Siyaseti ve yaşadığımız dönemi anlamamıza katkı yapabilecek iki eser

İçerisinde bulunduğumuz dönem, pek çok sorunlarımızın, ihtiyaç ve beklentilerimizin karşılanmasında güçlük çektiğimiz, belirsizlikleri ve karmaşayı yaşadığımız dönem. Daha önceki alışkanlıklarımızla ve deneyimlerimizle anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çektiğimiz dönemin anlaşılmasına ve daha iyi bir geleceği umut etmemize katkı sağlayacak yaklaşımlara ihtiyaç duyuyoruz. Geçtiğimiz dört ay içerisinde anlamakta güçlük çektiğimiz dönemin anlaşılmasına katkı yapabilecek iki önemli eser yayımlandı. İnsanı, değişimini, gelişimini, özgürlüğünü, demokrasiyi merkeze alan yaklaşımlarla üretilen iki eser, Türkiye’nin Demokrasi Sınavı ve Hikayesini Arayan Gelecek.

TÜRKİYE’ NİN DEMOKRASİ SINAVI

Değerli bilim insanı ve düşünür, Mehmet Kabasakal’ın eseri, Cumhuriyet kitapları/inceleme serisi olarak yayımlandı. Yazar, 1975-78 CHP araştırma ve planlama bürolarında, Genel Başkan Danışmanı olarak yaptığı çalışmalarını, DPT müşavirliği, İstanbul Sanayi Odası Sekreterliği, Sivil toplum örgütleri çalışmaları, İ. Bilgi Üniversitesi ve Okan Üniversitesindeki öğretim üyesi olarak biriktirdiklerini aktarmaktadır. Yazarın, Türkiye’ de Siyasi Parti Örgütlenmesi başlıklı tezi Yunus Nadi ödülü kazanmıştır. Eserde, demokrasi mücadelemiz siyaset ve siyaseti etkileyen olaylar üzerinden inceleniyor. Demokrasi mücadelesinde kat ettiğimiz mesafe, kapsamlı bilimsel kaygılarla değerlendiriliyor. Demokratik dönüşümümüzün tamamlanmasına ışık tutulmaya çalışılıyor.

HİKAYESİNİ ARAYAN GELECEK

“… Bilişim ve iletişim teknolojileri devrimleri, dünya nüfusunun yarısının internete ulaşmasını sağladı. 2,5 Milyarın üzerinde insan, mobil telefonlar üzerinden sosyal medya kullanıyor. Türkiye nüfusunun % 45 ‘ nin Facebook hesabı var. Yetişkin nüfustan 5 kişiden 3’ ü internetle ilişkili. 5 kişiden 4’ ü WhatsApp kullanıyor. Son elli yılda, ama özellikle son otuz yılda insanlık müthiş bir teknolojik devrim yaşadı. Bu değişimin devrim niteliğinde olmasının sebebi, bildiğimiz bir çok şeyi, üretim modelimizi de, hayatımızı da, kurumlarımızı da, kurallarımızı da değişime zorlamasıydı… “  Eserde yer alan Dünya ve Türkiye değerlendirmeler bu tespit üzerinden, objektif veriler kapsamında ele alınıyor.  Eser, yaşadıklarımıza, anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çektiklerimize ışık tutuyor. Doğan Kitap/ Araştırma ve inceleme serisi olarak yayımlandı. Kitabın yazarı Bekir Ağırdır, çeşitli sanayi kuruluşlarında yaptığı yöneticiliğin yanı sıra, sivil toplum örgütlerinde yaptığı çalışmalarla, 2005 yılından beri KONDA Araştırma ve Danışmanlık AŞ. Genel Müdürü olarak, başta seçim sonuçları olmak üzere, hayatın her alanında yaptığı ölçümleme ve değerlendirmelerle tanınıyor. Eserde, Türkiye’ de yaşanan hayatın, değişimi, gelişimi, içerisinde bulunduğu durum, gelecek önerisi kapsamında, hepimizi içine alabilecek yeni bir hikaye üretebilmek yaklaşımıyla, dünya ülkeleriyle karşılaştırmalı ve etkileşimli olarak değerlendiriliyor.

BULUNDUĞUMUZ DURUM

İçerisinde bulunduğumuz durumun anlaşılmasına çalışan Bekir Ağırdır’ ın Türkiye tespiti ;  “… Sanayi toplumu olma yolunda dönüşümünü tamamlayamayan Türkiye, bilgi toplumuna uyum sağlama zorunluluğuyla karşı karşıya. Bir başka deyişle, bu iki dönüşüm tecrübesini aynı anda edinmek durumunda. Oysa sanayi toplumu ile bilgi toplumu arasında hem büyük mesafe, hem de pek çok konuda önemli karşıtlıklar var. Bu nedenle Türkiye hem sanayi toplumuna geçişin, hem de bilgi toplumuna geçişin sancılarını aynı anda yaşıyor. Bu iki çağ arasında, gelişmiş toplumların on yıllara yaydıkları ve geliştirdikleri kurumlar ve kurallarla sarsıntısını katlanabilir seviyelere çektikleri geçişi, onlardan daha şiddetli yaşadığı anlamına geliyor. Bu çok katmanlı, çok boyutlu karmaşık süreç Türkiye için hem çok büyük riskler, hem de çok büyük fırsatlar barındırıyor… “

İÇİMİZDEN BİRİ, HEPİMİZ HALİ

Yaşadıklarımızın, belirsizliklerin ve karmaşanın, içimizden biri, hepimizin hali olarak hissettirilebilmesi, eserle bütünleşmemizi sağlıyor. Yazar,  “… Bir ideolojinin ezberlerine yaslanmadan, anlamlandırmadan, bir ideolojiye uygun olup olmadığı süzgecinden geçirmeden, Dünya’nın Türkiye’sinde daha iyi bir hayatı, hepimizin gururla yurttaşıyım diyebileceğimiz nizamı kurabileceğimize inancım tam. Başarabiliriz… “ anlayışını hissettirebildiği için heyecanlandırabiliyor. “… akademik bir tez olmadığını, literatürde var olan bilimsel tezlere, teorilere gerekçe aranmadığını…” yansıtması, değerlendirmelerinin sahiplenilmesini sağlıyor. “… Kendini, kendi yolunu bulmaya çalışan herkes gibi yazdıklarında çokça hataların olabileceğini kabullenen …” dille yazılmış olması ise alışkanlıklarımızla, deneyimlerimizle, bildiklerimizle yüzleşebilme cesaretimizi çoğaltıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.