hastası yapmıştı. Fakat başarı ileride ona bedel ödetmişti...
2013 yılında İbrahim Yazıcı bir maç sonrası kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yummuştu ama arkasında büyük bir başarı bırakmıştı...

Kocaelispor’umuzu biliyorsunuz şampiyon olmayı hak etti...

Ligin bitimine 5 hafta kala korona virüs salgını ortaya çıkınca ligler durduruldu...
Grupta 15 puanla öndeydik. Şampiyonluğumuz garantiydi.
Ligler oynanmadı. TFF, Kocaelispor’un da bulunduğu ligi oynatmama kararı aldı.
Şampiyonluğumuz kesinleşti. 2. lige terfi edeceğiz.
Başarı kolay gelmedi.
Bunda en büyük pay TAHİR BÜYÜKAKIN’ ın Başkan Hüseyin Üzülmez ve yönetiminin, değerli futbolcuların ve taraftarın...
 
Fakat bu başarı iyi bir takım çalışmasıydı. Ama stres yüklenmeyi gerektiriyordu...
 Hüseyin Üzülmez ve arkadaşları bu yükü omuzladılar. Hayal ettikleri amaca yani şampiyonluğa ulaştılar. Yaşadıkları zorluklar bir doktora tezi olabilir.
Yakın zamanda Hüseyin Üzülmez pankreas kanserine yakalandığını basın yoluyla paylaştı...
Zor bir hastalık tedavisi devam ediyor. Hepimiz iyi olacağı ve görevine devam edeceği konusunda umutluyuz. Geçtiğimiz günlerde spor müdürümüz Hayrettin Albayrak ve bir grup dostu başkan Hüseyin Üzülmez’ i evinde ziyaret etti.

Ziyaret sırasında Hüseyin Üzülmez misafirlerine çok enteresan bir cümle kurmuş,   “Ben sigara içmem, alkol kullanmam, her yıl düzenli olarak Check-Up yaptırırım. Ama ben bu hastalığa aşırı stres sebebiyle yakalandım...” demişti...

Kocaelispor için mücadele ederken zor problemleri çözmek için harcadığı emek ve çaba yaşadığı stres bu hastalığa yakalanmasına neden olmuş...
Yani başarı bir bedelle gelmiş...
Teşekkürler sevgili başkan...
Bütün verdiğin emekler için, Kocaelispor’a yaptıkların için.
Bu hastalıktan tedavi süresi sonunda iyileşeceğinize olan inancımız tam...
Sen başarı için bedel ödedin ama Allah sana verdiğin emeklerin karşılığını sağlık olarak hediye edecektir, buna inanıyoruz.
Senin de inancın tam olsun.
Hepimiz arkandayız dualarımız seninle.
Lütfen gelecek hedeflerinden de asla vazgeçme kendini iyi hissediyor olduğunda başkanlığa devam et...

Tahir Hoca’nın koyduğu süper lig hedefine varmak için hayallerin için yaşamağa devam et...
En büyük tedavi budur...
Çünkü hayalleri olanlar asla uyumaz...

Matematikte doğal sayılarla sayma sayıları arasındaki fark nedir biliyor musunuz?
 
Sayma sayıları sıfırı adam yerine koymazlar ama doğal sayılar bir anlam ifade etmese de sıfırı içine alır ona değer verir.
Grubumuzun saygın bir üyesidir derler.
Sıfır her bir matematik işleminde sonucu değiştirmez ama bir grubun üyesidir.
Sonsuzluğu ifade etmek istediğimizde sıfırdan başlayıp sonsuza kadar giden sayılar ifadesini kullanırız.

Bu dünyada sıfır kadar bir hükmümüz olmasını istiyor ya da daha fazlasını istiyorsak başarı için çalışmalı ve gereken bedeli ödemeliyiz.
Hayallerimiz için yaşamalıyız onun ardından çaba harcamalıyız.
Hayat bunun için değer...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Kiyaslamalar - Abi kocaelisporun 3.lige çıkması ile steve jobs in başarıları veya bursanin şampiyonluğu-1 kıyaslanamaz, 10 milyonu bu ligden hangi takım alsa şampiyon olur, büyük başarı vb diyemeyiz belediye parasi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Temmuz 06:00
07

Aslan - Cemalettin bey Batman selamlar ne kadar Batman da yaşadınız da bu kanaate vardınız terör şehri demeye halkına sahip oldunuz gelin yaşayın sonra çıkıp yazarsınız terör şehriymiş sizin gibi insanların bu görüşleri teröristlerden beterdir haberiniz olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 23:35
06

Gerçek - Hitabı iyi dalkavukları istemiyoruz, onlar bu şehrin gelişmesi önündeki en büyük engeldir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 23:26
05

Yeşil Işık - Bedel ödeyenler, dalkavukları zamanında tespit ederek engellemeliler, bu hem kendi ödeyeceği bedel için, hemde bu şehrin geleceği için çok önemlidir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 23:03
04

Kemal Kaya - Değerli Kocaelispoır Başkanı Sayın Üzülmez'e acil şifalar dilerken;Kocaelispor'umuzun Şampiyonluğundaki emeğinden dolayı kendisini canı gönülden tebrik eder;yaşamında sağlıklı,mutluluk ve huzur dolu günler dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 12:58
03

Kadir - Bir yazı ancak bu kadar duygu dolu olabilir.insanın yüreğini ısıtır.başarı hepimizin yaşam enerjisi ama bedel ödemeye değer hüseyin üzülmez kocaelisporun şampiyonluğundan dolayı sizleri kutluyorum sağlık diliyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 09:53
02

Tuncay - tahir hocam hüseyin başkanım değerli yönetim kurulu üyeleri ,Kocaelispor için yaptıklarınızı bu kent hiç bir zaman unutmayacaktır.koyduğunuz süper lig hedefi için başarılı olacağınızdan eminim Allah yardımcınız olsun hüseyin kardeşim SAĞLIĞINA KISA SÜREDE KAVUŞMANI BEKLİYORUM YAPACAK DAHA ÇOK İŞ VAR

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 09:24
01

Sinan d - Teşekkürler, şimdiye kadar takip ettiğim benim için en güzel yazınızı okudum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 08:04

TECRÜBELİ DAMPERLİ TIR ŞOFÖRLERİ

Hereke-İzmit arasında çalıştırılacak TECRÜBELİ DAMPERLİ TIR ŞOFÖRLERİ alınacaktır. Örgüç Madencilik

Tel: 0532 688 88 29

ELEMANLAR ALINACAKTIR

SBM ÇELİK SANAYİ BÜNYESİNDE GÖREVLENDİRİLMEK ÜZERE GAZ ALTI KAYNAKÇISI YARDIMCI ELEMANLAR PERSONEL ALIMI YAPILACAKTIR KARADENİZLİLER MAH...

0533 481 02 28

GAZ ALTI KAYNAKÇILARI ARANIYOR

GAZ ALTI KAYNAKÇILARI ARANIYOR

Tel: 0532 626 83 41

ÜNİVERSAL FREZE ve TORNA OPERATÖRÜ

ÜNİVERSAL FREZE ve TORNA OPERATÖRÜ ARANIYOR MAKİNA İMALAT FİRMAMIZIN TALAŞLI İMALAT KISMINA TERCİHEN MESLEK LİSESİ MEZUNU TECRÜBELİ İN...

TEL: 0262 349 30 50

BAYAN ÖN MUHASEBE ELEMANI

BAYAN ÖN MUHASEBE ELEMANI aranıyor e-fatura bilen ofis programları kullanabilen 09:00-17:00 arası çalışma 2.800+Yemek+Yol Köseköy İstasyon Mahall...

Tel:0538 689 50 67 0536 944 62 39

DEVREN SATILIK

DEVREN SATILIK Öztalay Çay Ocağı (Fethiye Caddesi)

Tel: 0535 501 29 93

KAYNAK ELEMANI

İmalatta çalışacak kaynak elemanı aranıyor. 25/45 yaş arası, B sınıfı ehliyetli aktif araç kullanabilen, Şehir dışına montaja gitme engeli ol...

İrt Tel: 0262 3496011

ÖN MUHASEBE

ETA Programını iyi derecede kullanabilen tecrübeli BAYAN ÖN MUHASEBE ELEMANI aranıyor Başvuru Mehmet Kosoğlu

Tel: 0 532 425 32 80

BAY ELEMAN

Kombi Kazan Yetkili servisinde çalıştırılmak üzere; DENEYİMLİ BAY ELEMAN Alınacaktır Tel: 0 533 663 29 82

TORNA OPERATÖRÜ

CNC TORNA ve Üniversal TORNA OPERATÖRÜ alınacaktır. SAYES MAKİNA

Tel:0262 335 03 00