CHP ve Muharrem İnce

Muharrem İnce olayı, CHP siyasetinin iktidar partisi siyasetini aşamamasından kaynaklanmaktadır. İktidar partisi siyasetinin aşılması çabasının çaresizliğe dönüştüğü en ilginç durum, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanmıştı. Lider partisi anlayışıyla MHP’nin aday tercihi kabullenilmiş, halkta karşılığının bulunmadığı anlaşılmıştı. İktidar partisinin, milletvekillerin dokunulmazlığını sınırlandırmak hamlesinin kabullenilmesi de iktidar partisi siyasetinin aşılamamasıyla ilgiliydi. Aşılamayan çaresizlik hali, genel başkanı “Adalet Yürüyüşü “ olarak bilinen kendiliğinden gelişen eyleme sürüklemişti. Halkın kendisi gibi olan özgünlüğünü yansıtan genel başkanın çaresizliğe itirazı, kitleselleşmiş, toplumsal muhalefetin desteğine ulaşmıştı. Adalet yürüyüşünde ortaya çıkan kabul edilebilirlik siyasi olarak değerlendirilip alternatif siyasete, iktidar partisi siyasetinin aşılmasına taşınamadı. Ancak, adalet yürüyüşünde belirginleşen halkın kendisi gibi olmak özgünlüğünün, çaresizlikten daha iyi konum olduğu, CHP içerisinde kabul edilebilir hale geldi. CHP’de kabullenilen, ” halkın kendisi gibi olmak hali “, çaresizlik döneminden, hayatın olağan akışına uyamamak halinden, daha iyi olduğunun anlaşılmasıdır.

“HALKIN KENDİSİ GİBİ OLMAK" SİYASETİ

Ana muhalefet partisinin halkın kendisi gibi olmak halini kabullenmesi Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adaylığına taşıdı. CHP içinde lidere yapılan itirazları ve tepkileri seslendiriyordu. İktidar partisine yapılacak muhalefeti, enerjisiyle, hitabetiyle, cesaretiyle daha iyi yapabileceği, belirli oranda kabul edilebilirliğe ulaşmıştı. 2018 Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinde, genel başkanın konumunu riske atmamak eğilimi Muharrem İnce’yi aday yaptı. Muharrem İnce, halkın kendisi gibi olan yeteneklerini başarıyla sergiledi ve CHP’nin oylarından daha fazla desteğe ulaştı. Ancak ulaştığı kabul edilebilirliği, kendisini aşıp, yeniden üretemediği için siyasete taşıyamadı. Demokratik dönüştürücü siyaset alanını temsili sağlayacak, demokratik kurumsal dönüşümü başaracak yaklaşımları içselleştiremedi. Genel seçimlerde, iktidar partisi siyasetini aşamama, alternatifliği temsil edememe hali belirgin olarak yansıdı. Bu nedenlerle de hemen arkasından yapılan 2019 yerel seçimlerinde, halkın kendisi gibi olmak halini yansıtan genel başkan, uygun yerel yönetim adaylarını belirledi ve başarılı olundu.

MUHARREM İNCE GİRİŞİMLERİ

Muharrem İnce’nin sergilediği girişimler, lidere bağlı siyaset anlayışını yansıtan liderlik yarışı hamleleridir. CHP, dönemini tamamlayan lidere bağlı siyaset anlayışını aşamadığı, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşacak dönüşümü başaramadığı için alternatiflik biriktirip, iktidara gelememektedir. Muharrem İnce’nin sergilediği siyasetin halktaki karşılığı, genel başkanın yürüttüğü siyasetin yerini almaya çalışan, daha enerjik, daha kuvvetli hitabet ve cesaretli yaklaşımlardır. Bu yaklaşım kabul edilebilir bulunmakla birlikte, demokratik dönüştürücü siyaset alanın temsiline, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasına yetmediği ortaya çıkmıştır. Muharrem İnce, 37. Olağan kurultayda oluşturulan parti içi dengelere itirazını, Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki popülaritesi üzerinden yapabildi. Bu hamle siyasi gündemi sarsmaya yetti. MHP’de ve İktidar partisinde yaşananların bu defa Muharrem İnce hamlesiyle CHP’de de yaşanabileceği ortaya çıktı. Türkiye siyasetinin bütünüyle lidere bağlı siyaset anlayışı ile sürdürüldüğünü bir kez daha kanıtladı. 37. Olağan kurultayda, toplumsal baskının etkisiyle oluşturulan dengelerin ve belirlenen iktidar hedefinin, parti içi muhalefetin temsilcisinin hamlesiyle bile belirsizliğe sürüklenebileceği görüldü. 

CHP’Yİ İKTİDARA TAŞIYACAK SİYASET

İktidar hedefine ulaşılabilirliğin sağlanması için demokratik dönüştürücü siyaset alanının temsiline ulaşılmasının zorunluluk olduğu Muharrem İnce olayında bir kez daha açığa çıktı. Lidere bağlı siyaset anlayışıyla, partiyi ele geçirmeye yönelik yaklaşımların dengelenmesiyle oluşturulan hedeflerin, demokratik kurumsal sürdürülebilirlik sağlanmadan, değiştirici, dönüştürücü yapabilirliklere ulaşmaya yetmeyeceği belli oldu. CHP’nin kabullendiği, halkın kendisi gibi olmak hali, Türkiye’ deki değişimin, gelişimin, dinamizmin sağladığı hayatın olağan akışıyla örtüşen kendiliğindenliğin kabullenilmesidir. Bu yaklaşımın, siyaset olarak sürdürülebilirliğe, yapabilirliğe ve çözüm üretmeye taşınabilmesine, demokratik dönüştürücü siyaset alanının temsilinin sağlanmasına, genel geçerli kabul edilebilirliğe taşınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Siyasi işleyişini, çalışmasını, üretmesini, yarışmasını, başarısını, temsilini, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamayan siyasetin, oluşan beklentileri karşılayamayacağı belli oldu. Halkın kendisi olmak halinin, lidere bağlı siyaset olarak sürdürülmeye çalışılmasının, çaresizliği aşmaya yetse bile, dönemsel, göreceli, lidere bağlı edilgenlikleri sağlayabilmekle sınırlı olduğu görüldü. Parti içi yarışların, daha iyiye ulaşmayı sağlayan çabalara dönüşemediği, Muharrem İnce olayında bir kez daha yaşandı. İttifaklar siyasetini değiştirebilecek, seçim barajı, seçim sistemi vb. değişikliklerde yeterli olamayacağı ortaya çıktı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.