Bir gün mutlaka kendimizle yüzleşeceğiz

Geçen gün bir arkadaşımın annesinin başına gelenleri duyduğumda  çok şaşırdım. Hem şaşırdım, hem de şok oldum. Yüreği sevgi dolu anne malını mülkünü evlatlarına vererek huzur bulduğunu sandığı anda kendisini sokakta buluyor. Evlatlarınca huzur evi arayışına geçildiğini duyduğu an kahroluyor. Onları canıyla, kanıyla ve sütüyle besleyen analarını üç evlat ne yazık ki sahiplenemiyorlar. Ve kadıncağızın hüzün dolu yaşlı yüreği dayanamayıp bir yakınının evinde bu acımasız dünyaya veda ediyor. Ne kadar üzücü değil mi.? Ve derin, derin düşünüyorum. Artık yaşadığımız hayatın kısacık bir imtihan dönemi olduğuna iyice  inanıyorum. Yaşım ilerledikçe de bu  inancım  fazlasıyla  artıyor. Geçirdiğim, yani ardımda bıraktığım  yıllara şöyle  bir  göz  atayım  dediğimde, bir an  duraklıyorum  her  nedense. Çünkü su gibi akıp  giden  senelerin  içine  saklı  anılar,  sanki  göz  açıp  kapayana  dek  geçen bir hikaye. O günleri  yaşayan  ve  söz  konusu  olan  ben miyim,  bu  hikaye  bana mı  ait,  şaşırıyorum. Kendimi  anlamaya  başladığımdan bu yana hikayemin  baş  rolünü  süsleyen  birileri var ki,  yaşamımın sebebi, hayatımın  mihenk  taşı  onlar. Onların  eksikliğinin  vereceği  acıyı biliyor,  şefkatlerini, başımı  okşamalarını  ve  her derdimi  bölüşmelerini  ömrüm  bitene dek arayacağımı  hissediyor, sevgilerine  eşdeğer  sevgi  olabileceğine  inanmıyorum. Canını  feda  edecek  derecede  sevmek  ve  sahiplenmek,  başka kime  nasip  olur ki.? Anam ve babam.  Bu  eşsiz değerlerin  üzerine  bir  çok özlü söz  söylenmiş,  milyonlarca  yazı, şiir, makale, kitap  yazılmış. Adlarına  günler, haftalar  düzenlenmiş  ve  bu  sayede  sevgi   gösterilerine bir  sürü maskeli  yüzün  katılımı da  kolaylaşmış. Saygı  azalmış,  sevgiyse  tek  taraflı kalmış. Hele de  biz,  dini,  kültürü, ananesi, ana  ve babaya  hürmeti ve sadakati  emreden bir yapıya sahipken, gördüklerimiz, izlediklerimiz  ve hissettiklerimiz,   yüzümüzün kızarmasına en büyük  sebep. Ah,  insanoğlu  ah.  Bu kısacık hayatın tekerrürden ibaret olduğunu  bir  türlü anlayamadı. Dünyanın  kimseye  baki  kalamayacağını  göremedi. Bense bu ara yine onları çok ama çok özlüyorum.

Evet, hayatta bir daha asla sahip olamayacağımız değerlerin hiç ama hiç kıymetini bilemedik. İçinde bulunduğum  görevim  nedeniyle  gördüğüm ve esefle izlediğim onlarca “anababa” mağduriyetinin  sorumlusu  evlatlar, nasıl  bir vicdana  sahipler, asla  çözemiyorum. Eh, İstisnalar  vardır muhakkak,  ancak gerçeğe bakacak olursak, büyük çoğunluk böyle ne yazık ki.

Ancak  içlerinin ne derece  huzurlu  olduğunu bilmek mümkün  değil. Bilhassa   anne  ve  babaya  yaklaşımın  sınırı  yoktur ki. Onlar, biz  kaç  yaşında  olursak  olalım küçük  yavruları olarak  görmeyi  ve  bizlere  kol  kanat  olmayı  en kutsal  vazife sayarlar. Bizim için endişelenir, bizim  için  uykusuz  kalır ve bizim  için dualar  eşliğinde ağlarlar. Ya biz evlatlar, o eşsiz değerlere, onlarınkinin kaçta  kaçı dönüş yaparız.? Onları ne kadar zamanda  bir  arar, ziyaretlerine  gideriz.? Yanaklarına  sıcacık  bir  öpücük  kondururuz. Haa “Analar  günü,  babalar günü  var, o  zaman  nasılsa  gider  gönüllerini  alırız” diyorsanız, söyleyecek  sözüm  olamaz. Sadece acı,  acı  gülerim. Belki  bu  duygulardan uzak, annesi  babası sağ olan bazı okurlarımda bana güleceklerdir. İşte  size bir öneri. İsterseniz bizim yazdığımız bu  yazıları saklayınız. Allah  geçinden versin ama  kimse  dünyada  kalıcı  değil  biliyorsunuz. Böyle  bir  kayıp  yaşarsanız  okur  ve  bizi  anarsınız. Yani  nasıl  doğru  söyleyerek  sizleri  uyarmak  istediğimizi. Yarın  sizlerde  aynı duruma  girdiğinizde. Evlatlarınızı  sıkça  yanınızda  görmek  istediğinizde. Canınızdan  bir parça  ve  gözünüzün nuru olan yavrularınızın,  dünyalara değişemeyeceğiniz güzel yüzünü  görme özlemiyle yanıp tutuştuğunuzda, nasıl  olsa ana ve  babalarınızı daha iyi anlayacak, arkalarından kendi  gençliğinizde yaptığınız hakikatsizlik adına  bir kez  daha pişmanlık duyacaksınız. İnanınız ki bir gün hepimiz kendimizle  yüzleşecek, hatta hesaplaşacağız.  Belki  üzülecek, pişman olacağız. Ancak son pişmanlık ve hüzün neye yarar ki. Benim anne ve babamın  ölümüyle  öğrendiğim ve yüzleştiğim  duygular çok  iyi  bir  tecrübe  oldu. Annemi kırmadan, üzmeden ve kendimi  özletmeden  evlatlık görevimi yerine getirmeye gayret gösterdim. Yaşlıların fazlasıyla  alıngan, kırılgan ve hassas bir yapıya  sahip olduklarını düşünerek, her şeyi  onun  gönlünün  istediğince yürütmeye  çalıştım. Ancak yine de onları çok özlüyorum. Acaba bir yanlışım oldu mu diye düşünüp duruyorum. Onlarla şımardığım ve kendimi çocuk gibi hissettiğim günleri hasretle arıyorum.   

İçim  çok  rahat  olmasına  rağmen, keşke  daha  fazla  beraber  olmayı  başarabilseydim, keşke onları  daha çok öpebilseydim diyorum. Dostluklarını, arkadaşlıklarını ve bana kimsenin gösteremeyeceği doğruları bir daha asla bulamayacağımı bildiğimden, içimde esen  soğuk fırtınalarla üşüyorum.

Lütfen, ne olur anne ve babanıza doyasıya sarılın. Onları bir daha bulmak imkansız. Bu acıyı tadan kişiler arasında, sizlere  anlatabilme  imkanına sahip olanları dinleyiniz. Ancak, bu  şekilde  anlatımları  dinleyip, benim  yazım  gibi  yazıları okuyup, yine  duyarsız  davranırsanız, bir  gün  mutlaka  beni  anacağınıza  eminim. Ama terazi  kefesinin  hangi  tarafı  ağır  basar bilemem. Mutlu ve ruh huzuru  dolu tarafı mı, pişmanlıklarla  dolu “KEŞKE” ler  tarafı mı.? Evet. Kaçış  yok. Yıllar o kadar çabuk     geçiyor ki. Mutlaka bir gün, kendinizle yüzleştiğinizde, bu sorunun doğru cevabını vereceksiniz.

Ve, çok üzüleceksiniz. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


MAKİNA MONTAJ VE KAYNAKÇI ARANIYOR

MAKİNA MONTAJ VE KAYNAKÇISI aranmaktadır 

Tel: 335 15 77

BAY BAYAN GARSON ARANIYOR

Kocaeli Devlet Hastanesi kantininde çalıştırılmak üzere deneyimli BAY-BAYAN GARSON alınacaktır

Tel: 0532 577 76 41

MOBİLYA USTALARI ARANIYOR

Deneyimli MOBİLYA USTALARI aranıyor. HÜSEYİN EREN MOBİLYA 

Tel: 0532 671 81 36

NESİL OTO RENT A CAR

NESİL OTO RENT A CARARAÇLARINIZ DEĞERİNDE KİRALANIR Derince/KOCAELİ 

Tel: 0532 200 85 41 0262 527 74 94

DEVREN SATILIK BÖREK POĞAÇA DÜKKANI

DEVREN SATILIK BÖREK POĞAÇA DÜKKANIMüşteri potansiyeli yüksek, trafiği yoğun ana cadde üzerinde, 3 tane okul yolunda, açık oto pazarına yakın,

Tel: 0537 888 72 88

ELEKTRİK USTASI VE KALFALAR ARANIYOR

YUSAY ELEKTRİK ELEKTRİK USTA ve KALFALARI ARANIYORSerdar Mh. Pasinler Cad. No: 14 /C Başiskele

Tel: 0 536 566 66 38

VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR

Vasıfsız eleman aranıyor Maaş+ sgk+ servis+ yemek     Servisimiz Bekirdere-Yeşilova-Kandıra sapağı güzergahından geçmektedir. Fabrikamızda palet, s...

Tel:0262 373 47 08 

ELEMAN ARANIYOR

ACELEYurtiçi Yurtdışı Gemilerimizde YÜKSEK MAAŞLA ÇALIŞMAYA NE DERSİNİZ?Arizona Denizcilik

Tel: 0216 345 48 08 0546 853 68 52

BAY BAYAN ELEMAN ARANIYOR

STELLAE DENİZCİLİKGemilerimize vasıflı-vasıfsızBAY BAYAN ELEMANLARAlınacaktırSosyal haklar sağlanmaktadır

Tel: 0542 686 92 77 0 216 550 77 77

MOTOR MEKANİK USTASI VE KALFA ARANIYOR

Çelimli Otomotiv'de çalıştırılmak üzere MOTOR MEKANİK USTASI  ve KALFA aranmaktadır Adres: Yarımca Sanayi Sitesi

Tel:0541 220 24 00